4. Hukuk Dairesi
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/06/2025
NUMARASI : ...Esas - ... Karar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Bulgaristan vatandaşı olup kendi ülkesinde ve Türkiye'de sınırlı işler olmak üzere ticari faaliyette bulunduğunu, davalı ... ise ...Oyun Yazılım Pazarlama Anonim Şirketi nin sahibi ve hissedarı olup her türlü internet üzerinden veya internet gerektirmeden oynanan mobil telefon tablet, konsol, tv ve bilgisayarlarda çalışacak oyun ve eğlence uygulamalarının üretilmesi, yurt içi ve yurt dışında satışı işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ticari faaliyetleri kapsamında davalı ... ile Türkiye'de tanıştıklarını ve sözlü olarak ...'in sahibi olduğu ... Oyun Yazılım Pazarlama Anonim Şirketi'nin bir kısım hisselerinin müvekkiline devri konusunda anlaştıklarını, taraflar arasındaki bu anlaşma doğrultusunda sözleşme hazırlandığını ancak müvekkilinin yurt dışına dönmesi nedeniyle sözleşme taraflarca imzalanamadığını, ancak davalı borçlu hisse devrine yönelik sözleşme imza edilmeden müvekkilinden hisse devrine karşılık olmak üzere 50.000 EURO gönderilmesini istediğini, müvekkilinin de davalıya güvenerek ve ahde vefa ilkesi gereği işbu ödemeyi 04.03.2022 tarihinde davalının hesabına gönderdiğini, müvekkilinin işbu ödemeden sonra hisse devri için davalıdan tarih beklediğini ancak davalının sürekli olarak müvekkilini oyaladığını ve hisse devri gerçekleşmediğini, davalı hisse devrini gerçekleştirmediği gibi bu süreçte ...'nde çok değerli bir taşınmazı olduğunu, ciddi yatırım getirisiyle bu taşınmazı müvekkiline satabileceğini beyan ettiğini, bu duruma ilişkin olarak tapu evrakını gösterdiğini, müvekkilinin bu taşınmazının akıbetini araştırmak istediğinde tapuyu teslim edemeyeceğini, ancak whatsapp üzerinde tapu suretini gönderebileceğini söylediğini, müvekkilinin davalıya hiçbir taahhütte bulunmadan önce kendisine gönderilen tapu evrakını araştırdığını ve ilgili taşınmazın başka birisine ait olduğunu öğrendiğini, davalının bu tür davranışları müvekkilinin davalıya olan güvenini sarstığını ve dolandırıldığı şüphesini uyandırdığını, bunun üzerine davalı hakkında ...
Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, davalının müvekkiline herhangi ödeme yapmadığını, icra takibi başlattıklarını, davalının icraya itiraz ettiğini beyanla itirazın iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takipte sunulmayıp dava dilekçesi ekinde sunulan söz konuyu belgeyi kabul anlamına gelmeden, işbu adi yazılı belgeye dayanılarak davanın ticari bir dava olduğu ve uyuşmazlığın anonim şirkette hisse devrinden kaynaklandığı kanaatine varılacak ise işbu belgedeki 6 numaralı maddede yetki anlaşması yapılarak sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıklarda ... Mahkemeleri ve ... İcra Müdürlükleri yetkili kılındığını, Keza kabul anlamına gelmeden, hisse devri vaat edildiği ileriye sürülen... Oyun Yazılım Ve Pazarlama Anonim Şirketi'nin sicilde kayıtlı yerleşim yeri adresi ... Mah... Sk. ... ... ... Blok Sitesi No: ... İç Kapı No: ... .../...
