4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2025/7638 E. , 2025/17952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön incelemede;
12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 6. maddesinin "a" fıkrası uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yapılan değişiklikle "CMK'nın 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik CMK'nın 307. maddesinin 3. fıkrasının, "Yargıtay tarafından verilen bozma kararına uyulması halinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve bozma kararına konu olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile bozma üzerine sanık hakkında eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunu da kapsadığının gözetilmediğine, eylemin olduğu gün ekli evraklardan anlaşılacağı üzere eğitimin olmadığından suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, benzer eylemler nedeniyle beraat eden sanıklar olmasına karşın, sanık hakkında ceza verilmesinin yargı bütünlüğü açısından adli yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğuna, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa yüklenen eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış, Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.11.2025 tarihinde karar verildi.