16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1742 Esas
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/10/2024
NUMARASI: 2024/13 E. - 2024/619 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; alacaklı .... Şti.'nin borçlu ... aleyhine başlatılmış olan takip kapsamında müvekkiline 2 kez haciz işlemi için gelindiğini, ..../03/2018 tarihinde gerçekleştirilen ikinci haciz işleminde müvekkili şirkete ait işyerinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, haczedilen eşyaların müvekkili şirkete yediemin olarak teslim edildiğini, müvekkili şirkete ait söz konusu markanın tescilli marka olduğunu, haczedilen menkullerin borçlu ile herhangi bir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığını, mahcuzların tamamının müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket ile icra borçlusu ... arasında herhangi bir ticari veya benzeri bir ilişki bulunmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, haczedilen menkul malların üzerindeki haczin kaldırılmasına, satışın engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya yönelik bir alacak iddiası bulunmadığını, davacının belirttiği mahcuzların dava dışı takip borçlusu ...'ın borcu sebebiyle haczedildiğini, mahkemenin yetkisine ve görevine itirazlarının olduğunu, davanın İİK'nun 97/9. maddesi gereğince İcra Hukuk Mahkemelerince görülebileceğini, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu beyan ederek, davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2019 tarihli 2018/254 E. - 2019/551 K. sayılı kararıyla; "... Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir.
DAİREMİZCE VERİLEN İLK KARAR:
Davacı vekili ve davalı vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuş, istinaf talepleri Dairemizce incelenmiştir. Dairemizin 30/12/2019 tarihli 2019/2174 E. - 2019/2861 K. sayılı kararıyla; "...davacının icra dosyasında taraf sıfatı bulunmadığından menfi tespit davası açamayacağından davanın usulden reddine karar verildiği açıklanmışsa da; hükümde mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine ve dosyanın İstanbul İcra Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK 355. Madde gereğince resen dikkate alınması gerektiği, ayrıca mahkemenin davacı istemini İİK 97. Maddesindeki istihkak davası olarak kabul ederek görevsizlik kararı vermesinin de usul ve yasaya uygun olmadığı, kanaatiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına…" karar verilmiştir.
MAHKEMENİN İKİNCİ KARARI: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi yeniden yaptığı yargılama sonucunda 30/12/2020 tarihli 2020/50 Esas, 2020/893 Karar sayılı kararıyla; "...Sonuç olarak, hacze konu ... markalı bayan dış giyim ürünlerinin davacı şirket ortağına ait olmakla onun izniyle davacı şirket tarafından ticari faaliyet kapsamında satışının yapıldığı, dava konusu klimaların 2014 yılına ait fatura ile davacı tarafından satın alındığı, davacı şirketin asıl takip borçlusu ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, asıl borçlunun oğlunun şirketinden mal alımı yaptığı, hacze konu ürünlerin asıl borçlunun oğlunun şirketine ait olduğuna ve asıl borçlu ile oğlunun şirketinin organik bağ içerisinde olduğuna dair bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, hacze konu adreslerin davacı şirketin fiilen kullanımında olan adresler olduğu dikkate alındığında ticari kayıtlar kapsamında da taraflar arasında bir alacak, borç ilişkisinin tespit edilememesi karşısında davanın kabulü ile Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki hacze konu 2 adet klima ile 850 adet muhtelif renk ve ebatlarda ... marka bayan dış giyim ürünlerinin davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklı şirket tarafından haciz mahallinde asıl borçlunun yakınlarının bulunması ve dava konusu markalı ürünlere ait marka isimlerinin cam vitrinde yazılı olması nedeniyle haciz işlemi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek dava konusu malların kime ait olduğunun yargılama neticesinde belirlenmesi karşısında davacı şirketin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkememizce hacze konu ürünlerin davacı şirkete ait olduğu kanaatine varılmakla yaklaşık ispat şartının yukarıda belirtilen gerekçelerle sağlandığı anlaşılmakla davacı şirketin tedbir talebinin kabulü ile hacze konu 2 adet klima ile 850 adet ürün bedelinin % 20 si teminat mukabilinde hacze konu bu malların satışlarının karar kesinleşinceye kadar tedbiren engellenmesine dair; -Davanın KABULÜ ile Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki hacze konu 2 adet klima ile 850 adet muhtelif renk ve ebatlarda ... marka bayan dış giyim ürünlerinin davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davacı şirketin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-Davacı şirketin tedbir talebinin kabulü ile hacze konu 2 adet klima ile 850 adet ürün bedelinin % 20 si teminat mukabilinde hacze konu bu malların satışlarının karar kesinleşinceye kadar tedbiren engellenmesine…" karar verilmiştir.
DAİREMİZİN İKİNCİ KALDIRMA KARARI: Mahkeme kararına karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuş ve Dairemizce istinaf talebinin incelenmesi sonucunda 27/12/2023 tarihli, 2022/1959 Esas, 2023/1997 Karar sayılı kararı ile; "…Dosya incelendiğinde; Ankara .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle ..../11/2017 tarihinde ... caddesi, ....sokak, No: ../İSTANBUL adresinde faaliyet gösteren ... Tekstil isimli iş yerinde haciz yapıldığı, bir kısım mallar haczedilerek ... Tekstil firmasının yetkilisi ve icra dosyasında borçlu olan ...’ın oğlu olan...’a yediemin olarak teslim edildiği, daha sonra../11/2017 tarihinde bu kez .. ...sokak, No:... ..İSTANBUL adresinde haciz yapıldığı, davaya konu edilen malların burada haczedildiği, bu iş yerinde de ... firmasına ait faturalar, lisans veren ..., lisans alan ... olan inhisari lisans sözleşmesi, ... firmasının satışını yaptığı "..." markasını taşıyan poşet ve kutular ile ürünler bulunduğu, "..." markalı ürünlerle birlikte davacının hak iddia ettiği "..." markalı giysi ürünlerinin ve ... markalı klimaların haczedildiği ve yediemin olarak...’a bırakıldığı tespit edilmiştir.
Bu mallarla ilgili davacı tarafından davalıya ve dava dışı icra takip borçlusuna karşı açılan istihkak davası sonucunda İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ../07/2023 tarihli, 2022... Esas, 2023/.. Karar sayılı kararı ile istihkak davasının kabulüne karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir.
Mahkemece bu davanın konusu ile bağlantılı olan İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ../07/2023 tarihli, 2022/.. Esas, 2023/.. Karar sayılı kararın kesinleşmesi beklenerek, soncuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, diğer istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine…" karar verilmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/10/2024 tarihli, 2024/13 Esas, 2024/619 Karar sayılı kararı ile; "…İstanbul ....İcra Hukuk Mahkemesinin kararında Ankara ...İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasında hacizli bulunan ....... klima, bir kaset tipi ... klima ve 850 adet muhtelif bayan dış giyim eşyasının ... ..... Şti'ye aidiyetine kesin olarak verildiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak, hacze konu ... markalı bayan dış giyim ürünlerinin davacı şirket ortağına ait olmakla onun izniyle davacı şirket tarafından ticari faaliyet kapsamında satışının yapıldığı, dava konusu klimaların 2014 yılına ait fatura ile davacı tarafından satın alındığı, davacı şirketin asıl takip borçlusu ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, asıl borçlunun oğlunun şirketinden mal alımı yaptığı, hacze konu ürünlerin asıl borçlunun oğlunun şirketine ait olduğuna ve asıl borçlu ile oğlunun şirketinin organik bağ içerisinde olduğuna dair bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, hacze konu adreslerin davacı şirketin fiilen kullanımında olan adresler olduğu dikkate alındığında ticari kayıtlar kapsamında da taraflar arasında bir alacak, borç ilişkisinin tespit edilememesi karşısında davanın kabulü ile Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki hacze konu 2 adet klima ile 850 adet muhtelif renk ve ebatlarda ... marka bayan dış giyim ürünlerinin davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklı şirket tarafından haciz mahallinde asıl borçlunun yakınlarının bulunması ve dava konusu markalı ürünlere ait marka isimlerinin cam vitrinde yazılı olması nedeniyle haciz işlemi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek dava konusu malların kime ait olduğunun yargılama neticesinde belirlenmesi karşısında davacı şirketin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın KABULÜ ile Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki hacze konu 2 adet klima ile 850 adet muhtelif renk ve ebatlarda ... marka bayan dış giyim ürünlerinin davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davacı şirketin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE…" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının menfi tespit davası açamayacağını, örnek Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi icra dosyasında taraf sıfatının bulunmadığını, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda istihkak iddiasını kabul eder şekilde hüküm kurulduğunu, aynı mallarla ilgili İstanbul 38. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas, 2023/...Karar sayılı kararı ile istihkak iddiasıyla ilgili kesin hüküm verdiğini, aynı konuda mükerrer hüküm kurulduğunu,Menfi tespit davası ancak takip borçlusu tarafından açılabileceğinden menfi tespit davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Buna rağmen menfi tespit davasının kabulüne ve münhasıran İcra Hukuk Mahkemesinin görev ve yetkisinde olan ve üstelik de kesin hükümle karara çıkan bir hususta haczedilen malların davacı şirkete ait olduğuna karar verilmesinin hukuka, kanuna ve dosya kapsamına aykırı olduğunu belirterek, istinaf başvurularının kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, Mahkemece takdir edilmesi halinde, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara ......İcra Müdürlüğünün ... Esasa sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ....... Şirketi tarafından borçlu ... aleyhine, ..../09/2017 keşide tarihli, 20.000,00 Dolar (73.200,00 TL bedelli) çek ve ferileriyle 81.638,82 TL alacağın tahsili talebiyle .../10/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Ankara ....İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/...Esas, 2017/... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; ".../11/2017 tarihinde yapılan hacizde 3.şahıs şirketler tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, haczedilen malların 3.şahıs şirketlere ait olduğuna dair dosya içerisinde yeteri kadar bilgi ve belge bulunmadığı kanaatine varılmış olup söz konusu husus açılacak istihkak davasında belli olacağı" gerekçesiyle, hacze konu menkul mallarla ilgili istihkak iddiasının İİK.nun 97. maddesi uyarınca reddi ile takibin devamına, üçüncü şahıs şirketlerin kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak davası açmaktan muhtariyetine, masrafı verildiğinde kararın 3. şahsa tebliğine karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... Esas, 2023/..Karar sayılı karar örneği incelendiğinde; davacının ... .... Ltd. Şirketi, davalıların ...Ltd. Şirketi ve ... oldukları, aynı haciz işleminde haczedilen mallarla ilgili istihkak davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda.../07/2023 tarihli, 2023/...Karar sayılı karar ile davanın kabulüne, Ankara .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyasında hacizli bulunan 1 adet ... ... Klima, 1 adet kaset tipi ... klima ve 850 adet muhtelif bayan dış giyim eşyasının davacı şirkete ait olduğunun tespitine, üzerlerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği, kararın kesin olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişiden alınan 04/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... ....Şti. her ne kadar, mahkemeye yasal defter ve cari hesap gibi belge sunmamış olsa dahi, davalı vekilinin de kabulünde olduğu gibi, ticari faaliyetten kaynaklı olarak, . .... . ... .. Şti.'ne herhangi bir borcunun olmadığının netlik kazandığı, haczedilen, .....klima, ... duvar tipi klimalar, davacı .... ... Limitet Şirketi'ne ....06.2014 tarih ve ...no.lu fatura ile ... şirketi tarafından satışı yapılmış olması nedeniyle, fatura değeri olan 16.855,00 TL kadar davacıya ait olduğunun tespit edildiği, demirbaşların dışındaki iddia edilen emtianın, ..., ... markalı ürünlerin, davacının aktifine kayıtlı ürünler olduğuna dair gerek işyeri kayıtları ve gerekse belgeye dayalı olarak somut delil ile ispat edemediği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkemece tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için ilk raporu hazırlayan mali müşavir yanına marka ve patent uzmanı bir bilirkişi de görevlendirilerek alınan .../04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hacze konu malların davacı tarafça sunulan marka tescil belgesi ile uyumlu olduğu, haczin yapıldığı "... Mah. .. ...Sok. No:.... ..../İstanbul" adresinde davacı şirketin resmi olarak faaliyet gösterdiğinin ispatlanamadığı, davacı tarafından sunulan 20.03.2018 tarihli Mahsup Fişinin muhasebe kaydının somut bir belgeye dayalı olarak yapılmadığı, bu nedenle dosya içerisinde yer alan 03.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, demirbaşlar dışındaki emtialar her ne kadar....... Markalı olsa da iş bu ürünlerin, davacının aktifine kayıtlı ürünler olduğuna dair, gerek işyeri kayıtları ve gerekse belgeye dayalı olarak somut delil ile ispat edilemediği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan mali müşavir bilirkişiden alınan ../11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... firmasının davalı alacaklının takip borçlusu ... ile herhangi bir ticari ilişkisi kaydı kayıtlarında mevcut olmadığı, davacı ... firmasının davalı... ile ticari ilişkisi kaydı bulunmadığı, davalı... kayıtlarında da davacı ... ile herhangi bir ilişkisi olmadığı, ... firmasının... firmasına borçlu olmadığı, davacı ... Firmasının asıl borçlunun (...) oğlu olan ...'a ait ... şirketi ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, bu ilişkide ... Firmasının mal satın aldığı, ...'ya mal satmadığı, aidiyetinin tespiti istenen klimaların çok önceden faturasının ...firmasına tanzim edildiğinin mevcut olduğu, ... firmasına fatura düzenlenmediği için ...markalı ürünlerin ... firmasına ait olmadığının, davacı ...'ya ait olduğunun kayıtlar kapsamında değerlendirildiği, haciz zaptında da gerek ..., gerekse ... beyanlarında bu tespitin aksine beyan mevcut olmadığı, ancak belirlenen hususların takip hukukuna yönelik kanuni düzenlemeler kapsamında nihai takdirinin Mahkemeye ait olacağı, hacze konu malların davacı tarafça sunulan marka tescil belgesi ile uyumlu olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, davacının, dava dışı üçüncü kişiye ait borç nedeniyle davalı tarafça başlatılan icra takibi sırasında, kendisine ait olduğunu iddia ettiği iş yerinde haczedilen mallar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı vekili karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; Ankara ...... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle ../11/2017 tarihinde ... caddesi, .......sokak, No: .... .İSTANBUL adresinde faaliyet gösteren ... Tekstil isimli iş yerinde haciz yapıldığı, bir kısım mallar haczedilerek ... Tekstil firmasının yetkilisi ve icra dosyasında borçlu olan ...’ın oğlu olan...’a yediemin olarak teslim edildiği, daha sonra ..../11/2017 tarihinde bu kez ... ...sokak, No: ... ....İSTANBUL adresinde haciz yapıldığı, davaya konu edilen malların burada haczedildiği, bu iş yerinde de ... firmasına ait faturalar, lisans veren ..., lisans alan ... olan inhisari lisans sözleşmesi, ... firmasının satışını yaptığı "..." markasını taşıyan poşet ve kutular ile ürünler bulunduğu, "..." markalı ürünlerle birlikte davacının hak iddia ettiği "..." markalı giysi ürünlerinin ve ... markalı klimaların haczedildiği ve yediemin olarak...’a bırakıldığı tespit edilmiştir.
Davacının istemi İİK 97. maddesindeki istihkak davası niteliğinde olmayıp, haczedilen malların satışı sonucunda davalı alacaklıya ödenecek tutarla ilgili davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespiti için dava açmıştır. Bu nedenle davacının taraf sıfatı mevcut olduğu gibi, icra hukuk mahkemesinde görülen istihkak davası ile işbu davanın konuları aynı olmadığından, mükerrer yargı kararı da söz konusu değildir.
Bu mallarla ilgili davacı tarafından davalıya ve dava dışı icra takip borçlusuna karşı açılan istihkak davası sonucunda İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../07/2023 tarihli, 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı ile istihkak davasının kabulüne karar verildiği, kararın kesin olduğu tespit edilmiştir.
Bu davanın konusu ile bağlantılı olan İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ../07/2023 tarihli, 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararın kesinleşmesi ile, davacıya ait işyerinde haczedilen klima ve giysi ürünlerinin davacıya ait olduğu kesin olarak belirlenmiş olmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1.6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 5.000,29 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.251,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.749,29 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4.İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5.Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.