Esas No
E. 2025/5044
Karar No
K. 2025/13480
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2025/5044 E.  ,  2025/13480 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/3241 Esas, 2025/260 Karar
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/592 Esas, 2024/166 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Bartın ili, ..., köyü 1 38... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faizinin %4 alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışının yüksek belirlendiğini, objektif değer artışlarının nedenlerinin belirtilmediğini, münavebeye alınan ürünlerin verim değerlerinin yüksek, masrafların ise düşük alındığını, bu durumun taşınmazın bedelinin haksız bir şekilde yükseltilmesine neden olduğunu, ağaçların değerlemesi yapılırken bakımları tam yapılmış kültür ağaçları gibi değerleme yapıldığını, bu şekilde yapılan değerleme sonucunda ağaç bedellerinin yüksek hesaplandığını, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 29.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğundan tespit edilen kamulaştırma bedelininde gerçek değerinin altında hesaplanarak hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, itirazlarına rağmen ek rapor alınmadığını, hükme esas alınan raporda, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların cins ve adedinin eksik hesap edildiğini ve birim fiyatlarının eksik alındığını, parselin değer tespiti yapılırken obektif değer artırıcı unsurun dikkate alınmadığını, aynı şekilde ırmak havzasında bulunması sebebiyle sulak arazi konumunda olan taşınmaza kuru arazi nitelemesi ile düşük değer takdir edildiğini, objektif değer artışının %200 olarak esas alınması gerekirken %30 olarak alındığını, söz konusu taşınmazların akarsu havzasında kaldığını, ırmak ve ana yola yakın konumda olduğunu, bölgenin verimli arazileri olduğu gibi yola yakın olması nedeniyle tarımsal ticaretin de kolay gerçekleşebileceği gözde alanlar olduğunu, bilirkişi raporunda ağaç bedelinin keşif tespitlerine uygun hesaplanmadığını, objektif değer artışının %200 olarak esas alınması gerekirken %30 olarak esas alındığını, neden %30'un üzerine çıkılmadığının açıklanmadığını ve aynı bölgedeki diğer taşınmazlara seri dosyalarda uygulanan objektif değer artışının araştırılmadığını, raporun bu yönden de hatalıyken ilk derece mahkemesince tüm çelişkilere ve itirazlarına rağmen hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, tespitlerin yapıldığı yıldan bu yana uzun zaman geçtiğini, hal böyle iken enflasyon verileri de dikkate alınmak suretiyle münavebe ürünlerine enflasyon farkı uygulanmak suretiyle tespit yapılması gerekirken bu hususun göz önüne alınmadan hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, münavebe ürünü olarak en ucuz ürün olan fiğ ve buğday (dane) ve buğday (saman) ile silajlık mısır esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu ürünlerin ekonomik değerinin düşük ürünler olduğu gibi münavebe ürünü olarak esas alınmasının da mümkün olmadığını, zira yörenin münavebe ürünlerinin kara lahana, taze fasulye, domates ve salatalık ve ayrıca ... kıymetli ve meşhur olarak üretimi yapılan çilek olmasının gerektiğini beyan ederek, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, taraflarınca ilgili karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz yönünden kapama kavak hesabı yapıldığı, verilerin doğru uygulandığı, kaldırma sonrası alınan ek rapor ile belirlenen değerleme tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının uygun olduğu; ancak dava konusu taşınmazın kapama bahçe olarak değerlendirilmesi halinde kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal şekilde sağlanabilecek gelir dikkate alınacağından, taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin artık zemin değerine bir katkısından söz edilemeyeceğinden kapama kavak ağaçları dışındaki meyveli ve meyvesiz ağaçların değeri de kapama kavak bahçesi olarak bulunan bedelin kapsamında kalacağından taşınmaz üzerindeki diğer ağaçlara ayrıca değer verilmemesi gerektiğinden taşınmaz üzerinde bulunan diğer ağaçların sınır ağacı niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek, sınır ağacı niteliğinde ise yaş, cins ve nevilerine göre maktuen değerleri tespit edilip kamulaştırma bedeline eklenmesi, sınır ağacı niteliğinde değil ise az yukarıda değinildiği üzere taşınmaz muhtesat bedelinin tespiti sırasında kapama meyve bahçesi niteliğinde kabul edildiğinden ayrıca bu ağaçların bedelinin tespit edilmemesi gerekmekte iken İlk Derece Mahkemesi tarafından hatalı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan 2 adet ceviz ve 5 adet muhtelif meyve ağacı için belirlenen 1.260,00 TL fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden davalı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekili istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.