10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2025/7670 E. , 2025/12439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ..A.Ş. ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Dış Tic. A.Ş. ve yapı malikleri bünyesinde ... ilçesi, ... Mahallesi, ... sitesinde dış cephe süs tuğlalarını döşeme işi yaptığı sırada iskelenin devrilmesi sonucu düşerek 24.09.2020 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacının iskeleyi zemine sabitlemek istediğini, ancak site üyelerinin zeminin zarar göreceği gerekçesi ile buna izin vermediklerini, davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu sağ ayak topuk kemiğinin kırıldığını, ayağında bir çok kemiğin un ufak olduğunu, davacı sigortasız çalıştığı için inşaatın mimarlığını yapan kişi tarafından kaza yerine ambulans çağrılmadığını, şirket aracı ile hastaneye götürüldüğünü, davacının sigortasız çalıştırılması nedeniyle şirketin ceza almaması için bilinçli olarak kaza yerine ambulans çağrılmadığını ve hastane kayıtlarına iş kazası olarak yansıtılmadığını, Zile Sosyal Güvenlik Kurumuna kazanın iş kazası olduğunun tespiti hususunda başvuruda bulunduklarını, ancak davacının sigortalı olmaması nedeniyle iş kazası sayılamayacağına karar verildiğini, davacının sigortasının bulunmamasının olayın iş kazası olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, açıklanan nedenlerle davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilleri ile diğer davalı ... Şirketi arasında yapılan sözleşme gereğince inşaatın dekoratif taş kaplama dahil işlerini davalı ... Şirketinin üstlendiğini, bu nedenle müvekkilleri ile davacı arasında herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığını, Zile Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişlerince kazanın iş kazası olmadığının tespit edildiğini, davacının dava dilekçesinde iddiasına göre diğer davalı ... Şirketinde sigortasız olarak çalıştığını ileri sürdüğünden davalı müvekkillerinin davacının iş bu davalı bünyesinde çalıştığından haberlerinin dahi olmadığını, müvekkilleri ile davalı ... Şirketi arasında imzalanın sözleşmenin maddelerinden birinin de iş yerinde çalışacak personelin tamamının sigortalı olacağı şeklinde olduğunu, davacının iddialarından birisinin kat irtifak sahiplerinin beton zemine çivilemeye izin vermedikleri olduğunu, ancak davalılar buna izin vermemiş olsa dahi davacı işçinin iş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre hareket etmesi gerektiğini, davacının kendi ihmali ile iskeleyi hatalı kurduğunu, yaşanan olayda ağır kusurunun bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle Tokat Sosyal Güvenlik Denetmenlik servisince düzenlenen 27/04/2022 tarih ve 2022/413838/023 sayılı denetim raporunda davacı ... ile davalı ... Mimarlık Şirketi arasında hizmet akdi bulunmadığı, ...'in sigortalılığı tespit edilemediğinden herhangi bir işlem yapılmadığı, geçirmiş olduğu kazanın iş kazası sayılmayacağının belirtildiği, denetmen raporu ile kapsamlı bir araştırma yapıldığını, ancak şartlar oluşmadığından bir tespite gidilmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 24.09.2020 günü geçirmiş olduğu kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; Mahkemece;”….. Dosya kapsamından, kazanın meydana geldiği inşaatın müteahhidinin .... San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, inşaatın dış cephe taş kaplama işlerinin yapımının davalı ... ... A.Ş. tarafından üstlenildiği, davalı şirketin işin yapımı için davalı ile birlikte diğer işçileri görevlendirdiği, işin yapımı için gerekli iskele ve ekipmanın davalı şirket tarafından sağlandığı, görülmüştür.Her ne kadar davacının götürü usulü aldığı iddia edilmiş ise de, bu tarz çalışmalarda da işçi sıfatının ortadan kalkmadığı, kaldı ki, işyerindeki tüm ekipman ve malzemenin davalı şirket tarafından sağlanmış olması, işin sevk ve idaresinin davalı şirket tarafından yapılması nedeniyle; davacının salt davalı işveren bünyesinde işçi olarak çalıştığının sabit olduğu anlaşıldığından davacının işin başından beri işçi olarak çalıştığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda; davacının 24.09.2020 günü geçirmiş olduğu kaza olayının 5510 sayılı kanunun 13.maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.……”gerekçesiyle karar verildiği, Mahkemece açık olarak davacının işvereni belirtilmemişse de davalı ... Dış Ticaret Anonim Şirketinin davacının işvereni olarak kabul edildiği,diğer davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti’nin asıl işveren ,diğer gerçek kişi davalıların da iş sahibi olduklarının anlaşıldığı, iş sahibi olan davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerekirken mevcut şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davalı ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı belirtilerek;
A) Davalı ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Turhal 1.Asliye (İş) Mahkemesinin 2022/1 00... /303 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca, düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine, B-Davalılar ... ve .... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile
1.Davacının 24.09.2020 günü geçirmiş olduğu kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerçek kişiler yönünden hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı ......AŞ. vekili temyiz dilekçesinde; tanık olarak dinlenen ... tarafından, işin götürü ücretle alındığının beyan edildiğini, davacının ... işçisi olduğunu,aralarında hizmet akdi ilişkisi olmadığını,Kurum tarafından ve dosyadan temin edilen raporda; olayın iş kazası olmadığına dair tespit yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde ;olayın iş kazası olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 24.09.2020 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme konusu dosyada; davacı ... Dış Tic. A.Ş. ve yapı malikleri bünyesinde ... ilçesi, ... Mahallesi, ...e sitesinde dış cephe süs tuğlalarını döşeme işi yaptığı sırada iskelenin devrilmesi sonucu düşerek 24.09.2020 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirterek olayın iş kazası olarak tespitini talep etmiş Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kazanın meydana geldiği inşaatın müteahhidinin ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, inşaatın dış cephe taş kaplama işlerinin yapımının davalı ... ... A.Ş. tarafından üstlenildiği, ... ...A.Ş. 'nin davacının işvereni olarak kabul edildiği, diğer davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti’nin asıl işveren, diğer gerçek kişi davalıların da iş sahibi olduklarının anlaşıldığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın ... ... A.Ş ve .... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulü yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Davanın dava dilekçesinde gösterilen taraflar arasında görülmesi ve yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen hükmün davanın tarafları ile ilgili olması kural olup davada taraf olmayan kişiler ile ilgili hüküm kurulması doğru değildir. Somut olayda;.... San. ve Tic. Ltd. Şti. usulüne uygun olarak taraf haline getirilmeden, bu itibarla; davada taraf olmayan söz konusu şirket hakkında da hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece, öncelikle ; .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin HMK 124. madde kapsamında davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı; .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin göstereceği deliller toplandıktan sonra elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı, davalı ... ..A.Ş. ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı şirkete iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.