10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2025/10075 E. , 2025/16589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Muratlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı
Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısının 24.09.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda sürekli iş göremez hale geldiğini belirterek, iş kazası nedeniyle Kurum sigortalısına bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan Kurum zararının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının gerçekleştiği 24.09.2008 tarihinde, iş kazasının olduğu fabrikada ... Alüminyum Levha Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin bulunduğunu, kazalı işçinin de bu firmanın işçisi olduğunu, iş kazasının olduğu tarihte müvekkili şirketin kazanın olduğu adreste faaliyette olmadığını, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespit edildiği rapora itiraz ettiklerini, Yüksek Sağlık Kurulundan ve Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli 2013/211 Esas, 2017/111 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli, 2018/127 Esas, 2019/167 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının sadece faizin başlangıcı dışında usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğundan davalı şirket vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, bağlanan ilk peşin sermaye değerinin onay tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesine bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; davalı şirket vekilinin müvekkili şirketin işveren olmadığı yönündeki savunması karşısında, sigortalının fiili olarak hangi işveren nezdinde çalıştığı, asıl alt işverenlik hususunun araştırılması gerektiği, yine davalı şirket vekilinin, sürekli iş göremezlik oranına yönelik itirazı çerçevesinde, 506 sayılı Kanun'un 109. maddesinde öngörülen prosedür ile, 28.06.1976 gün ve 6-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da gözetilerek, davacı Kurum yönünden bağlayıcı niteliği bulunan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporuna davalı tarafından itiraz edildiği takdirde, sigortalının meslekte kazanma gücünü hangi oranda yitirdiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin konuda uzman kürsü başkanlıkları tarafından belirlenmeli, sonrasında, anılan iptal kararı ve sigortalının kesinleşen sürekli iş göremezlik derecesi dikkate alınıp, bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile sosyal yardım zammı tutarının açıklıkla saptanarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği, sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihinden faizin başlatılması gerektiği gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısının müvekkil şirket çalışanı olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, salt denetmen raporu üzerinden hüküm tesisinin yanlış olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.