Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/990
Karar No
K. 2025/972
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/990
KARAR NO: 2025/972
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2024
KARAR TARİHİ: 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ----- Emniyetinin “ikinci ele ayrılmış ---- araç ihalesine” katıldığını, bu ihaleyi davacının kazandığını, davacının bu ihaleyi kazanmış olması sebebiyle, ----- Emniyetine sıfır araç tahsis edilmesi (satımı) karşılığında, yaklaşık olarak 22.000.000 TL miktarlı ÖTV ve KDV’den muaf bir şekilde araç bedeli ödenecek olduğunu, davacının da ----- Emniyetine sıfır araç tahsis edilmesi için, Emniyetin anlaşmalı olduğu davalılara Banka vasıtasıyla avans olarak 9.000.000 TL ödeme yaptığını, fakat ----- Emniyeti ile daha sonra yaşanan sorunlar nedeniyle, İhale konusu araç tahsisinin (satımının) gerçekleşmediğini ve sonrasında da davacının kazanmış olduğu ihalenin ----- Emniyeti tarafından feshedildiğini, bunun üzerine davacının davalıya ödemiş olduğu 9.000.000 TL’nin iadesini talep ettiğini, fakat davalı şirketin iade etmekten kaçındığını, davacının 9.000.000 TL’nin tahsili talebiyle davalı aleyhine İcra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, İtirazın İptali davası açılmadan önce “Arabuluculuk” yoluna başvurulduğunu, anlaşma olmayınca “Arabulucu” tarafından tutanak tutularak görüşmenin kapatıldığını, Arabuluculuk sürecinin 05.12.2024 tarihinde saat 11:30’da yapıldığını, Arabulucuk sürecinde ödemeye yanaşmayan davalının, saat 16:12’de 9.000.000 TL kısmi ödeme yaptığını, kısmı ödeme yapan davalının borcu kabul ettiğinin de anlaşıldığını, ancak İcra Takibi sonucunda yapılan kapak hesabına göre icra masrafları dahil davalının ödemesi gereken toplam borç tutarının 10.500.000 TL civarında olduğunu, davalının ödemediği icra masrafları tutarının davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığını, bu nedenle davalı tarafından davacının Banka hesabına yapılan 9.000.000 TL kısmı ödeme düşüldükten sonra kalan bakiye kalan ve tahsil harcı hariç 1.176.000 TL üzerinden takibin devamı için İtirazın İptali davası açılması zorunluluğunun doğduğunu, İcra takibi başlatıldığını davacının, 9.000.000 TL Anapara + 450.000 TL işlemiş temerrüt faizi (avans faizi) + 672.000 TL İcra Vekalet Ücreti, + 45.000 TL Peşin Harç olmak üzere, toplamda, tahsil harcı hariç, 10.167.000 TL İcra dosyası alacağının mevcut olduğunu, 9.000.000 TL’lik davalı ödemesi düşünce davacının (10.167.000 TL – 9.000.000 TL =) 1.167.000 TL alacağının devam ettiğini beyan ederek bakiye kalan 1.167.000 TL için itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini taleple dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, 12.09.2014 tarihinde yapılan ve kendisine ihale edilen iş ile ilgili olarak ----- İl Emniyet Müdürlüğü ile 01.10.2024 tarihinde sözleşme imzaladığını ve bu sözleşmeye dayalı olarak da davalıya ödeme gerçekleştirdiğini; Davacının bu ödemeyi kendi adına değil, Kamu Kuruluşu durumunda olan bir 3.kişi adına yaptığını; yani davalı tarafından temin edilecek araçların plakasının davacı adına değil, ----- İl Emniyet Müdürlüğü adına tescil edilecek olduğunu; bu ödemenin iadesi hususunda resmi mercilerden hiçbir bilgi ve yazı gelmediğini; Davalıya yapılan ödemelere ilişkin Banka Dekontlarında, davacının kendi adı yazmadığından, “----- İl emniyet Müdürlüğü” açıklaması bulunduğundan, bu ödemelerin davacıya iadesinin yapılmadığını; Davacı ile ----- İl emniyet Müdürlüğü arasında imzalanan sözleşmenin, 15.11.2024 tarihinde Harcama Yetkilisi oluru ile feshedildiğini ve kesin teminatın gelir kaydedildiğinin, İdarenin ilgili Yazısı ile bildirildiğini; Davacının ise, İcra Takibini 31.10.2024 tarihinde başlattığını; henüz ortada İhalenin İptaline ilişkin hiçbir resmi yazışma yok iken işbu Takibin başlatılmasının haksız ve yersiz olduğunu; Davacının aslında, davalı ile akdetmiş olduğu hukuki sözleşme kapsamında 3.kişi İdare yararına bir sözleşme yaptığını, ödemeler kendisini tarafından yapılsa da Plakaların İdari adına tescil edilecek olduğunu ve araçların da İdareye teslim edilecek olduğunu; İddia etmekte ve davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış, ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosya konusunda uzman mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 27/08/2025 tarihli raporda: " Dava dosyası içeriğinde yer alan, ----- İl emniyet Müdürlüğü’nün davacıya hitaben düzenlediği, 19.11.2024 tarihli ve “Sözleşmenin Feshi Tebliği” konulu yazısında; ----- İl Emniyet Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta iken, 2024 yılı içinde --- ayrılan 250 adet Aracın Mübadelesinin 12.09.2024 tarihinde düzenlenmiş olduğu; 70 adet Araç ve 89 adet Araç Lastiği karşılığında (53.188.200 TL) davacının firmasına ihale edilmiş olduğu; 01.10.2024 tarihinde davacı ile İdare arasında sözleşme imzalanmış olduğu, fakat sözleşmede belirtilen süre içinde taahhüt edilen malzemeler İdareye teslim edilmemiş olduğu için, 15.11.2024 tarihli harcama yetkilisi oluru ile sözleşme feshedilerek, kesin teminatın hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmiş olduğu, hususları açıklanmıştır. İşbu Yazıda yer alan açıklamalara göre; ----- İl Emniyet Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta iken, 2024 yılı içinde -----ayrılan 250 adet Aracın Mübadelesinin

