4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2023/15081 E. , 2025/18424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; protesto hakkının kullanıldığına, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, haksız ve orantısız zor kullanma, kötü muamele ile ilgili ceza infaz kurumundaki kamera görüntülerinin incelenmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasının ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE
Sanığın savunması, mağdurların beyanları, tutanaklar, kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğuna, mağdurlardan kaynaklanan haksız fiil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına, lehe hükümlerin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken mağdur sayısı dikkate alınıp artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı ve hüküm fıkrasındaki 356 gün ibaresi yerine 342 gün ibaresi yazılmış ise de sonuç ceza doğru bulunduğundan, bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan bozmayı gerektirmediği belirlenerek yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2025 tarihinde karar verildi.