9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2024/68
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
- 27.01.2026
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 26/01/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ve davalı ... arasında 04/05/2020 düzenlenme ve 03/08/2020 ödeme tarihli bono imzalandığını, müvekkili davacının ödeme tarihi olan 03/08/2020 tarihinde senet bedeli olan 600.000,00 TL'yi davalı ...'a ödediğini, işbu ödemeye istinaden ...'un senet bedelini tahsil ettiğini ve ...'nun kendisine herhangi bir borcu kalmadığına dair bir ''ibraname'' imzaladığını, davalı ...'un müvekkili davacıdan herhangi bir alacağı olmadığını bilmesine rağmen davaya konu ilamsız icra takibini başlattığını, ...'un bu icra takibini başlatmakta kötü niyetli olduğunu, tüm bunların ardından, 17/02/2023 tarihinde haksız takip alacaklısı ...'un, yukarıda esas numarası verilmiş olan icra takibine konu alacağının 350.000,00 TL'lik kısmını ------- Noterliğinin -------- yevmiye numaralı ve 17/02/2023 tarihli temliknamesiyle ...'a devrettiğini, davaya konu takip dosyasında son olarak ise müvekkilinin taşınmazlarına haciz konmaya, kıymet takdiri talep edilmeye başlandığını, müvekkilinin taşınmazlarının satılmak üzere olduğunu, müvekkilinin malvarlığına davaya konu takip nedeniyle haciz konulduğunu, söz konusu gayrimenkullerin yakında satışı ile elden çıkması söz konusu olduğundan daha fazla telafisi mümkün olmayacak şekilde mağduriyetinin önlenmesi için öncelikle ödeme belgeleri olduğundan dava sonuna kadar ilgili icra dosyasının teminatsız olarak tedbiren durudurulmasını eğer sayın mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece belirlenecek makul bir teminat karşılığında bu da mümkün olmazsa iik 72/3 maddesi gereğince yatırılacak teminat ile icra takibinin işbu dava kesinleşene kadar durdurulmasını talep ettiklerini, haczedilip henüz satılmayan malların olduğu durumlarda borçlunu malları üzerindeki haczin kalktığını ve satış yapılamayacağını, -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------Esas sayılı dosyasında alacağa konu edilen bono ile ilgili müvekkilinin borcu olmadığının tespitine, mahkemece takdir olunacak teminat karşılığında müvekkilinin malvarlığına bu takip nedeniyle haciz konulmuş olup söz konusu gayrimenkullerin yakında satışı ile elden çıkması söz konusu olduğundan yukarıda arz ettiğimiz üzere mağduriyete uğramış müvekkilimin daha fazla telafisi mümkün olmayacak şekilde mağduriyetinin önlenmesi için dava sonuna kadar ilgili icra dosyasının teminatsız olarak tedbiren durudurulmasına, bu talep reddedilirse mahkemece belirlenecek makul bir teminat karşılığında icra dosyasının durdurulmasına karar verilmesini bu da mümkün olmazsa İİK 72/3 uyarınca yatırılacak teminata istinaden takibin durdurulmasına, davalılar aleyhine takip konusu bedelin yüzde 20'sinden az olmayan bir kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
-Davalılar ... ve ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği davalıların süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili 29/06/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu takibin 2020 yılında başladığını ve müvekkilinin ise 2023 yılında alacağın bir kısmını temlik aldığını, takibin başlangıcından menfi tespit davasının ikame edilmesine dek geçen 4 yıllık sürede, satışı da içeren çeşitli işlemlerin bilgisine haiz olan davacı borçlunun 2020 yılına dair bir ibranameyi öne sürerek açtığı davada kötü niyetli olduğu açık olduğunu, davacı ve diğer davalının geçmiş tarihli ibraname düzenleyerek davalı müvekkilini kasten zarara uğratma niyetinde olduklarını, ibraname geçmişe dönük düzenlenebilir bir evrak olduğunu ve temlik işlemine dek icra dosyasına sunulmadığını, ibranameye konu ödemenin