Esas No
E. 2025/8146
Karar No
K. 2025/14932
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2025/8146 E.  ,  2025/14932 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2157 E., 2025/896 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/1 E., 2023/202 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.04.2009 tarihinden itibaren davalı ...'un sahip olduğu takside ...'a bağlı olarak emir ve talimatı doğrultusunda ücret karşılığı çalıştığını, en son aldığı ücretin aylık 5.000,00 TL olduğunu, günlük ortalama 9 saat mesai yaptığını, ücret ödemelerinin elden yapıldığını, müvekkilinin sigorta primlerinin ... tarafından eksik ve usulsüz yatırıldığını öğrendiği için davalı ile tartıştığını, bu olay neticesinde 30.11.2020 tarihinde davalının, iş akdini haksız ve geçersiz olarak feshettiğini, müvekkilinin bilgisi dahilinde olmayarak farklı farklı şirketler üzerinden yatırılan sigorta primleri sebebiyle SGK tarafından soruşturma geçirdiğini belirterek 01.04.20 09... .11.2020 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine, ödenmemiş primlerinin davalı işverence ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında belirtilen dönemde hâsılat kirasına dayalı bir çalışma gerçekleştiğini, taraflar arasında mevcut ortaklık ilişkisine dair yazılı bir sözleşme akdedildiğini, müvekkili ile davacının 01.04.2009 tarihinden itibaren aralarındaki ortaklık sözleşmesine dayalı olarak hasılat kirası usulü ile çalışmaya başladığını, tarafların aralarındaki sözleşme uyarınca davalı müvekkilinin, günün 16.00-04.00 saatleri arasında taksinin kullanımını davacıya bıraktığını, bu süreçte davacının günlük kazancının %30'unu kendi aldığını, %50'sini müvekkiline kira bedeli olarak verdiğini, kalan %20'sini aracın bakım, gider ve minimum masraflarını karşılamak üzere kullandığını, tarafların ortak kasa oluşturarak aylık SGK primlerini burada biriktirdiklerini, davacının muhtelif zamanlarda aracın kullanımını duraktan arkadaşlarına bıraktığını, davacının çalışma süresi boyunca kendi insiyatifleri doğrultusunda hareket ettiğini, bu hususta müvekkilin herhangi bir emir, talimat ve denetiminin bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı ...'a ait tescilsiz iş yerinde 01.04.2009- 30.11.2020 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili özetle,

1.Taraflar arasında mevcut 01.04.2009 tarihli gelir ortaklığı sözleşmesinin yargılamada değerlendirmeye alınmadığını, oysa mevcut sözleşmenin varlığının davacı vekili tarafından 24.03.2022 tarihli 1. celsede ikrarı da göz önüne alındığında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu,

2.Anılan sözleşmenin tarafların isteğe bağlı sigortalılıklarını takside oluşturulan ortak kasadan aldığı ücretler ile yatırdığını beyan ve kabul ettiğini gösterir nitelikte olduğunu,

3.Davacının, müvekkilin yanında “bağımlı” olarak iş gördüğü hususunun ispatlanmadığını, bağımlılık unsurunun bulunmadığına yönelik tanık beyanlarının bulunduğunu,

4.Dosya kapsamında 2 kamu tanığı dinlenmiş olup Mahkemenin sadece 2 kamu dinlemek suretiyle sonuca ulaşmasının hatalı olduğunu, eksik ve hatalı bir yargılama süreci yürütüldüğünü,

5.Gerekçeli kararın, çelişkiler barındırdığını, değerlendirme kısmının 03.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan değerlendirme kısmı ile bire bir aynı olduğunu,

6.Karara esas alınan bilirkişi raporunun objektiflikten uzak, yüzeysel ve hatalı hazırlandığını, yeni bir bilirkişi raporu alınmasına ilişkin taleplerinin göz ardı edilmiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili özetle;

1.Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmayıp, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, verilen kararın ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

2.Eldeki davada, davacı 01.04.2009-30.11.2020 tarihleri arasında davalıya ait araçta şoför olarak çalıştığının tespitini talep etmiş ve Mahkemece talebi kabul edilmiş ise de yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

3.Mahkemece, 24.03.2022 tarihli 1. celsede dosya arasında bulunan adi ortaklık sözleşmesindeki imzaların davacı eli ürünü olup olmadığı davacı vekilinden sorulmuş, davacı vekili, sözleşmedeki imzaların müvekkile ait olduğunu beyan etmiştir.

4.Bu kapsamda Mahkemece, tarihsiz adi ortaklık sözleşmesine ilişkin olarak davacı tarafın imzaya itirazı olmaması ve irade fesadı hallerinin ileri sürülmemesine göre sözleşmenin nitelik itibariyle hasılat kirası sözleşmesi olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.