Esas No
E. 2023/172
Karar No
K. 2025/426
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

Ceza Genel Kurulu         2023/172 E.  ,  2025/426 K.

"İçtihat Metni"

İtirazname No : 2022/151167 KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ : 4. Ceza Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza

SAYISI: 574-934

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçundan sanığın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 15/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2, 53/1 ve 54. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesince 03.12.2015 tarih ve 574-934 sayı ile verilen hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 10.10.2022 tarih ve 16673-19173 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.12.2022 tarih ve 151167 sayı ile; "...Sanığa atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi gereğince kurulan mahkûmiyet hükmünden sonra ancak Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin ilamının tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan '...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...' ibaresinin '...seri muhakeme usulü...' yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, ayrıca 08.07.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 250. maddesinin 11. fıkrasına eklenen ek cümle gereğince seri muhakeme usulünün bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanabilmesi mümkün değil ise de, sanık hakkında kurulan diğer mahkûmiyet hükümlerinin niteliğine ve oluşa göre 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun birlikte işlenen suç olarak kabul edilemeyeceği ve suç tarihine göre de 5271 sayılı CMK’nın 250. maddesinin 11. fıkrasının engel oluşturmayacağı," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesince 06.02.2023 tarih ve 17320-785 sayı ile; itiraz nedeni yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU

İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçu bakımından sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının, bu bağlamda seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin olarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLGU İncelenen dosya kapsamından;

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.10.2015 tarih ve 8378-7019 sayı ile; sanık ile inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında inceleme dışı katılanlar ... ve ...'ya yönelik zincirleme şekilde işlenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından, sanık hakkında ayrıca yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı, suç tarihinin ise 28.05.2015 olarak gösterildiği,

Yapılan yargılama sonucunda Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesince 03.12.2015 tarih ve 574-934 sayı ile; sanık ile inceleme dışı sanıkların zincirleme şekilde ve birden fazla kişi ile birlikte işlenen görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret suçlarından, sanığın ise ayrıca yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği, Bu hükümlerin, sanık müdafii ile inceleme dışı sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 10.10.2022 tarih ve 16673-19173 sayı ile onanmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır.

V. GEREKÇE

A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Uyuşmazlık konusunun çözümü için öncelikle seri muhakeme usulünün hukuki niteliğine ve ceza hukuku kurallarının zaman bakımından uygulanması müessesine değinilmesi gerekmektedir.

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.09.2024 tarihli ve 384-248; 08.01.2025 tarihli ve 382-14 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; seri muhakeme usulü 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile CMK'nın mülga 250. maddesinin başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmesi ile sisteme dahil edilmiştir. 14.07.2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesi ile de bu usulün kapsamını daraltmaya yönelik olarak CMK'nın 250. maddesinin on birinci fıkrasına "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." cümlesi eklenmiştir. Bu suretle bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde seri muhakeme usulünün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Seri muhakeme usulü belirli uyuşmazlıklarda uygulama girişiminde bulunulması zorunlu olan ve bu nedenle de aynı zamanda muhakeme şartı oluşturan özel bir ceza muhakemesi türüdür (Hakan Karakehya-Asuman İnce Tunçer, "Seri Muhakeme Usulünün Adil Yargılanma Hakkı ve Diğer Bazı Anayasal İlkeler Açısından Değerlendirilmesi," Hacettepe HFD, 11(1) 2021, s.11).

Bu usulün uygulanması durumunda Cumhuriyet savcısı,

TCK'nın 61. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan ve şartları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı tespit etmesinin ardından seri muhakeme usulünün uygulanmasını görevli mahkemeden talep edecektir. Mahkemece şüpheli müdafi huzurunda dinledikten sonra Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanmasının şüpheliye teklif edildiği, şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul ettiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere CMK'nın 250. maddesinin dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurulacak aksi hâlde talep reddedilip soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecektir. Bu bağlamda seri muhakeme usulünün bir ceza muhakemesi kurumu olduğu açık ise de ceza miktarı üzerinde fail lehine olan etkisi nedeniyle maddi ceza hukukunu da ilgilendirdiği tartışmasızdır.