hangi ödeme vasıtasıyla yapıldığına dair açıklama dava dilekçesinde olmadığını, tarihlere bakıldığında davacı, temlik yapılan sürecin de dahil olduğu icra dosyasının 4 yıllık süresinde hiçbir hukuki hak kullanmadığını, müvekkilinin 2023 yılında icra dosyasının 3 yıllık geçmiş sürecinde herhangi bir itiraz, dava olmadığına güvenerek işbu alacağı temlik aldığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair iddia yahut ispat olmadığını, davacının huzurdaki dava yönünden takipteki asıl alacağı dava değeri göstererek menfi tespit davası ikame ettiğini ancak icra dosyası muhteviyatında bir kısım tahsilatlar olduğu görülmekte olduğunu, bu tahsilatlara konu paralar alacaklısına ödendiğini, davanın davalı müvekkilim yönünden reddine dair açıklamaların kabul görmemesi halinde, davalı müvekkilinin icra dosyasına konu alacağın bir kısmını temlik alması sebebiyle davada ancak temlik aldığı bölüm yönünden hakkında hüküm kurulması gerektiğini, temlik almadığı bakiye bedel yönünden husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacı, alacağı temlik alan müvekkili yönünden kötü niyet iddiasında bulunmadığını, temlik esnasında dosyada mevcut olmayan bir evrak gerekçesiyle müvekkilim kötü niyetli kabul edilemeyeceğini, davanın kabulü halinde müvekkilim kötü niyet tazminatından sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/02/2024 tarihli yazı cevabı ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/02/2024 tarihli yazı cevabı ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 05/02/2024 tarihli yazı cevabı ----------- İcra Müdürlüğü'nün 05/02/2024 tarihli yazı cevabı ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 09/02/2024 tarihli yazı cevabı ----------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/02/2024 tarihli yazı cevabı ----------- 09/02/2024 tarihli yazı cevabı ---------- Noterliği'nin 18/10/2024 tarihli yazı cevabı --------- İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28/02/2025 tarihli yazı cevabı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı sayılı dosyası nedeniyle davalı taraflara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin İİK 72/3 maddesinde düzenlenen icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup Mahkememizin 04/02/2024 tarihli ara kararı ile "davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile sadece davanın taraflarını bağlamak kaydı ile davacı borçlu tarafından takibe konu alacağın %15'i oranında göstereceği teminat karşılığında-------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı dosyasında icra veznesine girmiş ve girecek paranın takip alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesi yönünde İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına," kararı verildiği görülmüş olup davacının teminatı yatırması üzerine tedbirin uygulanması hususu İcra Müdürlüğü'ne bildirilmiştir.--------İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davalı alacaklı ... tarafından, davacı ... hakkında keşidecisi ... olan 04/05/2020 tanzim tarihli, 03/08/2020 vade tarihli, 600.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla toplam 614.219,18 TL bedelli 30/10/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip alacaklısı davalı ...'un, icra takibine konu alacağının 350.000,00 TL'lik kısmını --------- Noterliğinin--------- yevmiye numaralı ve 17/02/2023 tarihli temliknamesiyle davalı ...'a devrettiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vekilii davacı ve davalı ... arasında 04/05/2020 düzenlenme tarihli, 03/08/2020 ödeme tarihli bono düzenlendiğini , davacının ödeme tarihi olan 03/08/2020 tarihinde senet bedeli olan 600.000,00 TL'yi davalı ...'a ödediğini, işbu ödemeye istinaden ...'un senet bedelini tahsil ettiğini ve ...'nun kendisine herhangi