7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2025/1031 E. , 2025/4861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .... Mahallesi, ... Mahallesi, No:135 .... ilçesi, ... ili adresindeki taşınmazın maliki olduğunu, müvekkil ile dava dışı Şirket arasında kira sözleşmesi düzenlendiğini, fakat Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/112 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespit neticesinde buranın sözleşmedeki şirket tarafından değil de ... Kebabı isimli restoran olarak .... Restaurant Hizmetleri Limited Şirketi tarafından kullanıldığını anladıklarını, davalının dava konusu taşınmazı ... ile yaptığı sözleşmeye binaen kullandığını ancak müvekkilin bu kişiye verdiği yetki veya iznin bulunmadığını, müvekkilinin aynı konulu açtığı İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/115 Esas, 2017/627 Karar sayılı davada el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedildiğini, davalının bedel ödemediği gibi işgale de devam ettiğini ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin men'i ile taşınmazdan tahliyesi ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/115 Esas, 2017/627 Karar sayılı dosyasındaki davanın açılma tarihinden işbu dava tarihine kadar geçen süre için şimdilik 40.000,00 TL ecrimisil bedelinin kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23.02.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle de; davada talep edilen müvekkilin alacağının talep tarihleri olan 02.04.2015-01.08.2018 tarihine kadar geçen sürede bilirkişi raporundaki ecrimisil bedelinin 95.044,00 TL belirlenmesi karşısında bu bedelin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 5363 parsel maliki, davalının ise komşu 5364 parsel maliki olduğunu, başta tarafların ayrı ayrı ... Lokantacılık adlı firmaya taşınmazlarını kiraya verdiklerini, ancak kiracının sözleşmeye aykırı olarak kiralananı ...r Ltd. Şti.'ye devrettiğini, bilirkişi raporlarıyla ...'ya ait 5364 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı yapı olan 94,93 m²'lik müştemilatın 5363 parsele tecavüzlü olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, 5364 parsel maliki davalının dava konusu 5363 parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin men'i ile taşkın yapıların kâl'ini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının oluşmadığını, davacı ile birlikte ....'ın dava konusu taşınmazda iştirak hâlinde malik olduklarını, müvekkilinin İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/115 Esas sayılı dosyasının karara çıkmadan önce davaya konu arsa ile ilgili hukuki tasarrufunu sona erdirdiğini, hâlen de kullanımında olmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
2.Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı .... Ltd. Şti.'nin sorumluluktan kurtulmaya yönelik savunmalarını kabul etmediklerini, müvekkilinin davacının taşınmazına tecavüz etmediğini, kiracı tecavüz etmişse bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bilirkişi raporunda davacının taşınmazına tecavüz ettiği belirtilen yapıyı müvekkilinin yapmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıların mülkiyet hakkı karşısında üstün bir haklarının olmadığı, alınan raporlarda davacı taşınmazına müdahale olduğunun tespit edildiği ve zilyet olmayan malikin kötüniyetli zilyetten ecrimisil talep edebileceği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kabulü ile; davacının maliki olduğu 5363 parsel sayılı taşınmazına, 01.07.2019 tarihli fen bilirkişi raporundaki krokide sarı renk ile boyalı 128,00 m² yüzölçümlü alana davalı tarafın müdahalesinin men'ine, davacının ecrimisil talebinin kabulü ile 95.044,00 TL’nin, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile; davacının maliki olduğu 5363 parsel sayılı taşınmazına, 25.11.2021 bilirkişi raporundaki krokide A harfi ile gösterilen 94,93 m² alan üzerinde bulunan müştemilatların kaldırılmak suretiyle davalı tarafın müdahalesinin men'ine, kâl bedelinin 10.000,00 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "asıl ve birleşen davaların ayrı dava olma özelliğini korudukları nazara alınmaksızın asıl davada davalı Şirket yanında ...'nın da davalıymış gibi yazıldığı, bu hâliyle kararın infazda tereddüte yol açacağı, davacının taşınmazı üzerindeki muhdesatın birleşen davada davalı ... tarafından yapıldığına ve davacı taşınmazının anılan tarafından kiraya verildiğine dair dosya içerisinde bir kanıt bulunmadığı, birleşen dava yönünden davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2 hükmü gereğince kabulüne, İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2018/406 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kabulü ile; davacı ...'nın maliki olduğu .... ilçesi, ... Mahallesi, 5363 parsel sayılı taşınmazın, 01.07.2019 tarihli fen bilirkişi raporundaki krokide sarı renk ile boyalı 128,00 m² yüzölçümlü alanına davalı Şirketin el atmasının önlenmesine, davacı ...'nın ecrimisil talebinin kabulü ile 95.044,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Şirketten tahsili ile davacı mirasçılara verilmesine, birleşen dava yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Birleşen dava ikame edilmeden önce sahada yapılan lihkap çalışması sonucunda davalıya ait olan 5364 parselde bulunan ana taşınmazda çatılı binanın da bir kısmının 5363 parsele taştığının ve davalı ...'ın binasının bir kısmının (eklenti veya veranda haricinde ana çatıyı da kapsayacak şekilde ana bina) davacıya ait olduğunun tespit edilmesi üzerine ilk açılan davanın sorunu çözemeyeceği ve işgali sona erdirmeyeceği açıkça ortaya çıktığından ecrimisil talebinin saklı tutularak usul ekonomisi gereği birleşen davanın ikame edildiğini,
2.Tecavüzlü olduğu belirtilen 94,93 m²'lik kısmın davalı ...'ın ana binasının tecavüzü olduğunu,
3.Keşif esnasında davalı ...'ın ana sokak ya da caddeye müvekkilinin arazisi dışında çıkışı olmadığını beyan etmelerine rağmen tam tersi gibi bir durumun yansıtıldığını, keşifte davalı ...'ın hem kendi hem de müvekkiline ait taşınmazı kullandığının görüldüğünü,
4.Yeni bilirkişi raporu alınıp keşif yapılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil;
birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683, 684/1 ve 722. maddeleri; ''A. Mülkiyet hakkının içeriği Madde 683- Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.''
B. Mülkiyet haklarının kapsamı I.
Bütünleyici parça Madde 684- Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur... III. Arazideki yapılar ''1. Arazi ve yapı malzemesi
a)Mülkiyet ilişkisi Madde 722- Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; birleştirilen dosya davalısı, davacının maliki olduğu 5363 parsel sayılı taşınmazın komşusu olan 5364 parsel sayılı taşınmazın malikidir. Dosyadaki bilirkişi raporlarından, 5364 parsel sayılı taşınmaza yapılan yapının 5363 parsele taşkın olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; taşkın yapılarda kayıt malikinin sorumlu olacağı açıktır. Bu bağlamda taşkın yapının bulunduğu 5364 parsel sayılı taşınmaz maliki davalıya husumet yöneltilmesi doğru olduğu gibi, yıkımı istenen yapının 5363 parsel sayılı taşınmazda haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşkın olarak inşa edildiği gözetildiğinde davalı 5364 parsel malikinin bu yapıdan dolayı sorumluluğu olup, aleyhinde açılan el atmanın önlenmesi isteğinin kabulü ile taşkın kısmın da yıkımına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle birleştirilen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.