7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2025/1493 E. , 2025/4897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15 69... parsel sayılı taşınmazda bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, taraflar arasındaki boşanma davasının 31.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, tahliye için davalıya ihtar gönderildiğini iddia ederek; davalının dava konusu bağımsız bölüme el atmasının önlenmesine, taşınmazdan tahliyesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiş, 27.03.2023 tarihli dilekçesi ile 31.05.2022 tarihinden itibaren aylık 750,00 TL ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usule uygun düzenlenmediğini, kira ve ecrimisilin birlikte istendiğini, davalının işgalci olmadığını, taşınmazın taraflarca birlikte alındığını, davalı tarafından açılan katkı payı alacağı ve edinilmiş mallara katılma alacağı istemli davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, istenen kiranın fahiş olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında; ".. davaya konu taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı olduğu, katkı payı davasının taşınmazın aynına ilişkin olmayıp bedele ilişkin olduğu, bu nedenle bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı, boşanma davasının kesinleşmiş olduğu, davalının taşınmazda hukuken geçerli bir hakkı olmadığı, davacının TMK'nın 683. maddesi uyarınca işbu davayı açabileceği anlaşılmakla el atmanın önlenmesine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının boşanma kararının kesinleşmesinden sonra davalıya taşınmazı tahliye etmesi için ihtarname gönderdiği, davalıdan boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren ecrimisil isteyebileceği, bilirkişinin boşanma kararının kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10.322,58 TL ecrimisil hesapladığı, davacının talebinin ise 750,00 TL olduğu anlaşılmakla, taleple bağlı kalındığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, tahliyesine, 750,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun el atmanın önlenmesi istemi yönünden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, ecrimisil istemi yönünden istinafı kabil bir karar olmadığından HMK'nın 345, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden usulden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Dava dilekçesinin usule aykırı olduğunu, dava değerinin gösterilmediğini,
2.Davacının, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra verdiği dilekçe ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını,
3.İki tanığının dinlenmesine gerek görülmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
4.Katkı payı alacağı davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini,
5.Davacının tanıklarının kardeşleri olduğunu, objektif beyanda bulunmadıklarını, müvekkilinin tek tanığının objektif tanıklık yaparak dava konusu bağımsız bölümün davalının babasının yardımıyla satın alındığını beyan ettiğini,
6.İstinaf dilekçesindeki itirazlarına ilaveten aleyhe vekalet ücretinin makul takdir edilmediğini,
7.Hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.