Esas No
E. 2026/343
Karar No
K. 2026/343
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/343 - 2026/567

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06.11.2025

NUMARASI : 2025/1804 Esas

DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR: 1-... -

2.... ULUSLARARASI YÜK VE YOLCU TAŞIMACILIĞI İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

TALEP

İhtiyati Haciz Kararı Verilmesi

KARAR TARİHİ: 23/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1804 Esas sayılı dosyası ile verilen 06.11.2025 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkiline ait ... plakalı çekici TIR ve ... plakalı dorsenin pert hâle geldiğini, kazada davalı sürücü ...’un %100 kusurlu olduğunu, işleten ... Ltd. Şti’nin ise KTK m. 85 gereği müteselsilen sorumlu bulunduğunu, bu nedenle pert bedeli farkı, araç mahrumiyeti (kazanç kaybı), mazot zayii ve ikame araç giderleri yönünden 75.000,00 TL’lik alacak talebi bulunduğunu, davalı Şirketin mal kaçırma ihtimali nedeniyle İİK m. 257 uyarınca teminatsız ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06.11.2025 GÜNLÜ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli yasal şartların gerçekleşmediği, alacağın likit ve muaccel nitelikte bulunmadığı, ayrıca borçlunun mallarını gizleme veya kaçırma teşebbüsüne dair somut emarelerin mevcut olmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz şartları oluşmadığından davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; belirsiz alacak davasında alacağın likit olmamasının ret sebebi olamayacağını, işbu dosyada yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, trafik kaza tespit tutanağı ile davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun sabit olduğunu, davacıya ait çekici ve bağlı dorsenin pert derecesinde ağır hasar aldığını, müvekkilinin aracında bulunan 1.100,00 lt motorinin tamamen zayi olduğunu, aracın ticari nitelikte olması nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta oluşan pert fark bedeli, ikame araç bedeli, mazot bedeli ve kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir. Talep ise, davalılar adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir. Mahkemece 06.11.2025 günlü ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

HMK'nın 355. Maddesi gereğince Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;

HMK'nın 31. Maddesi: Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterebilir. " şeklindedir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda, davaya konu aracın pert olup olmadığı, pert fark bedelinin mevcut olup olmadığına ilişkin hususlarının HMK'nın 31. maddesi gereğince bu aşamada somutlaştırılmadığı anlaşılmıştır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/426 Esas 2022/952 Karar sayılı ilamında belirtildiği HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacı vekilinin talebinin açıklatılarak, davaya konu aracın pert olup olmadığı, pert fark bedelinin blunup bulunmadığı yönündeki taleplerinin açıklatılarak yargılama yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekmektedir. Davacının maddi tazminata ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan incelemede ise; 2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.

İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.

Davacı vekili her ne kadar ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, bu nedenle taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda bu aşamada tarafların kusur durumuna ilişkin bir belgenin bulunmadığı, davacı tarafın talep ettiği zarar kalemleri bakımından dosyada henüz bilirkişi incelemesi yapılmadığı, araç rayiç bedeli ile sigorta ödemesi arasındaki farkın bu aşamada belirlenmediği, mazot zayii ve kazanç kaybının davacı tarafından somut deliller ile tam olarak ispatlanamadığı, bu nedenle ihtiyati hacizde aranan yaklaşık ispat koşulunun davacı tarafından sağlanamadığı anlaşılmakla mahkemesince davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1804 Esas sayılı dosyası ile verilen 06.11.2025 günlü ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının mahsubuyla, bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f. maddesi gereğince; KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.23.02.2026

Başkan Üye Üye Katip

(e-imzalıdır)

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog