Esas No
E. 2025/10004
Karar No
K. 2025/14483
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2025/10004 E.  ,  2025/14483 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2407 E., 2025/732 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/30 E., 2023/54 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından davacının maaşının 2011 Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarında birden fazla işyerinde sigortalı göründüğünü, aynı anda iki işyerinde birden çalışmanın söz konusu olamayacağı gerekçesi ile 12 ... numaralı işyeri için yapılan prim ödemelerinin iptal edilmesi sebebiyle kesildiğini, davalı Kurumun emekli aylığını kesmesine ilişkin kararının haksız ve hukuka aykırı olup kararın iptali ile 21.02.2016 tarihi itibariyle hak kazandığının tespitini talep ettiğini, müvekkilinin 27.01.2014 tarihinde aylık bağlanması için davalı Kuruma müracaat ettiğini, müracaatının geçerli olan 35.70 TL günlük kazancının %32'si üzerinden hesaplanan 720 gün karşılığı 8.225,29 TL doğum ya da analık bedelini tebligat tarihinden itibaren ay içinde ödenmesini istediğini, davalı Kurumun hesabına yatırdığını, 2015 yılında tekrar başvurması gerektiğinin bildirildiğini, 04.11.2015 tarihinde emeklilik aylığı bağlanması için Kuruma yeniden başvurduğunu, bu kez 5510 sayılı Kanunu'nun 41. maddesine göre müracaat tarihinde geçerli olan 42,45 TL günlük kazancının %32'si üzerinden hesaplanan 180 gün karşılığı 2.445,12 TL doğum ya da analık bedelinin 1 ay içinde ödenmesinin bildirildiğini, borçlanma işinin yapıldığının belirtildiğini, müvekkilin 2.445,12 TL bedeli de davalı Kurumun banka hesabına yatırdığını, 21.02.2016 tarihinde emekli olarak aylık almaya başladığını, Ekim 2017 tarihinde emekli aylığının davalı Kurum tarafından kesildiğini öğrendiğini, müvekkilinin 9/2011- 5/2012 döneminde ... unvanlı işyerinde değil ... unvanlı işyerinde sigortalı gözüktüğünü, bu işyerinde (...) çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmadığı için iptal edildiğini, emekli aylığının kesildiğini öğrendiğini, müvekkilinin 2011 yılında ... Tekstil'de çalıştığını, 2014/Ocak ayına kadar işyerinde çalışmaya devam ettiğini, Kurumun 01.05.2016 tarihli ... numaralı Denetmen Raporuna dayanılarak emeklilik iptalinin bildirilmesi üzerine haberdar olduğunu, 2011 Eylül ayından 2014 Ocak ayına kadar ... Tekstil'de çalıştığını, ... unvanlı iş yerinde neden sigortalı göründüğünü bilmediğini belirterek hukuka aykırı işlemin düzeltilmesini talep ettiğini, emeklilik aylığının kesilme işleminin iptalini, doğum borçlanması yoluyla eksik günlerinin tamamlanarak yeniden emekli aylığı bağlanmasını, davaya konu iptal edilen primlerine rağmen davacının emekliliğe hak kazanmak için yeterli ödemiş prim gününün bulunması halinde 21.02.2016 tarihi ile müvekkilinin yeniden aylık bağlanması gerektiğini, kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanıncaya kadar emekli aylıklarının faizi ile birlikte ödenmesine, Kurum işleminin iptalini, prim iptali halinde davacının eksik prim ödeme gün sebebiyle emekli aylığına hak kazanamayacağının tespiti halinde söz konusu işlemden yukarıda açıklanan nedenlerle denetim görevini yerine getirmeyerek emekli aylığı bağlanan Kurum kayıtlarına güvenen müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, emekli aylığının kesildiği tarihten yeniden bağlanacağı tarihe kadar ödenmeyen emeklilik aylıklarının faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının birden fazla işyerinde aynı anda çalışamayacağından emekli maaşının kesilmesi işlemi yapıldığını, Yargıtay kararlarında bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın gerektiğini, fiili çalışmanın varlığının ortaya konulmasını, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, tanık beyanları değerlendirilirken işyerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve iş yeri hakkında bilgileri, tanıklık edilen dönem üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olması dikkate alınması gerektiğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin fiilen çalıştığı işyeri ile sigortalı gösterildiği işyeri belli ve sınırlı bir dönmede farklılık arz ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde, Kurum'un işverenlerce yapılan bildirimlerin doğruluğunu denetlemek, gerekirse re'sen araştırma yapmak ve işçinin sigortalılık haklarını korumakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar boyunca fiilen çalıştığı yerin dışında gösterilmesi, ancak Kurum tarafından buna dair hiçbir işlem yapılmamış olmasının doğrudan idari bir ihmalin sonucu olduğunu, davalının kendi kusurundan yararlanmasının söz konusu olamayacağını, ayrıca dosyada yer alan tanık beyanlarının, müvekkilinin fiilen çalıştığı işyerinin açık bir şekilde tespitine imkân verecek nitelikte olduğunu, tanık anlatımlarıyla desteklenen gerçek çalışma yerinin, SGK kayıtlarındaki bildirimlerle örtüştüğünü, bu nedenle, müvekkilinin sigortalılığının fiili çalışmasına göre tespiti ve emeklilik işleminin iptali kararının iptal edilmesinin hakkaniyetin ve hukukun gereği olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurumun davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve davacının 21.02.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve kesilen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.