4. Hukuk Dairesi 2022/14087 E. , 2025/15325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın 08.05.2014 tarihinde davacılardan ...ve ...'in kızı, diğer davacıların kardeşi olan destek yaya ...’e çarparak ölümüne neden olduğunu, davacı anne ve babanın ölen kızlarının desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak anne ve babanın her biri için şimdilik 25.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile anne babanın her biri için 100.000,00'er TL, kardeşlerin her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.10.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı anne ... yönünden 135.831,25 TL'ye, davacı baba ... yönünden 127.672,58 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca trafik kazasında kusurun tamamen ölende olduğunu, sürücüde herhangi bir kusurun bulunmadığını, istenen tazminat miktalarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, ayrıca davalı sürücünün kazada kusurlu olmadığını, istenen tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu beliretek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat talebinin kabulü ile davacı ... için 135.831,25 TL, davacı ... için 127.672,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden 25.09.2014 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve .. Büyükşehir Belediye Başkanlığından müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yaşanan ölümlü trafik kazasında müteveffaya yüklenecek bir kusur bulunmadığını, davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, davalı aracın belediye otobüsü olup ticari amaçla işletildiğini, bu nedenle de maddi ve manevi tazminat için olay tarihinden itibaren yasal faiz değil ticari avans faizi uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yetki itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda ikili hesap yapıldığını, müteveffanın gelirinin asgari ücretin 2 katı ve asgari ücretin 3,14 katı olacak şekilde hesaplama yapıldığını, mahkemenin, asgari ücretin 3,5 katı olacak şekildeki hesaba göre karar verildiğini, ancak bunun hatalı olduğunu, davalı sürücüye izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özellikleri göz önünde tutularak ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır.
Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.
Somut olayda, davacıların ölene yakınlığı, olay tarihi, davalı tarafın asli kusurlu olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde her bir davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.