Esas No
E. 2025/5057
Karar No
K. 2025/13481
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2025/5057 E.  ,  2025/13481 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1185 Esas, 2025/283 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/579 Esas, 2023/146 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Bartın ili, ..., köyü 1 44... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ...

vd. vekillerinin istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının hatalı olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin verim değerlerinin yüksek masraflarının ise düşük alındığını, bu durumun taşınmazın değerinin haksız yere yükselmesine sebep olunduğunu, bilirkişilerce fiyattan değere gidildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki taşınmazların yüksek üretim maliyetleri nedeniyle üretim amaçlı kullanılmadığını, parseller içerisindeki ağaçların değerlemesi yapılırken bakımları tam yapılmış kültür ağaçları gibi değerleme yapılmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin tespitinde kıymet takdir komisyonlarının verilerinin kullanılması gerektiğini, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını, bilirkişi raporunda belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın bulunduğu yer, ekonomik durumu ve konumu itibarıyla %50-60 objektif değer artırıcı unsur eklenmesi gerektiğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre dava konusu taşınmaza %100 objektif değer artırıcı unsur hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunda objektif değer artırıcı unsur için defalarca kez beyanda bulunduklarını, duruşma tutanaklarında yazdırdıklarını, ancak bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, raporda alınan münavebe ürünlerinin bedellerinin düşük olduğunu, bu nedenle taşınmazın bedelinin de düşük hesaplandığını, takdir komisyonunun 2019 yılı Kasım ayında teklif ettikleri bedelin dahi daha yüksek olup, o tarihte teklifi kabul etmeyen müvekkillerine 1,5 yıl sonra o tarihte teklif edilen münavebe ürün bedelinden daha düşük olmasının kabul edilemez olduğunu, bedele esas alınan münavebe ürünlerinin hatalı ve yanlış olduğunu, bilirkişilerce münavebe ürünü olarak en ucuz ürün olan, hiçbir ekonomik getirisi bulunmayan ürünlerin alındığını, 2022 yılı münavebe listelerinin baz alınması gerektiğini, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişilerce bina değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, yapı birim maliyeti metrekare birim fiyatının en düşük değerinin baz alındığını, raporda evin toplam değeri yazılırken yıpranma payının nasıl ve yüzde kaç oranında düşürüldüğünün dahi tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde yazılmadığını, binalara belirlenen yıpranma oranlarının yüksek alındığını belirterek, yerel mahkeme kararınında belirlenen bedel çok düşük belirlendiğinden, anılan kararın davacı aleyhine kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı oranının yerinde olduğu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki ağaçlara 2021 yılı maktu ağaç cetvelinde gösterilen değerler doğrultusunda bedel takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesininde uygun olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.