bir borcu kalmadığına dair bir ''ibraname'' imzaladığını, davalı ...'un herhangi bir alacağı olmadığını bilmesine rağmen davaya konu ilamsız icra takibini başlattığını, ...'un bu icra takibini başlatmakta kötü niyetli olduğunu beyanla icra takip dosyasına borçlu olmadığının tespitini takip alacaklısı ve temlik alana kaşı dava ikame etmiş olup takip miktarı üzerinden eksik yatırılan 10.061,72 TL peşin harcı tamamlaması ve takip konusu senet nedeniyle düzenlenen ibraname aslını sunulması için süre verilmiş, davacı vekilince takip miktarı üzerinden eksik peşin harç tamamlanmış ve ibraname aslı Mahkememize sunulmuştur. Davalı ... vekili aşamalarda alınan beyanında dava dilekçesi ve eklerini usulüne uygun tebliğ edilmediği için süresinde cevap verilmediğini , takip konusu alacağın 350.000,00 Tl'lik kısmının temlik edildiğinden bu kısım yönünden husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek 07/01/2026 tarihili dilekçesinde ıslah için süre talebinde bulunmuş olup; davalı ...'a dava dilekçesi ve eklerinin 07/02/2024 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldüğünde ve davalı vekilinin hangi usuli işlemi ıslah edeceği hususunda açıklamada bulunulmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin ıslah dilekçesi sunmak üzere süre verilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili ise aşamalarda alınan betanında davacı borçlunun 2020 yılına dair bir ibranameyi öne sürerek açtığını davada kötü niyetli olduğu açık olduğunu, davacı ve diğer davalı ...'ın geçmiş tarihli ibraname düzenleyerek davalı müvekkilini kasten zarara uğratma niyetinde olduklarını, ibranamenin alacağı temlik aldığı tarihe kadar icra dosyasına sunulmadığını, ibranameye konu ödemenin hangi ödeme vasıtasıyla yapıldığına dair açıklama dava dilekçesinde olmadığını müvekkilinin 2023 yılında icra dosyasının 3 yıllık geçmiş sürecinde herhangi bir itiraz, dava olmadığına güvenerek işbu alacağı temlik aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce davacı tarafından sunulan bononun ödeme tarihi ile aynı tarihte davacı ve davalı ... arasında düzenlenen 03/08/2020 tarihli ibraname aslı incelenmiş olup; ibranamede 03/08/2020 vade tarihli, 600.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak senet bedelinin elden alındığı belirtilerek senetten kaynaklı borcun kalmadığının belirtildiği görülmüş ve dava ...'un isticvap edilerek dinlenilmesine karar verilmiş ,davalının bildirilen adresine ihtarlı tebligat çıkarılarak "Dava konusu-------İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın davalı ...'a temlik edip etmediğiniz, davacı --------- ile aranızda takip konusu borç nedeniyle ibraname imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmış ise ibranamenin hangi tarihte imzalandığı hususlarında HMK 169-171 maddeleri gereğince isticvabınıza karar verilmiş olup; belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere bizzat hazır bulunmanız gerektiği, geçerli bir özrünüz olmaksızın gelmediğiniz veya gelip de sorulara cevap vermediğiniz takdirde, isticvap konusu yapılan vakıaları ikrar etmiş sayılacağınız ihtar olunur." hususlarında hazırlanan tebligat duruşma gün ve saati ile birlikte davalıya bizzat 01/08/2025 tarihinde tebliğ edilmesine karşı davalı ... 04/12/2025 tarihli duruşmada hazır bulunmamıştır.Menfi tespit istemli eldeki davada ispat yükünün özelliklerine ilişkin yasal düzenlemelerin değerlendirilmesin de 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı alacaklıya düşer ancak alacak bir kambiyo senedine dayanmakta ise sebepten mücerret olan kambiyo senedine dayalı olarak borçlu olmadığını davacı taraf ispatla mükelleftir. Bu nedenle dava konusu bono nedeniyle borçlu olunmadığı hususu davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir.
