8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2024/1806 E. , 2025/6519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ...
İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Cide ilçesi ... köyünde orman vasfıyla tespit edilen 101 ada ve 102 ada parsel sayılı taşınmazların sınır noktalarının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; dava konusu 1 10... ve 1 81... nolu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 1 45... , 2, 3, 1 46... , 7, 8, 9, 11, 12, 13, 14, 16, 17, 53, 1 01... , 3, 1 03... , 1 76... , 1 37... , 1 38... , 1 51... ,1 61... , 2, 3, 4, 5 ve 6 numaralı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu kararı verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/3566 Esas, 2021/1771 Karar sayılı ilamıyla özetle; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, 1 46... parsele yönelik hüküm kurulmadığı, dava konusu taşınmazların tespit tutanakları malik haneleri boş bırakılmak suretiyle düzenlendiğinden, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2. maddesi gereğince dava konusu taşınmazların tespit tutanaklarının edinme sebebinde zilyet olarak adı geçen kişilerin/ölü iseler mirasçılarının davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılarak taraf teşkili sağlanıp, usulüne uygun orman araştırması yapılması taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığı takdirde usulüne uygun zilyetlik araştırmasının yapılması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan araştırmalar sonucunda, hava fotoğrafları ve bilirkişi raporlarından dava konusu yerlerin orman olmadığı ve tarım arazisi niteliğinde olduğunun belirlendiği, davalıların 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen 20 yıllık zilyetlik süresini tamamladığı, davalılar açısından aynı çalışma alanı içerisinde kuruda 100 dönümlük senetsizden tespit sınırının aşılmadığı, bu bağlamda dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki zilyetlik koşuluyla edinim şartlarının davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davacı ...
İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazların tamamının orman vasfında olduğunu, usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava;
3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında yapılan orman ve kadastro tespitine itiraza yöneliktir. İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, değilse davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığını belirleyerek karar vermektir. İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma ilamında detayları anlatıldığı şekilde, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun orman araştırması yapılmamıştır. Bozma ilamı öncesi dosya kapsamına alınan 1988 tarihli hava fotoğrafı ve 1957 tarihli memleket haritası incelemesi yeterli görülmeyerek, en eski hava fotoğrafları ve memleket haritalarının incelenmesi yönünde karar bozulduğu halde, bozma ilamı sonrası 1982, 1990, 1998, 2011, 20 15... tarihli hava fotoğrafları ve yine 1957 tarihli memleket haritasının incelemesi ile hüküm kurulmuş, bu durumda taşınmazların öncesinin orman ve orman içi açıklık olup olmadığı hususu denetlenememiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağı açıktır. İlaveten; bozma ilamı öncesi, Orman vasfıyla tescil hükmü kurulan 1 81... ve 1 10... parsel sayılı taşınmazlara yönelik yeni kararda hüküm kurulmadığı görülmüştür.
Kabule göre de; tutanaklarda taşınmazların nitelikleri boş bırakıldığı halde hükümde taşınmazların nitelikleri belirtilmemiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamında detayları belirtildiği şekilde usulüne uygun orman araştırması yapılmalı, taşınmazların orman ve 3402 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığı takdirde, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı bilirkişi raporları ile denetlenmeli, oluşacak sonuca göre hükümde usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak, hüküm kurulmayan 1 81... ve 1 10... parsel sayılı taşınmazlar dahil tüm parsellere yönelik karar verilmelidir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.