Esas No
E. 2023/21355
Karar No
K. 2025/6634
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/21355 E.  ,  2025/6634 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/140 E., 2018/147 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2022/13702 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/107655 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/107655 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamında sanık hakkında, daha önce 26.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca tarihsiz kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararın 05.12.2014 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 26.12.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2017 tarihli ve 2017/540 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 22/03/2018 tarihinde kesinleştiği,

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.02.2023 tarihli ve 2020/17944 esas, 2023/1531 sayılı ilamı ile "...sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, verilmesi halinde ilk kesinleşen kararın hukuken geçerli olup diğer kararların hukuki değerden yoksun olacağı, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemlerin tek bir suç olarak kabulü ile temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu dikkate alınarak..." şeklindeki açıklama ile 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Sanık hakkında evvelde 03.04.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2014 tarihli ve 2014/347 esas, 2014/280 sayılı kararı ile mahkumiyetine ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı niteliğinde 6545 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 29.09.2014 tarihinde kesinleştiği, Sanığın İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2018 tarihli kararına konu 26.08.2014 tarihli eyleminin, 29.09.2014 tarihinde kesinleşen Bursa 20.Asliye Ceza Mahkemesince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce işlendiğinden ayrı bir suç oluşturmadığı,

Sanığın hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olan 26.12.2016 tarihli eyleminin, hakkında daha öncesinde Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi niteliğinde olan zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeni ile ihlali sayılacağı ve 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu anlaşılmakla, İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli ve 2017/140 esas, 2018/147 sayılı kararı ile Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2014 tarihli açıklanması geri bırakılan kararın açıklanması için ihbarda bulunulması ve düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. İnegöl 1.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/140 Esas ve 2018/147 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1.Şüpheli hakkında, 26.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsiz ve 2014/7753 Soruşturma, 2014/63 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle dava açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiriuygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 20.11.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,

2.Şüphelinin 26.12.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2017 tarihli ve 2014/7753 Soruşturma, 2017/540 Esas, 2017/467 sayılı iddianamesi ile İnegöl Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3.Yapılan yargılama sonucunda, İnegöl 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.02.2018 tarihli ve 2017/140 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

B. Bursa 20.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/347 Esas ve 2014/280 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1.Sanık hakkında, 03.04.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2014 tarihli ve 2014/35254 Soruşturma, 2014/12375 Esas, 2014/6142 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

2.Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2014 tarihli ve 2014/347 Esas, 2014/280 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 29.09.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

3.Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği 26.12.2016 tarihli uyuşturcu madde ticareti yapma suçundan İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/84 Esas, 2017/137 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve 2018/674 Esas, 2018/797 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,

4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. C.D. nin 05.12.2019 tarihli ve 2018/3686 Esas, 2019/2253 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, aynı nev'iden olmayan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükmün açıklanamayacağı gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın 26.12.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden getirilen yeni düzenlemeler kapsamında ve aynı zamanda, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinde "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur." şeklinde yer verilen hükümler ile 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle derdest olan dosyalarda yürütülecek yargılama işlemleri ile ilgili olarak geçiş hükümleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ise "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2-3.maddeleri gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, erteleme kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre,kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılıTCK'nın 191. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 Sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinin birinci fıkrası kapsamında Mahkemelerce verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı ya da aynı Kanun'un geçici 7. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise, hükmedilen tedbirin infazı sırasında ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile hükmedilen erteleme süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen ilk eylem, anılan Kanun hükümleri, açık bir şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini düzenlediğinden, ihlâl niteliğinde sayılacaktır ve Mahkemelerce yargılamaya devam olunarak hüküm kurulacaktır. Hükmedilen tedbirin infazı sırasında ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile hükmedilen erteleme süresi içerisinde ihlâlin gerçekleşmemesi halinde ise Mahkemelerce sürenin olumlu geçtiğinin tespiti üzerine düşme kararı verilecektir. Ancak, sanık hakkında anılan geçiş hükümlerinin uygulanmasından sonra, kullanmak için uyuşturucu madde suçundan işlenen soruşturma ve kovuşturma konusu edilebilen sonraki eylem ile ilgili olarak, sanık lehine olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği Dairemizce kabul edilmektedir.

Somut olayda, sanığın 03.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2014 tarihli ve 2014/347 Esas, 2014/280 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85.maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 29.09.2014 tarihinde kesinleşmiştir. İnceleme konusu dosyada ise suç tarihi 26.08.2014 olup kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı UYAP kaydına göre 07.11.2014 tarihinde verilmiş ve şüpheliye 20.11.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirilmiştir. Erteleme kararının kesinleşmesi ile başlayan 5 yıllık erteleme süresi içerisinde 26.12.2016 tarihinde yeniden aynı nev'i suçu işlemesi nedeniyle de erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılmış ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi bir tasfiye düzenlemesi olup TCK'nın 191/8. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı kabul edilemez. 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2.maddesinin uygulanması halinde, denetim süresi içinde işlenen ilk suçun ihlal olması nedeniyle TCK'nın 191/5.maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacak, ancak sonraki eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekecektir. Dolayısıyla, zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeden önce işlenen suçun, zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında kalacağı, ayrı bir suç oluşturmayacağı söylenemeyecektir. Bu nedenle, 26.08.2014 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ve ihlâli üzerine kamu davası açılarak yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun'a uygun olduğundan, mahkemesince, erteleme kararının ihlali olan

26.12.2016 tarihli eylemin aynı zamanda zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da ihlali olduğu gözetilerek hükmün açıklanması yönünde Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasının mümkün olduğu değerlendirilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Uyuşturucu 5320 sayılı Kanun 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanunu 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinde "(1) Bu Kanunu 280 sayılı kararı ile mahkumiyetine ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı niteliğinde 6545 sayılı Kanunu 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden getirilen yeni düzenlemeler kapsamında ve aynı zamanda, 6545 sayılı Kanunu 1531 sayılı ilamı ile "...sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, verilmesi halinde ilk kesinleşen kararın hukuken geçerli olup diğer kararların hukuki değerden yoksun olacağı, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemlerin tek bir suç olarak kabulü ile temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu dikkate alınarak..." şeklindeki açıklama ile 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle dava açılmasının ertelenmesine, aynı Kanunu 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ise "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6545 sayılı Kanun K5237 md.62/1 CMK md.309/1 K6545 md.85 TCK md.43 TCK md.191/8 TCK md.191/1 K5320 md.231/5 K5237 md.43 TCK md.61 K6545 md.191/5 K280 md.7/2 TCK md.191/5 K5237 md.61 K1531 md.7 K5237 md.3 CMK md.231/5 K6545 md.191 K5320 md.7/2 TCK md.191/6 TCK md.191 TCK md.6545 K5271 md.309 K5237 md.191/6 K5237 md.191 CMK md.309 K5237 md.62 K5320 md.7 K5271 md.171 CMK md.171 TCK md.191/2 K5237 md.191/2 K5271 md.309/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.