Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/875
Karar No
K. 2025/1164
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/875 Esas
KARAR NO: 2025/1164
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/12/2022
KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin tekstil işi yaptığını, davalı şirkete ürün satışı yaptığını, ticari ilişkiden kaynaklı düzenlenen faturalar kapsamında davalı aleyhine ...

29.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasın üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazları neticesinde takibin durduğunu belirterek davanın kabulüyle icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, karşı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin bahse konu davaya dayanak fatura borcunu davacı firmaya ödediğini, mezkur ödemelerin çek marifetiyle ya da davacı şirketin çalışanı... ve diğer çalışanları vasıtasıyla tediye makbuzu karşılığında ödendiğini, müvekkili şirketin kargo şirketi olması yönüyle satın aldığı emtiayı davacı şirketin yurtdışındaki müşterilerine satıp ödemelerin bir kısmını çek marifetiyle mütebakiyesini de davacı şirket ile müşterilerinin bilgisi ve yönlendirmesi dahilinde çalışanı ...'ya tediye makbuzu karşılığında ödediğini, davacının kötü niyetle icra takibi başlattığını ve dava açtığını belirterek davanın reddine, karşı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce ...

29.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine faturalar dayanak gösterilerek toplam 827.078,59-TL alacağın 13.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek %9 oranında yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili talebi ile 13.09.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlular vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dava, ...

29.İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve davalı tarafın itirazının iptali koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti talebine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü için taraf iddiaları doğrultusunda ticari defterlerin incelenmesinin tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 24.01.2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...Taraf şirketlere ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Dava ve takip talebine konu asıl alacak miktarına ilişkin, dosyaya sunulan “Bayan Elbise” açıklamalı e-Arşiv Faturaların davacı şirket tarafından tanzim edilmiş olduğu, muhatabının davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, Söz konusu faturalara karşı yasal itiraz süresi içerisinde davalı tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, Davacı şirketin ticari defterlerinde; 13.09.2022 takip tarihi itibarıyla davalı şirket cari hesabının 586.727,37 TL borçlu durumda olduğu, Davalı şirket cari hesabında 20.09.2020 tarihinde kayıtlı olan ve davalı şirket tarafından havale yolu ile yapılan 17.09.2020 tarihli 7.467,80 TL tutarındaki ödemenin cari hesaba borç kaydı verilmiş olduğu (alacak kaydı olmalıydı), söz konusu kaydın düzeltilmiş olması durumunda; davalı şirket cari hesabının 13.09.2022 takip tarihi itibarıyla 571.791,77 TL borçlu durumda olduğunun hesaplandığı, Davalı şirketin ticari defterlerinde; Davacı şirket tarafından tanzim edilen faturaların tamamının (davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan, dava ve icra takibine konu olan ve olmayan tüm faturalar) kayıtlı olduğu, 13.09.2022 takip tarihi itibarıyla davacı şirket cari hesabının 163.634,90 TL alacaklı durumda olduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinde 20.06.2020 tarihinde kayıtlı olan, davacı şirkete havale yolu ile yapılan 12.06.2020 tarihli 12.887,13 TL tutarındaki ödemenin; davalı şirket tarafından havale yolu ile davacıya yapılan 1.900. USD ödeme tutarının TCMB döviz alış kuru ile hesaplanan TL olduğunun anlaşıldığı, bu ödeme tutarının davalının defterlerinde kayıtlı karşılığı olmadığının tespit edildiği, Söz konusu ödeme tutarı kaydının işlenmiş olması durumunda; davacı şirket cari hesabının 13.09.2022 takip tarihi itibarıyla (163.634,90 - 12.887,13) 150.747,77 TL alacaklı durumda olduğunun hesaplandığı, Taraf şirketler arasındaki cari hesap farkına ilişkin, rapor içerisinde yapılan açıklamalar ve tespitler neticesinde; davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten toplam 206.637,77 TL tutarında alacaklı durumda olduğu, Dava konusu, ...

