Esas No
E. 2024/2631
Karar No
K. 2025/13682
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2024/2631 E.  ,  2025/13682 K.

"İçtihat Metni"HÂKİMLİĞİ : İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI: 2023/4778 Değişik iş
KARAR: İtirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un (1567 sayılı Kanun) 3/3. maddesine muhalefet etmekten kabahatli ... hakkında 28.572,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2022 tarihli ve 2022/2650 idarî yaptırım defter, 2022/1861 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.06.2023 tarihli ve 2022/10170 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.08.2023 tarihli ve 2023/4778 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/30947 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/30947 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, kabahatli şirket tarafından .... Gümrük Müdürlüğünün 20/11/2020 tarihli ve 203431 00... 4 sayılı gümrük beyannamesi ile "...." unvanlı ve merkezinin ... olduğu yazılı şirkete 571.441,29 Türk Lirası bedelli bay, bayan ve çocuk kıyafeti ürünlerinin ihracatının gerçekleştirilmesine rağmen, ihracat bedelini 90 gün süreli ihtarnameye rağmen yurda getirmediğinden bahisle hakkında, 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasına yapılan başvurunun, dosya kapsamı itibariyle aldırılan ve karara esas olan bilirkişi raporuna istinaden reddine karara verilip, bu karara karşı yapılan itiraz da merciince reddedilmiş, karar esas olan bilirkişi raporunda ise ihracata ilişkin gümrük beyannemesi ile faturadaki adresin "...." olduğu ve ihracatın Filistin'e yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin genelge kapsamında dosyada olmadığı belirtilmiş ise de;

04/09/2018 tarihli ve 30525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018- 32/48)’in 12. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak çıkarılan .... Bankası İhracat Genelgesinin Ek 2'de yer alan "ihracat Bedelinin Yurda Getirilmesinde İstisna Tanınan Ülkeler" başlıklı tablosunda yer alan istisna ülkeler arasında Filistin ülkesinin de bulunduğu,

Diğer yandan İhracat Genelgesinde 15/09/2022 tarihinde yapılan değişiklikle gümrük beyannamesinde gideceği ülke olarak İsrail yazılmasına rağmen fiili olarak Filistin'e yapılan ve alıcı adresinin Filistin olarak belirtilen ihracat işlemlerinde, bu hususun satış sözleşmesi, kesin veya proformafatura, GB örneği/GB bilgileri ve banka hesap özeti gibi belgeler ile tesvik edilmesi şartıyla ihracatın Filistin'e yapılmış sayılacağının düzenlendiği,

Somut incelemeye konu dosyada, kabahatli şirket vekili tarafından dosyaya sunulan Filistin Yönetimi Ulusal Ekonomi Bakanlığı Şirketler Denetmeni tarafından verilen belgede, ....Giyim Sanayi ve Pazarlama Şirketi’nin ortaklarının Kudüs ve Ramallah ikametgahlı olduğu, Filistin Devleti Maliye Bakanlığı Gümrük ve Katma Değer Vergisi Dairesi tarafından verilen ve Gümrük Vergisi ve KDV Direktörü ... tarafından imzalanan 14/09/2023 tarihli belgede de şirketin yetkili satıcı olarak kayıtlı olduğunun belirtildiği, keza gümrük beyannamesinde alıcı firma adresinin “RAMALLAH-ISRAEL” yazılmasına rağmen Ramallah şehrinin Filistin’in Batı Şeria bölgesinde yer aldığı, her iki şirket arasında düzenlenen “İhracat İthalat Sözleşmesi”nde ihracat yapılan şirketin “... FİLİSTİN” adresinde mukim olduğunun anlaşılması karşısında, fiili ihracatın istisna ülkeler arasında yer alan Filistin'e yapıldığı ve kabahatli hakkında ihracata ilişkin bedellerin yurda getirilmediği gerekçesiyle anılan genelge uyarınca idari yaptırım kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Kabahatliye uygulanan idari para cezasına dayanak teşkil eden 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinin "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olduğu, buna karşılık aynı Kanun'un 3/1. maddesinin ise "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır." hükmünü içerdiği, buna göre Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 Sayılı Tebliğ'in (Tebliğ) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-31/12/2019-30995 5.

Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı olarak ihracat bedelinin süresinde yurda getirilmemesi ya da kısmi getirme halinde ise getirilmeyen miktarın Tebliğ'in 10. maddesindeki terkin sınırının üzerinde olması halinde 1567 sayılı Kanunun 3/3. maddesinde yer alan kabahati oluşturacağı, buna karşılık ihracat bedeli süresinde yurda getirilmekle birlikte Tebliğ'in 6/1. maddesindeki "İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilmesinden ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur." düzenlemesine aykırı olarak müteakip süreç tamamlanarak ihracat hesabının kapatılmaması halinde ise 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki kabahatin oluşabileceği, dosya kapsamına göre ise kabahatli tarafından ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiği ileri sürülerek buna ilişkin bilgi ve belgeler sunulduğu cihetle, kabahatli tarafından dosyaya sunulan belgelerin sıhhat ve geçerliliği ile idari para cezasına konu ihracat işlemine ilişkin olup olmadığı, getirilen ihracat bedelinin bulunması durumunda hangi oranda ve sürede getirildiği araştırılıp, sonucuna göre kabahatlinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekip gerekmediği hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle

17.11.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.