Esas No
E. 2025/7536
Karar No
K. 2025/9088
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/7536 E.  ,  2025/9088 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1937 E., 2025/1181 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 35. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/247 E., 2022/39 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı alt işveren Şirketler nezdinde 01.11.2004 tarihinde temizlik işinde çalışmaya başladığını, 2017 yılının Ekim ayında davalı Şirketlerin oluşturdukları Adi Ortaklığın işi devir alması ile Adi Ortaklık bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, 31.01.2018 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, tüm çalışmalarının davalı Belediyenin temizlik ihalesi kapsamında gerçekleştiğini, davacının Adi Ortaklıkta en son işin yürütülmesinde koordinatör olarak çalıştığını, son ücretinin net 5.300,00 TL olduğunu, davacıya araç tahsis edildiğini, kullandığı telefon hattının faturalarının işverence ödendiğini, çalışma süresi boyunca işyerinde fazla çalışma yaptığını, haftanın 6 günü çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili Belediyenin işveren sıfatı bulunmadığını, davanın alt işveren Şirketlere ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Temizlik ve İlaçlama Hizm. Org. Tur. İnş. Bilg. ve Dan. Tic. AŞ (... Temizlik Şirketi) ve ... Tur. Tic. AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) gereği davalı ... nezdinde kadroya geçtiğini, iş sözleşmesinin kesintisiz olarak devam ettiğini, müvekkili Şirketlerin son alt işveren olmadığını, işçilik alacaklarından asıl işveren davalı Belediyenin sorumlu olduğunu, iş sözleşmesinin 696 sayılı KHK nedeni ile feshedildiğini, fesih olgusu kanun nedeni ile gerçekleştiğinden davacının herhangi bir işçilik alacağı bulunmadığını, davacının çalışmasına devam ettiğini, tüm çalışma karşılığı ücret alacaklarının davacıya ödendiğini, alt işveren Şirketlere davanın ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.01.2005-31.01.2018 tarihleri arasında çalıştığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış nedeninin Kod (39) olarak bildirildiği, davacının 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçmek için başvurmadığı, davacının iş sözleşmesinin 31.01.2018 tarihinde feshedildiğini ileri sürdüğü, SGK kayıtlarına göre çalışmasının devam ettiği ve 01.04.2018 tarihinde ihbar olunan ... Yapı AŞ (... Şirketi) nezdinde çalışmaya başladığı, davacının SGK'ya giriş çıkış tarihlerini bildirme hak ve yetkisinin bulunmadığı, bu imkânın davalıda olduğu, davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini belirttiği 31.01.2018 tarihi ile bu tarih sonrasında SGK kayıtlarında çalıştığı görünen dönemlerde kesintisiz çalıştığının ispatlanamadığı, davacı tarafından Bakırköy 12. İş Mahkemesinin 2019/228 Esas Sayılı dosyası ile ihbar olunan ... Şirketi aleyhine açılan işe iade davasında davacının ... Şirketinde 01.05.2018-09.01.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği ve istinaf sürecinden geçerek kararın kesinleştiği, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı Belediyenin asıl işveren, davalı ... Temizlik ve ... Şirketlerinin devralan son alt işveren oldukları, davalıların işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının hüküm altına alındığı, ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücretinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Belediye vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının değişen alt işverenlerin ve en son davalı Adi Ortaklığı oluşturan Şirketlerin sigortalısı olarak çevre temizliği yapılması ve çöp toplanması işinde davalı ... bünyesinde koordinatör olarak çalıştığı, davalı Belediyenin asıl işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacının sürekli işçi kadrosuna geçmek istemediğini beyan etmesi üzerine, davalı Adi Ortaklık tarafından 31.03.2018 tarihinde işten çıkarıldığı, davacının 01.05.2018 tarihinde, davalı Belediyenin iştiraki olan ihbar olunan ... Şirketi ile yeni bir iş sözleşmesi imzalayarak yeniden çalışmaya başladığı, bu dönem çalışmasının yeni bir iş sözleşmesi olduğu kabul edilerek istinaf itirazının reddedildiği, eldeki dosyada ilk dönem çalışmasına ilişkin feshe bağlı alacaklar talep edildiğinden işe iade kararı ve sonraki sürecin somut uyuşmazlık yönünden sonuca etkili olmadığı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, hesaplamaya esas aylık ücretin 2017 yılı Ekim ayı bordrosu esas alınarak tespit edildiği, aylık ücretin 2019 yılındaki son ücreti esas alınarak tespit edildiği yönündeki itirazın yerinde olmadığı, yıllık ücretli izin hesabının dosyaya uygun olduğu, fazla çalışma ücreti yönünden ise davacının çevre temizliği ve çöp toplanması işinde proje koordinatörü olarak çalıştığı, davacı tanık beyanlarına göre, anılan projede davacının üst pozisyonunda herhangi bir çalışanın bulunmadığı, davacının doğrudan işverene (patrona) bağlı çalıştığı, işveren yetkilisinin projede bulunmadığı, davacının kendi mesaisini kendisi belirlediği ve üst düzey yönetici olduğundan fazla çalışma ücretinin reddi yerine kabulünün hatalı olduğu, davalı Şirketler istinaf yoluna başvurmadığından davacının bu husustaki usuli kazanılmış hakkının korunduğu gerekçesiyle davalı Belediyenin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden fazla çalışma ücreti talebinin reddine, hükmedilen fazla çalışma ücretinin davalı Şirketlerden tahsiline ve diğer alacakların da davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a)Davacının üst düzey yönetici olmadığını, görevi her ne kadar koordinatör olarak belirtilmiş ise de asıl işverenin temizlik işleri müdürü ve diğer müdürler ile davalı Şirket yetkili ve müdürlerinin emir ve talimatları ile çalıştığını,

b)Fazla çalışma ücretinin davalı ... yönünden reddinin hatalı olduğunu, davacının ücretinin üst düzey yönetici kabul edilecek kadar yüksek olmadığını, işçi işe alıp işten çıkarma yetkisi olmadığını ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a)Müvekkili Belediyenin asıl işveren olmadığını, tek işverenin alt işveren Şirketler olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini,

b)İş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından 696 sayılı KHK gereği zorunlu olarak feshedildiğini, davacının sürekli işçi statüsünde kadroya geçmeyip ihbar olunan ... Şirketinde çalışmaya devam ettiğini, sonrasında ... Şirketi tarafından tazminatı ödenerek işten çıkarılması üzerine davacının ... Şirketi ve davalı Belediyeye işe iade davası açtığını, davanın kabulü üzerine davacının ... Şirketinde işe başlatılmayı istediğini, işe yasal sürede davet edilmişse de davacının işe iade başvurusunda samimi olmadığını, müvekkili Belediyeye karşı hem işe iade, hem de kıdem, ihbar tazminatı davası açıldığını ve davaların aynı anda derdest olduğunu, usulen hatalı açılan kıdem ve ihbar tazminatı davasının reddi gerektiğini,

c)Ücret tespitinin ve çalışma sürelerinin hatalı belirlendiğini,

d)Davacının tüm izinlerini kullandığını, davacı asılın beyanı alınmadan sonuca gidildiğini,

e)Alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, husumet, zamanaşımı, ücretin tespiti, hizmet süresi, davalılar arasındaki hukuki ilişki, davacının iş sözleşmesinin feshedilip edilmediği, sonucuna göre davacının iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma ücreti alacağının ispatına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... Belediyesine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog