T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... TİC. LTD. ŞTİ. arasındaki iş ilişkisi kapsamında davalı, belirli tarihlerde çimento satın aldığını, davalıya ... ve ... irsaliye numaralı 1000 torba çimento sevkıyatı yapıldığını, davalı şirketçe teslim alındığını, davalı şirkete teslim edilen toplamda 1000 torba çimento bedeline dair; 29.08.2024 tarihli, ... numaralı, 80.000 TL tutarlı fatura ile 02.09.2024 tarihli, ... numaralı, 80.000 TL tutarlı faturalara davacının bakiye 100.000,00 TL borcu bulunduğunu, ancak; davalı şirket yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen borca yönelik herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı tarafça iş bu ödeme yapılması gereken borca karşı hiçbir ödeme yapılmadığını, davacı şirket tarafından, davalı aleyhine Konya . İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek, öncelikle davacı şirkete ait alacak, tüm görüşmelere rağmen tahsil edilememiş olması davacıyı mali sıkıntıya ittiğini, alacağının tahsilinin riskli olması durumunda davacı şirket açısından yaşanacak sıkıntıların daha da artacağını yargılama süresince davalı şirketin taşınır taşınmaz mal varlığı ve tüm banka hesaplarına öncelikle teminatsız bu mümkün olmaz ise teminatlı olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davalının haksız itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde sadece faturaya dayanılıp dava ikame edilirken taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayanılması, davacının işbu davada haksız ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, ayrıca davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerinden olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın takip konusu faturalarla sınırlı olarak çözülmesi gerektiğini, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu kabul etmekle birlikte davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibi nedeniyle davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturanın davalıya tebliğ edilmediğini, faturaların içeriklerinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceğini, faturanın davalıya tebliğ edilip TTK m. 21/2 gereği 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde kesinleşme söz konusu olacağını, dolayısıyla davacının tazminat talebinin de haksız olduğunu, tek taraflı olarak düzenlenen ve davalıya tebliğ edilmeyen faturadan dolayı alacağın likit olduğunun kabul edilebilmesinin mümkün olamayacağını belirterek, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın reddine ve icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılaryazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;
HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. A.Ş., borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun 2 adet 80.000 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, toplam 100.000 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkisine yönelik olarak SMMM bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 10/07/2025 tarihli raporda sonuç olarak; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın defter tasdiklerinin sürelerinde yaptırıldığı, kayıtların görevlendirme kapsamında incelediğimiz kısımlarının mevzuata uygun bir şekilde Türkçe tutulduğu, kayıtların anlaşılır, doğru ve zamanında yapıldığı, anlaşılmayacak derecede kısaltma ve semboller kullanılmadığı, böylece defterlerinin HMK 222. Maddedeki şartları taşıdığı ve sahibi lehine delil olabileceği,
davalı tarafın defter tasdiklerinin sürelerinde yaptırıldığı, kayıtların görevlendirme kapsamında incelediğimiz kısımlarının mevzuata uygun bir şekilde Türkçe tutulduğu, kayıtların anlaşılır ve doğru yapıldığı, anlaşılmayacak derecede kısaltma ve semboller kullanılmadığı, ancak kayıtların mevzuata ve usule uygun tutulmaması nedeniyle defterlerinin HMK 222. Maddedeki şartları taşımadığı için sahibi lehine delil olamayacağı, dava ve takip konusu 29.08.2024 tarihli ... numaralı 80.000,00 TL ve 02.09.2025 tarihli ... numaralı 80.000,00 TL tutarlı faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup birbirini doğruladığı, dava ve takip konusu faturaların Ticari E-Fatura senaryosuyla düzenlendiği, sistem üzerinden elektronik ortamda muhatabına gönderilmiş olan e-faturalara davalı tarafın herhangi bir iptal ya da itirazı olmadığı, taraf defter kayıtları, faturalar ve dayanağı olan irsaliyelerde yer alan teslim imzaları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu faturalar hakkında tereddüt olmadığı, icra takibi tarihi (04.10.2024) itibariyle davacı taraf defterlerinde davalının borçlu olduğu tutar
100.000,00 TL olarak kayıtlı olduğu, taraf defterleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu tutarın 100.000,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Tic. A.Ş., borçlusunun ... Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun 2 adet 80.000 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, toplam 100.000 TL üzerinden takip başlatıldığı, dosya arasında mevcut 10/07/2025 tarihli bilirkişi raporları, davacının talebi ve Mahkememizce hatırlatılması üzerine davalının yemin deliline dayanmaması dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ İLE;Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ile 100.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
2.İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak 100.000,00 TL üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3.Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 100.000 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 6.831 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yatırılan 500 TL ile Mahkememiz dosyasına yatırılan 1.207,75 TL peşin harçların mahsubu ile kalan 5.123,25 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan peşin harç ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yatırılan peşin harç dahil 1.707,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı gideri, 257,70 TL tebligat ve posta gideri, 6.000 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 6.873,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 100.000 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.