Bu kapsamda huzurdaki dava yetkisiz mahkemede ikame edildiğinden, esasa geçilmeden önce usulden reddine karar verilmesini, Davacı her ne kadar müvekkilinin ... Oyun Yazılım Ve Pazarlama Anonim Şirketi'nde bulunan hisselerinin kendisine devrine ilişkin müvekkiliyle sözlü anlaşma yaptığını ve bu doğrultuda 50.000,00 Euro para verdiğini ileriye sürmüşse de müvekkili ile davacı arasında söz konusu şirketteki hisselerinin devrine ilişkin bir anlaşma olmadığı gibi söz konusu iddia kapsamında müvekkiline gönderilmiş bir paranın da bulunmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, ileriye sürülen iddiaların ispat külfeti davacıya ait olup, bu kapsamda ispata yarayan herhangi bir delil de sunulmadığını, Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ek protokol belgesi, itirazın iptali talebine konu olan .... İcra Müdürlüğü'nün....E. Sayılı takibine konu edilmediğinden işbu yargılamada dikkate alınabilme olanağı bulunmadığını, nitekim mevzu bahis "ek protokol"ün bağlı olduğu herhangi bir yazılı asıl sözleşme de sunulmamış olup, iddiaları kabul anlamına gelmeden, müvekkilimiz ile davacı arasında ne bir yazılı asıl sözleşme ne de ek protokol hiçbir zaman imzalanmadığını, bu nedenle söz konusu belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının müvekkiline karşı alacaklı bulunduğu hiçbir hak mevcut olmadığından ikame edilen takibin sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut uyuşmazlıkta Denizli BAM 4. Hukuk Dairesi tarafından davanın; "Hisse devri sebebine dayalı itirazın iptali" davası olduğunun belirlenmesi üzerine kesin yetki haline bakmak gerekmiştir. BAM kararı içeriğinde yer olan dava nitelendirmesi gereği hisse devir sözleşmesinden kaynaklı alacak istemlerinde HMK 14/2 maddesi gereğince kesin yetki kuralının uygulanması gerekmektedir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2021/1833 Esas 2022/5925 Karar) Hisse devrine konu şirketin merkezinin İstanbul olması nedeni ile işbu uyuşmazlıkta kesin yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğu anlaşılarak; Davanın, 6102 sayılı TTK'nın 661/2 maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-(ç) ve 115/2 maddeleri gereğince YETKİYE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin Yetkisizliğine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının davalıya karşı giriştiği takibin konusu "banka kanalıyla gönderilen paranın iadesi" ve takip dayanağı belge adi yazılı bir banka havale dekontu iken ve ayrıca davaya dayanak olan arabuluculuk dosyasındaki uyuşmazlık türü "Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan (Nisbi)" olarak belirtilmiş iken işbu huzurdaki davada ileriye sürülen iddialar sebepsiz zenginleşme hükmüne tabi olan "Anonim Şirkette Hisse Devrinden Doğan Alacak" konusu kapsamında olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, takip dayanağı evrak yahut hukuki sebep dışında herhangi bir belgeye veya farklı bir hukuki sebebe dayanılarak itirazın iptali davası açılması veya hüküm tesis edilmesi mümkün olmamasına rağmen mahkemece , icra takibine dayanak yapılmayan belgeler dikkate alınarak taraflar arasında hisse devri bakımından bir ilişkinin mevcut olduğunun kabulüyle karar verildiğini, her ne kadar Mahkemece huzurdaki dava, hisse devrine ilişkin uyuşmazlıklardaki kesin yetki hükmü göz önünde bulundurularak usulden reddedilmişse de icra takibinin ödünç ilişkisi üzerinden ikame edilmesine karşın, uyuşmazlığın konusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hisse devrine ilişkin olduğunun kabul edildiği göz önünde bulundurulduğunda, davanın konusu oluşturan işbu takibin usulüne uygun ve geçerli olmadığının açık olduğunu, geçerli olmayan icra takibine dayanılarak itirazın iptali davası açılamayacağı Yargıtay’ın yerleşik içtihadı olup, huzurdaki davanın yetkisizlikten önce bu sebep nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmekteyken bu husus incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olmasının hatalı olduğunu, usulüne uygun olmayan icra takibine dayanılarak ikame edilen işbu davada bu husus gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas, ... Karar sayılı 04.06.2025 tarihli kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, hisse devri sebebine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenmiş ama imzalanamamış olan hisse devri sözleşmesi gereğince davacının davalıya güvenerek para gönderdiğini, ancak hisse devrinin gerçekleşmediğini beyan ederek itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmış, davalı cevap dilekçesinde taraflar arasında hiçbir zaman sözleşme imzalanmadığını, davacı tarafından sunulan ek protokoldeki imzanın kendilerine ait olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi üzerine karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı taraf hisse devrinin yapılacağı inancıyla davalıya göndermiş olduğu 50.000 EURO'nun tahsili amaçlı başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
HMK'nun 14/2 maddesinde, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatıyla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu düzenlenmiş olup; somut olayda davalının şirket ortağı olup olmadığının belirlenemediği, bu nedenle HMK 14/2 maddesi gereğince kesin yetki kuralının somut olayda uygulanmasının yerinde olmadığı, bununla birlikte her ne mahkemece taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğu gerekçe edilmiş ise de; yetki sözleşmesinin tacirler arasında hüküm ifade edeceği, somut olayda uygulama imkanı bulunmadığı anlaşılmış, mahkeme kararı açıklanan nedenlerle hatalı bulunmuştur.
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.)Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen....Esas, ...Karar sayılı 04/06/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2.)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa İADESİNE,
4.)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA,
5.)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.15/01/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.