12.09.2024 tarihinde düzenlenmiş, 70 adet Araç ve 89 adet Araç Lastiği karşılığında (53.188.200 TL) davacının firmasına ihale edilmiş ve 01.10.2024 tarihinde davacı ile İdare arasında sözleşme imzalanmıştır. Taraf beyanlarına göre, davacı bu İhaleyi kazanıp İdare ile sözleşme akdettikten sonra, işbu sözleşmeyi istinaden İdareye teslim edeceği araçların temini için davalı (----- Şirketi) ile anlaşmıştır. Dava dosyası yer alan Banka Dekontlarına göre; davacı ihale konusu araçların temini için davalıya, 27.09.2024 tarihinde 4.000.000 TL ve 16.10.2024 tarihinde 5.000.000 TL olmak üzere, toplamda 9.000.000 TL ödemiştir.

Banka Dekontlarının “açıklama” kısmında, “----- İl Emniyet Müdürlüğü” ifadesi yer almaktadır.Yukarıda belirtilen İdare yazısına göre; söz konusu İhalenin davacı üzerine kalması ve davacının ile İdare arasında sözleşme akdedilmesinden sonra, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi (sözleşmede belirtilen süre içinde taahhüt edilen malzemeleri İdareye teslim edilmemesi) üzerine, sözleşme

15.11.2024 tarihinde İdare tarafında feshedilmiştir.

2.Yukarıda açıklanan bu durumlara göre; davacı, davalıya yaptığı toplam 9.000.000 TL ödemeyi, İdare ile akdedilen sözleşmeye güvenerek ve bu sözleşmenin feshedilmeyeceği düşüncesi ve inancı ile yapmıştır, fakat İdare ile akdedilen sözleşme feshedilmiştir. Bu sebeple kanaatimizce, davacı, davalıya yapmış olduğu ödemenin iadesini, TBK.md.77/f.2’de düzenlenmiş olan “gerçekleşmemiş sebebe dayanan sebepsiz zengilenleşme”ye (condictio ob causam finitam) dayanarak davalıdan talebe hak kazanmıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.

3.Davacının İcra takibinde, davalıya ödemiş olduğu 9.000.000 TL’nin iadesine ilişkin Asıl Alacağının yanı sıra, ayrıca, bu alacağı takip tarihine işlemiş temerrüt faizi alacağının da tahsilini talep etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı cevap Dilekçesinde; davacı ile İdare arasındaki sözleşmenin feshedildiği hususunu İdarenin 19.11.2024 tarihli Yazısı ile öğrendiğini beyan etmiştir.