29.İcra Müdürlüğü ... E. davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten toplam 206.637,77 TL yılı dosyasında; tutarındaki fatura alacağını talep edebileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazlarının incelenip değerlendirilmesi kaydı ile bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 08.04.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında "...Dosya kapsamında bulunmayan, davacı şirket tarafından itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan, davacı şirket tarafından keşide edilen ...

14.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile davalı şirkete; “2020 yılı ve 2021 yılına ait faturalardan kaynaklı 500.000,00 TL bakiye borcu bulunduğu, söz konusu borcun 10 gün içerisinde ödenmesi gerektiği” ihtar edilmiş olduğu görülmektedir. İhtarnamenin tebliğ şerhine dosya kapsamında rastlanılmamış olup, ihtarnamede verilen sürenin ihtarname tarihine ilavesi neticesinde davalının temerrüt tarihi 11.06.2022 tarihi olmaktadır Davacı şirket icra takibinde asıl alacak ile birlikte 49 yasal faiz oranında işlemiş faiz talep etmekte olup, 11.06.2022 temerrüt tarihinden itibaren davacının toplam 206.637,77 TL tutarındaki fatura alacağına takip tarihi olan 13.09.2022 tarihi itibarıyla talep edilebilecek işlemiş faiz miktarı (206.637,77 TL x 94 gün x 09 / 365 ) 4.789,47 TL hesaplanmaktadır. Buna göre; takip tarihi itibarıyla talep edilebilecek alacak miktarı 211.427.24 TL olmaktadır. Rapor içerisinde hesaplanan davacı alacağının 146.099,37 TL olduğunun kabulü halinde; davacının takip tarihi itibarıyla talep edebileceği işlemiş faiz miktarı (146.099,37 TL x 94 gün x 49 / 365 —) 3.386,30 TL hesaplanmaktadır. Buna göre; takip tarihi itibarıyla talep edilebilecek alacak miktarı 149,485,67 TL olmaktadır..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların dava konusu döneme ilişkin BA BS formları celp edilerek yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. 13.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Davacı ... Şti ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 2019 yılından başlayan bir ticari ilişkinin var olduğu, Davacı ve davalı şirketlerin 2019, 2020,2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin HMK m.222/1 uyarınca eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının zamanında yaptırılmış olduğu, Davacı ...Ltd. Şti. defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre davacı şirketin 30.12.2019 tarihinde davalı şirketten almış olduğu ve ... vadeli ... seri numaralı ...Bankası A.Ş.'ye ait çekin tutarı 50.000,00 USD olup, davacı şirket kayıtlarında bu tutar 50.000,00 TL olarak kayıt altına alınmıştır. Yine 17.09.2020 tarihinde davalı şirketin yapmış olduğu 7.467,80 TL tutarında ki havale, davacı şirket tarafından alacak yerine borç kaydı yapılmış, davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu 24.01.2020 tarih ve ... seri numaralı ... Bankası A.Ş. ye ait 20.000,00 USD tutarında ki çekin davacı şirketin muhasebe kayıtlarında hiç yer almamış olduğu, davacı şirketin hesap ekstresinde yer alan bakiye üzerinden yukarıdaki ödeme kayıtlarının düzeltilmesi neticesinde davacı şirketin davalı şirketten 206.205,77 TL alacaklı olduğu, Davalı Şirketin 2022 yılında düzenlemiş olduğu TL tediye makbuzlarında ödemeyi alan kişinin belli olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki fiilen bittikten sonra nakit elden ödeme yapılmasının ticari teamüllere uygun olmadığı, zaten davacı ticari defterlerinde de kayıtların bulunmadığı, topluca değerlendirildiğinde davalının 31.12.2021 tarihindeki borç bakiyesinin esas alınmasının uygun olduğu, bu tutarın da davacının yukarıda hesaplanan alacağı ile uyumlu olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Taraf vekillerinin 13.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporuna karşı itirazları değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 21.09.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Davacı ... Ltd. Şti ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 2019 yılından başlayan bir ticari ilişkinin var olduğu, Davacı ve davalı şirketlerin 2019, 2020,2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin HMK m.222/1 uyarınca eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının zamanında yaptırılmış olduğu, Davacı ...Şti. defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre davacı şirketin 30.12.2019 tarihinde davalı şirketten almış olduğu ve ...vadeli ... seri numaralı ...Bankası A.Ş.'ye ait çekin tutarı 50.000,00 USD olup, davacı şirket kayıtlarında bu tutar 50.000,00 TL olarak kayıt altına alınmıştır. Yine 17.09.2020 tarihinde davalı şirketin yapmış olduğu 7.467,80 TL tutarında ki havale, davacı şirket tarafından alacak yerine borç kaydı yapılmış, davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu ... tarih ve ... seri numaralı ... Bankası A.Ş. ye ait 20.000,00 USD tutarında ki çekin davacı şirketin muhasebe kayıtlarında hiç yer almamış olduğu, davacı şirketin hesap ekstresinde yer alan bakiye üzerinden yukarıdaki ödeme kayıtlarının düzeltilmesi neticesinde davacı şirketin davalı şirketten 206.205,77 TL alacaklı olduğu, Davalı Şirketin 2022 yılında düzenlemiş olduğu TL tediye makbuzlarında ödemeyi alan kişinin belli olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki fiilen bittikten sonra nakit elden ödeme yapılmasının ticari teamüllere uygun olmadığı, zaten davacı ticari defterlerinde de kayıtların bulunmadığı, Davalının ... Piyasasının çalışmasının ve teamüllerinin böyle olduğu açıklamasına itibar edilemeyeceği topluca değerlendirildiğinde davalının 31.12.2021 tarihindeki borç bakiyesinin esas alınmasının uygun olduğu, bu tutarın da davacının yukarıda hesaplanan alacağı ile uyumlu olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.

Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı şirketin yurt dışındaki müşterilerine anlaşmış olduğu ürünleri satması konusunda davalı şirkete kadın elbiseleri sattığı ve taraflar arasında tekstil ürünü alım-satımından meydana gelen ticari ilişki bulunduğu, ödemelerin cari hesap ilişkisi çerçevesinde yapıldığı, ticari ilişkiye konu mal ve hizmetlerin ödemelerinin çek, banka havalesi ve nakit olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterleri ve cari hesaplarının incelenmesinde, biraz önce ilgili kısmına yer verilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı şirketin ... vadeli ... seri numaralı ...A.Ş.'ye ait 50.000,00 USD tutarlı çeki 50.000,00 TL olarak kayıt altına aldığı; davalı şirketin yapmış olduğu 7.467,80 TL tutarındaki havale yoluyla ödemeyi kayıtlarına işlemediği ve ... seri numaralı ... Bankası A.Ş. ye ait 20.000,00 USD tutarındaki çeki kayıtlarına işlemediği tespit edilmiştir.

Her ne kadar davalı tarafından bunlar dışında tediye makbuzu ile bir kısım ödemeler daha yapıldığı ileri sürülse de, bunların davacı şirketin kayıtlarında yer almadığı, şirket banka hesaplarına bu bedellerin yatırıldığına dair bir kayıt bulunmadığı, şirketi temsile ya da tahsilata yetkili kişinin imzasının bulunmadığı, bir başka ifadeyle ödeme iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı anlaşıldığından davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 206.205,77 TL alacaklı olduğu değerlendirilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamının %20'si tutarında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kısmen kabulü ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) davalıların ...

29.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 206.205,77-TL üzerinden asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Hüküm altına alınan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 41.241,15-₺ icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 14.085,92-TL nispi harçtan peşin alınan 12.978,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.107,02-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan 56.750,00-TL bilirkişi ücreti, 335,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 57.085,00-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 15.488,50-TL ile 13.163,30-TL harç gideri olmak üzere toplam 28.651,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan 9.750,00-TL bilirkişi ücreti üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.104,60-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

5.Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 88.607,08-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin taraflardan (2.273,47-TL'den davacı, 846,53-TL'den davalının sorumlu olması kaydı ile) tahsili ile hazineye gelir kaydına,

8.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.