Esas No
E. 2024/4544
Karar No
K. 2024/5915
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2024/4544 E.  ,  2024/5915 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/33 E., 2024/125 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18 34... parsel sayılı taşınmazın 24.03.1994 tarihinde davalıya sattığını, satış bedeli olan 42.000.000,00 ETL'nin 2.000.000 ETL'sinin ödendiğini, 40.000.000 ETL bedelin teminatı olarak ise taşınmaza ipotek konulduğunu, davalıya ipotek bedelinin karşılığı olan 250.000,00 TL’nin ödenmesi için 14.02.2017 tarihinde ihtarname gönderildiğini ancak davalının kalan borcunu ödemediğini belirterek; ipotek bedelinin güncel değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin borcunu ödediğini ancak makbuz almadığını, ipotek bedelinin güncel değerinin davacının hesabına yatırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 27.01.2020 tarihli ve 2017/175 Esas, 2020/64 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine ve ipotek bedeli davacıların hesabına yatırıldığından ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, hükmün talep aşılarak kurulduğu ve ipotek bedeli hesabının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 22.05.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairemizce; dava konusu taşınmazda bulunan ipoteğin terkin edilip edilmediğinin tespit edilerek oluşan yeni duruma göre bir karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 18 34... parsel sayılı taşınmazda bulunan süreli ipoteğin davalı ...'nın müracaatı ile terkin edildiği anlaşılmakla davanın konusuz kaldığının belirlenmesi karşısında hüküm tesis edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde:

a)Yargıtayın ilk bozma ilamında, davaya konu kanuni ipoteğe ilişkin güncel değerin nasıl tespit edileceğinin açıkça gösterildiğini,

b)Davalıların, yargılama sürecinde ipoteğin kaldırılması yönünde herhangi bir başvuruda bulunmadıklarını,

c)Dava devam ederken, 04.07.2019 tarih ve 7181 sayılı kanunla yapılan mevzuat değişikliği sonucu TMK'nın 883. maddesine eklenen 2. fıkra ile “İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması hâlinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.” hükmünün getirildiğinden, davanın konusuz kalmasının mevzuat değişikliğinden kaynaklandığını,

d)

TBK'nın 331/1 maddesindeki "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindeki düzenleme karşısında, Mahkemece davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermediği değerlendirmesi yapılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesinin yasal olmadığını ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.