Kanaatimizce, davalının bu beyanı “hayatın olağan akışına” uygun olup, davacı ile İdare arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, kesin ve güvenilir şekilde davalının

19.11.2024 tarihli İdare Yazısı ile öğrendiği kabul edilmelidir. Davalının sebepsiz zenginleşmesi, davacı ile idare arasındaki sözleşmenin feshedildiği

15.11.2024 tarihinde gerçekleşmiştir ve dolayısıyla da, davalının ödemeleri iade etme borcu da 15.11.2024 tarihinde muaccel (talep ve dava edilebilir) hale gelmiştir. Davacı ise, davalının ödemeleri iade etme borcu muaccel olmadan ve de davalıyı TBK.md.117/f.1 uyarınca bir temerrüt ihtarı ile temerrüde düşürmeden önce davalıya karşı İcra Takibi başlatmıştır, dolayısıyla da haksız olarak Takip başlatmıştır. Bu sebeple davacının, 9.000.000 TL’lik alacağa işlemiş herhangi bir “temerrüt faiz alacağını” davalıdan talebe hak kazanamadığı gibi (zira davalıyı temerrüde düşürmeden İcra Takibini başlatmıştır), İcra Masraflarını da davalıdan talebe hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1.167.000,00 TL’lik bakiye borca yönelik davalı itirazının iptaline yönelik davacı talebinin yerinde olmadığı, " tespitinde bulunmuşlardır.

Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;

Davacı tarafından ödenen bedelin iadesi talebiyle başlatılan icra takibinde davadan önce ödenen asıl alacak mahsup edildikten sonra takipteki ferileri yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir. ----- İl Emniyet Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta iken, 2024 yılı içinde ----- ayrılan 250 adet Aracın Mübadelesinin

12.09.2024 tarihinde düzenlenmiş, 70 adet Araç ve 89 adet Araç Lastiği karşılığında (53.188.200 TL) davacının firmasına ihale edilmiş ve 01.10.2024 tarihinde davacı ile İdare arasında sözleşme imzalanmıştır. ---- İl Emniyet Müdürlüğü’nün davacıya hitaben düzenlediği, 19.11.2024 tarihli ve “Sözleşmenin Feshi Tebliği” konulu yazısında; ----- İl Emniyet Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta iken, 2024 yılı içinde----- ayrılan 250 adet Aracın Mübadelesinin 12.09.2024 tarihinde düzenlenmiş olduğu; 70 adet Araç ve 89 adet Araç Lastiği karşılığında (53.188.200 TL) davacının firmasına ihale edilmiş olduğu;

01.10.2024 tarihinde davacı ile İdare arasında sözleşme imzalanmış olduğu, davacı bu İhaleyi kazanıp İdare ile sözleşme akdettikten sonra, işbu sözleşmeyi istinaden İdareye teslim edeceği araçların temini için davalı şirket ile anlaşmıştır. davacı tarafından davalı ----İl Emniyet Müdürlüğü açıklamasıyla 27.09.2024 tarihinde 4.000.000,00 TL, 16.10.2024 tarihinde 5.000.000,00 TL gönderildiği görülmüştür. Fakat sözleşmede belirtilen süre içinde taahhüt edilen malzemeler İdareye teslim edilmemiş olduğu için, 15.11.2024 tarihli harcama yetkilisi oluru ile sözleşme feshedilerek, kesin teminatın hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmiş olduğu, davacı ---- Davalı ----- firmasına ödediği 9.000.000,00 TL

davalı tarafından 05/12/2024 tarihinde geri ödendiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki İdare yazısına göre; söz konusu İhalenin davacı üzerine kalması ve davacı ile İdare arasında sözleşme akdedilmesinden sonra, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi (sözleşmede belirtilen süre içinde taahhüt edilen malzemeleri İdareye teslim edilmemesi) üzerine, sözleşme

15.11.2024 tarihinde İdare tarafından feshedilmiştir. Bu nedenle davacının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşmeye dayanarak davalıdan talebe hak kazandığına kanaat edilmiştir. Davalının davacı ile İdare arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, kesin ve güvenilir şekilde davalının

19.11.2024 tarihli İdare Yazısı ile öğrendiği kabul edilmelidir. Davalının sebepsiz zenginleşmesi, davacı ile idare arasındaki sözleşmenin feshedildiği 15.11.2024 tarihinde gerçekleşmiştir ve dolayısıyla da, davalının ödemeleri iade etme borcu da 15.11.2024 tarihinde muaccel hale gelmiştir. Davacı ise, davalının ödemeleri iade etme borcu muaccel olmadan önce 31/10/2024 tarihinde davalıya karşı icra takibi başlattığından, davacının, 9.000.000 TL’lik alacağa işlemiş herhangi bir “temerrüt faiz alacağını” davalıdan talebe hak kazanamadığı gibi icra masraflarını da davalıdan talebe hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebine hükmedilmemiş, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3.Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 20.083,14-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 19.467,74-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 1.176.000,00 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı)182.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,

8.6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6325 sayılı Kanun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu İİK md.67
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.