Esas No
E. 2025/5765
Karar No
K. 2025/7407
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2025/5765 E.  ,  2025/7407 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edilmediği, haczin üçüncü kişinin adresinde yapıldığı, haciz adresinde borçluya ait herhangi bir muhasebesel evrak bulunmadığı, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğu, mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanamadığı, haciz mahallinde bulunan işletme güvenlik görevlisi beyanlarının ve sosyal medya paylaşımlarının tek başına muvazaa iddiasını kanıtlar nitelikte olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu haczin, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlu hazır olmadığı gibi borçluya ait muhasebesel ve organik bağa esas alınabilecek nitelikte bir belge de bulunmadığı, borçlunun haczin yapıldığı otelin sınırları içerisinde bulunan villa tipi taşınmazda ikamet ettiğinin anlaşıldığı, buna göre yasal mülkiyet karinesinin davalı üçüncü kişi lehine olduğu, karinenin aksinin alacaklı tarafça her türlü şüpheden uzak güçlü deliller ile ispat edilemediği, güvenlik görevlisi beyanının, sosyal medya paylaşımlarının, kira sözleşmesinin ve sözleşme miktarının yasal karineyi tersine çevirecek nitelikte olmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu hazır bulunmamıştır. Ne var ki, aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağına göre, haciz mahallinin girişindeki güvenlik görevlisi tarafından otelin 1,5 yıldır borçlu tarafından işletildiğinin beyan edildiği, resepsiyondan sorulduğunda mahallin borçlunun meskeni olduğunun belirtildiği, haciz mahallinde bulunan muhasebe görevlisinin ise borçlunun otelde kiracı olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Davalı üçüncü kişi de, borçlunun haczin yapıldığı otel bünyesinde bulunan C62 numaralı villanın kiracısı olduğunu ileri sürerek buna ilişkin adi kira sözleşmesi sunmuştur. Mahkemece, kira sözleşmesinin geçerli olup olmadığına dair inceleme yapmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre, davalı üçüncü kişinin ticari defterler getirtilip ,defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı hususuna da yer verilerek üçüncü kişi ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin denetlenmesi açısından kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının netleştirilmesi, kira sözleşmesinin ilgili Vergi Dairesine bildirilip bildirilmediğinin araştırılması, ayrıca haciz mahallinde bulunan ve "otelin ... 43.063 TL alacağı" olduğuna ilişkin bilgiyi içerir evrakla ilgili olarak borçlu ile üçüncü kişi arasında ticari ilişki olup olmadığının belirlenmesi, davacı tarafından sunulan faturaların ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, mahcuzlar ile uyumlu olup olmadığı hususlarının netleştirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19.11.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog