Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

3. Hukuk Dairesi         2025/4036 E.  ,  2026/96 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2022/272 E., 2024/192 K.

Mahkeme kararının davacılar ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalılardan ... Sigorta A.Ş. ile (...) ... A.Ş. vekilleri tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacılar vekili; müvekkilerinin müşterek çocukları ...'ın ... markasına ait şofbenin ve .... Tüpgaz'a ait tüpün birlikte fonksiyonu sonucu karbonmonoksit gazından zehirlenerek vefat ettiğini, tüplerin diğer davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, müvekkillerinin derin acılar yaşadığını ve desteklerinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 05.05.2010 tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 30.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 134.014,24 TL maddi tazminatın 26.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi, 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsili şeklinde ıslah etmiştir.

2.Birleşen davada davacılar vekili; asıl davadaki sebeplerle müvekkili davacılara ayrı ayrı 1.000,00 TL toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını, sigortaya başvuru tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı .... vekili; dava konusu olayda ... marka şofben şofbenin ayıplı ve bozuk olarak imal edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını ve bir delil sunulamadığını, davalı şirketin dava konusu olaydan sigorta poliçesi teminatları dahilinde sorumlu olabilmesi için yalnızca şofbenin ... marka olmasının yeterli olmayıp aynı zamanda şofbende bir imalat hatasının, dava konusu zarar ile nedensellik bağını kurmuş olduğu hususlarının da ispat edilmesinin gerektiğini, dava konusu şofbenin montaj işleminin sigortalı yetkililerce yapılmadığını, bu nedenle dava konusu olayda kusurlu ve sorumlu tarafın; ihmalkar davranışları ile dava konusu olaya neden olan davacılar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı .... vekili; davacı vekilinin dava dilekçesiyle sunduğu delil listesinde olaya neden olan ürünün üretim yılını ve seri numarasını gösterir bir belge sunmadığı gibi, söz konusu ayıplı olduğu iddia edilen şofbenin de varlığından bahsedilmediğini, asli kusurlu olarak montaj işlemini kendileri yada yetkisiz ve ehliyetsiz üçüncü kişiler eliyle yaptıran ve daha sonra da baca ve şofbenin gerekli bakım ve temizliğini yaptırmayan davacılar olduğu, öncelikle davacıların ağırlıklı kusurunun tespit edilmesi gerektiği, daha sonra dava konusu olayın Mayıs ayında gerçekleşmesi karşısında bacanın geri tepmesi, tıkanması veya temiz hava girişinin engellenmesi hususunda olumsuz hava koşulları ve rüzgarın sert esmesi gibi taraflara yüklenemeyecek kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili; davaya konu zehirlenme neticesi ölüm olayının tüpün arızasından kaynaklandığı yönünde kesin ve sabit bir delil olmadığını, aksine hortumların sağlam olduğunu olayın davalı şirket tarafından dolumu yapılan tüpten kaynaklanmadığını, kaldı ki tüpün davalı şirket tarafından dolumu yapılıp yapılmadığının da sabit olmadığını, olayla bir nedensellik bağı bulunmadığından husumetin davalıya yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüpün banyoda olmadığını, banyonun dışında koridorda kapalı bir dolabın içinde yer aldığını, tüpün tamamen izole halde olduğunu, olayın oluşunda müteveffanın da kusuru olduğunu, şofben kullanımındaki özensizliği ve bilgisizliğinin bu olaya sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

4.Birleşen davada davalı .... vekili; davacıların başvurusu üzerine 17.06.2011 tarihinde 20.505,00 TL'nin davacılara ödendiğini, poliçeden doğan sorumluluğunu ifa ettiğini, şofben, ocak vb. cihazların kusurlarının tüp gaz dolumu yapan firmanın ve dolayısı ile sorumluluk poliçesinin devreye girmesinin söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalılardan ... A.Ş., ... Sigorta A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ilamıyla; somut olayda davacıların ayıplı hizmet nedeniyle tazminat talep ettikleri, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa ve 6502 sayılı kapsamında kaldığı, eldeki davada 4077 sayılı yasanın 23. maddesi ve 6502 sayılı yasanın 73. maddesi gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, Mahkemece, ayrı bir Tüketici Mahkemesi var ise, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, tarafların temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bozmaya uyan Mahkemece verilen görevsizlik kararı sonucu, 18.03.20221 tarihli ek kararla; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

3.Dairenin 14.04.2022 tarihli ilamıyla; kesinleşme tarihinden önceki tarihte davacı tarafından 04.03.2020 tarihli ve 26.08.2020 tarihli dilekçeler ile görevsiz mahkemeye başvurulduğu ve dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği, buna göre mahkemece; dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken, davacının dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin dilekçeleri gözden kaçırılarak, 18.03.2021 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

4.İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.07.2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya görevli mahkemeye intikal etmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporuyla şofben baca bağlantısının 40 cm düşey, 2 00... derece yukarı doğru yatay eğimle yapılması gerekirken teknik verilerin dikkate alınmayıp montajının hatalı şekilde yapılmış olduğu, bu durumda bacanın geçtiği mahalde gaz sızıntısı meydana geldiği ve zehirlenmeye sebebiyet verdiği, mahal içine gaz sızıntısı olduğunda şofben ile eş çalışan gaz alarm sensörünün söz konusu olayda bulunmadığı tespit edildiğinden davalılardan şofben üreticisi (...) ... A.Ş.'nin kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, dava dosya içerisinde bulunan 08.08.2014 havale tarihli, 26.06.2014 rapor hesap tarihli raporuna göre hesaplanmış toplam tazminat tutarının 160.148,41 TL olduğu, ödenen tazminatın güncellenmiş bakiye kalan tazminat tutarının 134.014,24 TL olduğu gerekçesiyle, davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, asıl davanın ... (...) A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüyle; 134.014,24 TL'nin 26.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davalı .... ve davalı ... yönünden tazminat talebinin reddine, davacılardan ... için 20.000,00TL, davacı ... için 20.000,00TL olmak üzere toplam 40.000,00TL manevi tazminatın 05.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... (...) A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, Birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1373 E. sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ile asıl dava davalıları ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

Dairemizin 12.05.2025 tarihli ilamıyla, güncel aktüerya hesabı yapılması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı .... vekili ile davalı .... vekili ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

VI. KARAR DÜZELTME

1.Davalı ... vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek davacıların kusuru bulunduğu için kendilerine başvurulamayacağını belirterek, Daire bozma ilamının kaldırılarak, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek somut olayda, müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek, Daire bozma ilamının kaldırılarak, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı gerçekleşen ölüm nedeniyle, uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olayın oluş şekline göre verilen Mahkeme kararının isabetli olduğunun ve Dairemiz son tarihli bozma ilamının tazminatın hesaplamasına ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre asıl dava davalıları ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl dava davalıları ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin yerinde bulunmayan karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harçları ile para cezalarının düzeltme isteyenlere yükletilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog