10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11402
- Karar No
- 2025/16560
- Karar Tarihi
- 02.12.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2025/11402 E. , 2025/16560 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Mahkeme bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ... adına 3/1248301 tahsis numarası ile davalı Kurumdan ölüm aylığı almakta iken, davalı Kurum tarafından davacıya, eski eşiyle muvazaalı olarak boşandıkları ve fiilen birlikte yaşadıklarından bahisle bağlanan ölüm aylığının kesildiğini ve ödenen ölüm aylıklarının faiziyle birlikte geri istenildiğini, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/109 Esas ve 2012/330 Karar sayılı dosyasında yargılandığını, dosya kapsamında tarafların fiilen ayrı yaşadıkları sabit olduğundan davacının beraat ettiğini, bunun üzerine davacının ölüm aylığının yeniden bağlanması için davalı Kuruma yazılı müracaat ettiğini ancak sonuç alamadığını beyan ederek, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, birikmiş her bir ölüm aylığının ödenmesi gereken tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Kuruma ödenen 3.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; Kurum kayıtlarının tetkiki sonucunda, davacının eşinden boşanması üzerine babasından dolayı yetim aylığı aldığının anlaşıldığını, Kuruma yapılan ihbar üzerine davalı Kurum kontrol memurlarınca davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti hususunda araştırma yapılarak rapor düzenlendiğini, bu raporda davacının boşandığı eşi ile birlikte aynı adreste ikamet ettiklerinin tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi hükmü gereğince sigorta yoklama memurları ile sigorta müfettişleri tarafından tutulan rapor ve tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu ve bu belgelerin aksinin ancak eş değerde yazılı belgelerle ispatı gerekeceğinden, davacının aksini eş değerde yazılı belgelerle ispat etmesi gerekeceğini beyan ederek, davanın reddine, davacının % 40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2023 tarihli kararı ile "Davacının davasının kabulü ile 31.594,16 TL 'nin her bir aylığın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 04.05.2023 tarihli ve 2023/5074 esas ve 2023/4840 karar sayılı ilamında; inceleme konusu dosyada"... Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı ve eski eşinin talebe konu dönemde yaşadığı adreslerde konuyla ilgili etraflıca kolluk araştırması yapılmalı, yine bu kişilerin hareketli MEDULA kayıtları getirtilerek irdelenmeli, davalı ve eşinin boşandıkları dönemde bildirdikleri adreslerde oturan komşular, apartman görevlileri, yönetici ve civar esnaf ile bilhassa denetmen raporunda ifadesi alınan kişilerin, davayla ilgili kapsamlı bir şekilde tanık olarak beyanları alınmalı, böylece kontrol memuru raporunun aksinin ispat edilip edilmediği hususu belirlenerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın eksik inceleme araştırma ve değerlendirmeye dayalı olduğunu ve dosya kapsamında yer alan Yargıtay kararlarıyla uyumsuz olduğunu, Mahkemece İdare Mahkemesi kararı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, İdare Mahkemesince verilen kararın Mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadığını, toplanan delillere göre karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ödediği miktarın istirdatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı şirket vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.