Davacı taraf bononun vade tarihi ile aynı tarihte düzenlenen ibraname aslını dosyaya sunmuş olup ibraname içeriğine göre dava konusu bono nedeniyle borcun kalmadığı belirtilmiş , davalı ... tarafıjndan ibranamedeki imzaya açıkça itiraz edilerek imza inkarında bulunulmamış yine Mahkememizce hazırlanana isticvap davetiyesine de icabet etmemiştir.Davalı ... vekili 26/01/2026 tarihli dilekçesi ile reddi hakim talebinde bulunmuş davalı ... vekilinin reddi hakim talep dilekçesine karşı hazır olan taraf vekillerinden diyecekleri sorulmuş ve Mahkememizce reddi hakim talebine ilişkin inandırıcı delil ve emarelerin gösterilmediği ve davayı uzatmak amacıyla yapıldığı anlaşıldığından HMK 41/1 maddesi uyarınca davalı ... vekilinin reddi hakim talebinin geri çevrilmesine ve bu ara karara karşı esas hüküm ile birlikte --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurulabileceğine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.Tüm açıklanan nedenlerle ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından takip konusu bono bedelinin ödendiğine ilişkini 03/08/2020 tarihili ibraname aslının sunulduğu, ibraname içeriğine göre dava konusu bono nedeniyle borcun kalmadığının belirtildiği, davalı ... tarafından ibranamedeki imzaya açıkça itiraz edilerek imza inkarında bulunulmadığı, ayrıca Mahkememizce isticvap olunmak üzere hazır bulunmadığından davacının bono nedeniyle davalı ...'a borcu kalmadığı kanaatine varılmış olup icra takibine konu alacağının 350.000,00 TL'lik kısmının -------- Noterliğinin ---------yevmiye numaralı ve 17/02/2023 tarihli temliknamesiyle davalı ...'a devredilmesi nedeniyle bu hususta gözetilerek davacının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı ...'a 264.219,18 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş , davalı ...'un 03/08/2020 tarihli borcun kalmadığı yönünde düzenlenen ibranameye rağmen 30/10/2020 tarihinde icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından İİK 72/5 fıkrası uyarınca takip konusu kabulüne karar verilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 52.843,83TL kötü niyet tazminatının davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine,
Mahkememizce icra veznesine giren paranın takip alacaklısına ödenmemesine ilişkin verilen 04/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının takip alacaklısı ... yönünden karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.Davacı tarafından ne kadar takip dosyasına konu alacağın 350.000,00 Tl'lik kısmını temlik alan davalı ...'a karşı da borçlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası ikame edilmiş ise de; davalı ...'nın takip konusu alacağı -------- Noterliğinin ---------- yevmiye numaralı ve 17/02/2023 tarihli temliknamesiyle temlik aldığı, dava konusu takibin 30/10/2020 tarihininde başlatıldığı, aradan geçen süreçte icra takip dosyasına ibranamenin sunulmadığı ve takibe itiraz edilerek ödeme definin öne sürülmediği bu nedenle davalı ...'nın takip konusu alacağı kötüniyetli olarak temlik aldığına ilişkin bir delilin bulunmaması, ibraname içeriğinin davalı ... tarafından da bilindiği hususunun ispata muhtaç olduğu, davacı tarafından ibraname içeriğinin davalı ... tarafından da bilindiği hususu ve davalının kötüniyetli hareket ettiği hususu ispatlanamadığından davalı ...'a karşı açtığı menfi tespit davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1.a-Davacının dava konusu --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı ...'a 264.219,18 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, b-İİK 72/5 fıkrası uyarınca takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan 52.843,83 TL kötü niyet tazminatının davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine, c-Mahkememizce icra veznesine giren paranın takip alacaklısına ödenmemesine ilişkin verilen 04/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına,
2.Davacının davalı ...'a karşı açtığı menfi tespit davasının reddine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 18.048,81 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan ve 10.061,72 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 7.559,49 TL'nin davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen ve temlik alınan miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 56.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ...'a verilmesine,
7.Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan posta, tebligat ve ------- masrafı toplamı 958,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre belirlenen 412,10 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu mahsup edilen peşin harç 427,60 TL, tamamlama harcı 10.061,72 TL olmak üzere toplam 10.489,32 TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
9.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.800,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.634,64 TL'sinin davalı ...'tan, 2.165,36 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10.Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026