5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/12157 E. , 2025/8428 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1015 parsel (Yenileme Kadastrosu ile ... Mahallesi 281 15... parsel) sayılı taşınmaz davacının tapulu mülkü iken, Orman İdaresi tarafından taşınmazın bulunduğu yerin orman olduğu iddiası ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, dava sonunda Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/425 Esas, 2008/457 Karar sayılı kararı ile taşınmazı 242,83 m²lik kısmının tapusunun iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay denetiminden de geçerek 18.11.2015 tarihinde kesinleştiğinden, belirlenecek olan dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle;
zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, değerin yüksek hesaplandığını, ıslah edilen kısımdan faiz yürütülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Mahallesi 1015 parsel sayılı taşınmaz 1744 m² yüzölçümü ve ev, arsası ve tavukhane vasfıyla senetsizden 16.03.1986 tarihinde ... adına tespit edilerek 22.05.1991 ilâ 21.06.1991 tarihleri arasında ilan edildiği, vaki itiraz sonucunda Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/2623 Esas, 1991/1001 Karar sayılı kararının 27.02.1992 tarihinde kesinleşmesiyle ... adına tapu siciline tescil edildiği, daha sonra Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli ve 2008/425 Esas, 2008/457 Karar sayılı kararı ile 242,83 m² yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla tesciline karar verildiği, hükme yönelik davalı gerçek kişinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.06.2009 tarihli ve 2009/7573 Esas, 2009/10738 Karar sayılı karar ile onandığı, taraflarca tashihi karar yoluna başvurulmadığından 15.09.2009 tarihinde kesinleştiği, daha sonra davacı Orman Yönetimi tarafından hükmün tavzihinin istendiği ve mahkemece tavzih isteminin reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/9276 Esas, 2015/7285 Karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle 18.11.2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davada davacının mülkiyet hakkını mahkeme kararıyla kaybettiği, mahkeme hükmünün ise 15.09.2009 tarihinde kesinleştiğinden bu tarih itibarıyla zararın doğduğu ve bu tarihte tazminat alacağının muaccel (istenebilir) hale geldiği, öte yandan davalı Hazine vekiline dava dilekçesinin 21.01.2022 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra Hazine vekilince 25.01.2022 tarihinde (esasa cevap süresi içinde) açıkça zamanaşımı def'inde bulunulduğu ve bu hususun da istinaf nedeni yapıldığı anlaşılmakla; bu kapsamda on yıllık genel zamanaşımı süresinin eldeki davanın açıldığı 05.01.2022 tarihi itibarıyla dolduğu, davacıya ait tapu kaydını mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra tavzih isteminde bulunulmuş ise de bu tavzih talebinin mülkiyet hakkının mahkeme kararı ile iptaline etkisinin bulunmadığı, yalnızca uygulama kadastrosu yapılması nedenine dayalı olarak hükmün infazı açısından talep edildiğinden zamanaşımı süresini durdurmayacağı ve kesmeyeceği, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabul edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescile ilişkin kararın 18.11.2015 tarihinde kesinleştiğini, taraflar arasındaki yargılama devam ediyorsa zamanaşımı süresinin başlamayacağını, işlemeyeceğini, dava zamanaşımı süresinin dolmadığını, aleyhe yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yüksek olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davanın reddine karar verildiğinden, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı Hazine yararına maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.