8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/3675 E. , 2025/6358 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın bir kısım taşınmazlar yönünden reddine, bir kısım taşınmazlar yönünden ise yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahillerden ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; dilekçesinde belirtmiş olduğu taşınmazların adına tescilini; asli müdahiller ... ve ... müdahale dilekçesinde özetle; satış sözleşmesi ile vergi kaydı uyarınca dilekçesinde belirttiği taşınmazların adlarına tescilini; asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adına tescilini talep etmişlerdir. Ovacık (Tunceli) Kadastro Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 1984/4 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararıyla; davacı ile asli müdahil ...’in davasının kabulüne, asli müdahil ...’nun davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2019/2399 Esas, 2019/7452 Karar sayılı ilamıyla; davaya konu 266 parsel numaralı taşınmaz yönünden usul ve kanuna uygun hükmün onanmasına, dava konusu taşınmazlardan 1 21... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yönünden, davanın açıldığı 1963 tarihine kadar davacı ve asli müdahillerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarını gerçekleştirdiklerinin kanıtlanamadığına, davacının ve müdahillerin davasının reddine karar verilmesi gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozma ilamı sonucunda bir kısım taşınmazlar yönünden hükmün kesinleştiği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, bozma ilamına konu taşınmazlardan 1 21... parsel yönünden bu taşınmazlarda kimsenin zilyetliğinin bulunmadığı, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna göre taşınmazların ham toprak vasfında olduğu, mera vasfını taşıyan bitkilere rastlandığı, imar-ihya edilmediği, davacı ve müdahiller yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ... ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahillerden ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.