Bununla birlikte TCK'nın "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrası; "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklinde düzenlenmiş olup bu hükümde ceza hukuku kurallarının yürürlüğe girdikleri andan itibaren işlenen suçlara uygulanacağına ilişkin "ileriye etkili olma" prensibine ve bu durumun istisnasını oluşturan, "failin lehine olan kanunun geçmişe etkili olması", "geçmişe etkili uygulama" veya "geçmişe yürürlük" ilkesine yer verilmiştir. Bu ilke uyarınca, suçtan sonra yürürlüğe giren ve fail lehine hükümler içeren kanun, hükümde ve infaz aşamasında dikkate alınmalıdır.

Öte yandan, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararı ile; ceza muhakemesinin ilerleyişine ilişkin aşamalar göz önüne alınarak seri muhakeme usulünün tatbikini sınırlamak amacıyla CMK'ya 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle "1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Bu kararın gerekçesi de "...Kanun’un 250. maddesinin (4) numaralı fıkrası seri muhakeme usulünün uygulanması sonucunda yaptırımın yarı oranında indirilerek belirlenmesini öngörmektedir. Buna göre itiraz konusu kural yargılama aşamasında olup henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış, dolayısıyla yeni yargılama usulünün uygulanabileceği dosyalarda ceza miktarı üzerinde fail lehine etkisi olan seri yargılama usulünün belirli bir tarih itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış dosyalarda uygulanmamasını öngörmek suretiyle Anayasa’nın 38. maddesini ihlal etmektedir." şeklinde açıklanmıştır.

B. Hukuki Değerlendirme

Seri muhakeme usulünün bir ceza muhakemesi kurumu olduğu açık ise de ceza miktarı üzerinde fail lehine olan etkisi nedeniyle maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararı ile CMK'ya 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, sanık hakkında yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün anılan bentte belirtildiği şekilde 01.01.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmemiş ve Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihinde yayımlanan iptal kararından sonra Özel Dairece onanmış olması ve suç tarihinden sonra 14.07.2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle CMK'nın 250. maddesinin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenlemenin seri muhakeme usulünün kapsamını daraltmaya yönelik olması sebebiyle sanık aleyhine sonuç doğurması, bu nedenle de anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar hakkında uygulanabilecek nitelikte bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçu bakımından sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanma şartlarının oluştuğu, bu bağlamda seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin olarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 16673-19173 sayılı onanma kararının yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçu bakımından KALDIRILMASINA,

3.Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesince 03.12.2015 tarih ve 574-934 sayı ile yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, seri muhakeme usulünün uygulanması bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle BOZULMASINA,

4.Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 87-44 sayılı kararı ile CMK'ya 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, sanık hakkında yasak niteliği haiz bıçak taşıma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün anılan bentte belirtildiği şekilde 01.01.2020 tarihi itibarıyla kesinleşmemiş ve Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihinde yayımlanan iptal kararından sonra Özel Dairece onanmış olması ve suç tarihinden sonra 14.07.2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanunu 7331 sayılı Kanun 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 7188 sayılı Kanun 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi gereğince kurulan mahkûmiyet hükmünden sonra ancak Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin ilamının tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6136 sayılı Kanun 31541 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı CMK’nın 250. maddesinin 11. fıkrasına eklenen ek cümle gereğince seri muhakeme usulünün bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanabilmesi mümkün değil ise de, sanık hakkında kurulan diğer mahkûmiyet hükümlerinin niteliğine ve oluşa göre 6136 sayılı Kanunu K31541 md.22 K5271 md.250 TCK md.61 K30928 md.23 K6136 md.15/1 CMK md.250 K31911 md.31 K5271 md.308 K6136 md.54 K7331 md.22 K6136 md.250
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog