10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2025/7852 E. , 2025/14470 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumun 1/127503 sayılı dosyadan bağladığı malullük aylığını 30.08.2012 tarihinde 1gün 4/1-a kapsamında tüm sigorta kollarına tabi çalıştığı gerekçesiyle kestiğini, 5510 sayılı Kanun'un 96.md.A bendi gereği borç kaydettiğini,14.11.2014 tarihli dilekçe ile işlemin düzeltilmesi talebinde bulunduğunu, 17.11.2015 tarihli yazıda 8/147159 tahsis numaralı dosyadan bağlanan gelirin 20.01.2013-19.10.2014 süresinin tama yükseltilmesi nedeniyle 12.298,44 TL'nin ödenmesi gereken tutardan mahsup edileceğinin kalan borcun tahsil edileceğinin bildirildiğini, 01.12.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un 19. md. gereğince 8/147159 sayılı dosyadan yaşlılık aylığı bağladığını, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a gereği 1günlük çalışma nedeni ile malullük aylığının kesilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu, davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen malullük aylığının kesilmesi ile fazla ve yersiz ödeme nedeni ile borçlandırma işleminin iptalini, tekrar bağlanan aylığından borcuna mahsuben yapılan kesintilerin mahsup tarihlerinden itibaren hesap edilecek faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; Kurum tarafından yapılan işlemler hukuk kurallarına ve mevzuata uygun olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 05.05.2016 tarih ve 2016/23 E. 2016/217 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilerek, bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurularak, yöntemince inceleme ve araştırma yapılmalı, dava konusu dönemde dava dışı işverenin Kurum nezdindeki çalışmaların geçtiği iddia edilen iş yeri de dahil tüm iş yeri dosyaları ile tüm dönem bordroları celp edilerek, dava konusu dönemde işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler, bordro tanıkları ve aynı yörede komşu işverenler veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler titizlikle araştırılarak belirlenmeli ve bu çerçevede tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınarak tanık beyanları denetlenmeli, davacının anılan iş yerinde hangi işi yaptığı belirlenmeli, işyerinin ticari faaliyetinin kapsamına, ticaret ve çalışma hayatının gerçeklerine göre, ihtilaf konusu 1 günlük bildirimin gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığı tüm açıklığıyla belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Ayrıca, 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı talebi 2014 yılında olup kaldı ki davacının yaşlılık aylığı yönünde bir talebinin de bulunmadığı dikkate alındığında Mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetsiz olup, yapılan araştırma sonucunda çalışma fiili olduğunun saptanması durumunda, çalışmayı takip eden aybaşı itibariyle maluliyet aylığına hak kazanacağı gözetilerek karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;
İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönünde karar vermesi, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle, anılan kararın müvekkil Kurum lehine bozularak davanın reddine karar verilmesini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.