Karar No
K. 2026/170
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/766

KARAR NO: 2026/170

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/12/2021

NUMARASI : 2019/704 Esas - 2021/1130 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete bağlı olarak, Tekirdağ Çorlu'da bulunan ... isimli firmadan Adem Yavuz Mah. ... Cad. ... Ümraniye/ İstanbul'da bulunan adrese ait teslim edilmek üzere ... çekici - ...dorse plakalı araç sahibi davalı ... ile anlaşıldığını, 27/03/2019 tarihinde davalının belirtilen yerde bulunan adrese teslim etmek üzere kullanmış olduğu aracı (... plaka sayılı çekici ve yine bu çekiciye takılı... plakalı ...) saat 01:10 sıralarında firmanın önüne park ettiğini ve sabah ürünler araçtan boşaltılacağından aracın içinde istirahat etmeye başladığını, Saat 06:00 sıralarında ise polislerin şoförü uyandırdığını ve araçtan hırsızlık yapıldığını söylediğini, bunun üzerine şoför aracı kontrol ettiğinde dorse arka tarafından branda kaplamasının kesik olduğunu ve dorse içerisinde bulunan 5 adet yatay baca kiti ve 27 adet ... marka kombinin yerlerinde olmadığını, çalındığını gördüğünü, ilgili ürünlerin teslim borcu müvekkiline ait olduğu için; yol üzerinde varsa kamera görüntülerinden araca giren ve malı çalan şahıs/ şahısların öncelikle tespitinin yapılması,, müvekkilinin mağduriyetine neden olan şahsın/ şahısların tespiti halinde ise cezalandırılması için Savcılık makamına başvurularının gerçekleştiğini, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanan işbu hırsızlık olayından dolayı Müvekkilinin müşterisi ... ... A.Ş. ye oluşan zarar bedelini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin iş kaybı ve diğer zararları toplamı 120.000,00-TL olduğunu, meydana gelen hırsızlık olayında müvekkile atfı kabil bir kusur olmayıp, davalı yanın ise %100 kusurlu olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak özensiz ve dikkatsizliğinden kaynaklanan kusurlu davranışı nedeniyle zararı ödemek zorunda kaldıklarından davalı aleyhine Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 120.000,00-TL zarar ve 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyen 6.282,74-TL değişen oranlarda ticari temerrüt faizi toplamı 126.282.74-TL alacağı için icra takibi yapıldığını, borçlu davalı takibe gerekçesiz genel bir itirazla takibi kötü niyetle durdurduğunu, borçlu davalının takibe itirazı nedeniyle öncelikli olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığından iş bu davayı açmanın zorunlu olduğunu, sunulan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının iptaline, takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, takibe konu alacağın asgari %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Bilirkişi Heyeti 27/06/2021 tarihli raporunda; dava dosyasında karayolu taşımacılığı açısından yapılan incelemede davalı ...'in özen ve dikkat göstermemesi nedeniyle taşımaya konu edilen emtianın çalınmasında kusuru bulunduğunu, mali yönden 26/03/2019 tarih ... sayılı e-fatura ve sevk irsaliyesindeki tespitler muvacehesince çalınan ürünlerden dolayı 91.811,57-TL (KDV Dahil) olarak zararlarının olduğunu belirtmiştir.

Bilirkişi heyetinin tespitleri mahkememizce hükme esas alınmış olsa da; 27 adet ... ... Versiyon 2 emtiası ile 5 adet Yatay Baca Seti 1m emtiası üzerinden hesaplama yapılması mahkememizce hatalı bulunmuştur. Çalınmış olan kombilerin 12 adetinin ... ... Versiyon 2, 15 adetinin ise ... ... Versiyon 2 olduğu gerek davacının bu konudaki beyanlarından, gerekse de davacının sunmuş olduğu sevk irsaliyesinden tespit edilmiştir. Sevk irsaliyesine konu ürünlerin: 30 adet ... ... Versiyon 2, 45 adet Yatay Baca Seti 1m, 15 adet ... ... Versiyon 2 olduğu, davalı tarafça 18 adet ... ... Versiyon 2 ve 40 adet Yatay Baca Seti 1m teslim edildiği, teslim eden kısmında davalının ismi, plakaları ve imzasının yer aldığı tespit edilmiştir. Bu durumda 12 adet ... ... Versiyon 2, 15 adet ... ... Versiyon 2 ve 5 adet Yatay Baca Seti 1m emtiasının teslim edilmediği, araçtan çalındığı anlaşılmıştır. Bu hususta yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş, davacının 93.594,06-TL zararının olduğu, haksız fiil tarihinden takip tarihine kadar 4.968,28-TL işlemiş ticari temerrüt faiz alacağı olmak üzere toplam 98.562,34-TL alacağının bulunduğu mahkememizce hesaplanmıştır. Alacak likit olup, bizzat davalı tarafça imzalanan sevk irsaliyesinde çalınan ürünlerin adet ve değeri davalı tarafça bilinmektedir. Bu sebeple davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, davalının davacı şirkete bağlı olarak taşıma işlemi gerçekleştirdiği, dava dışı ... ... A.Ş. isimli firmadan yüklediği ürünleri dava dışı .... A.Ş. isimli firmaya mal taşıma esnasında aracında hırsızlık meydana geldiği, davalının bu haksız fiilin gerçekleşmesinde kusurlu olduğu, oluşan zarar bedelinden kusurlu davalının sorumlu olduğu, davacının başkaca iş kaybına ait delil sunmamış olduğu anlaşılmakla davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 93.594,06-TL zarara ilişkin alacağını, 4.968,28-TL işlemiş ticari temerrüt faiz alacağı olmak üzere toplam 98.562,34-TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirkete bağlı olarak, Tekirdağ Çorlu'da bulunan ... isimli firmadan Adem Yavuz Mahallesi, ... Caddesi, ... Ümraniye/İstanbul da bulunan adrese ait teslim edilmek üzere ... çekici – ...dorse plakalı araç sahibi davalı ... ile anlaşıldığını, 27.03.2019 tarihinde yukarıda davalı, Adem Yavuz Mahallesi, ... Caddesi, ... Sayılı yerde bulunan adrese teslim etmek üzere kullanmış olduğu aracı (... plaka sayılı çekici ve yine bu çekiciye takılı... plakalı ...) saat 01:10 sıralarında firmanın önüne park etmiş ve sabah ürünler araçtan boşaltılacağından aracın içinde istirahat etmeye başladığını, saat 06:00 sıralarında ise polisler şoförü uyandırmış ve araçtan hırsızlık yapıldığını söylemiştir. Bunun üzerine şoför aracı kontrol ettiğinde dorse arka tarafından branda kaplamasının kesik olduğunu ve dorse içerisinde bulunan 5 adet yatay baca kiti ve 27 adet ... marka kombinin yerlerinde olmadığını, çalındığını gördüğünü, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanan işbu hırsızlık olayından dolayı Müvekkil davacı müşterisi ... ... A.Ş. Ye oluşan zarar bedelini ödemek zorunda kaldığını, davacının iş kaybı ve diğer zararları toplamı 120.000,00 TL olduğunu, meydana gelen hırsızlık olayında davacıya atfı kabil bir kusur olmayıp, davalının ise %100 kusurlu olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak özensiz ve dikkatsizliğinden kaynaklanan kusurlu davranışı nedeniyle zararı ödemek zorunda kaldığını ve davalı aleyhine Bakırköy 6.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 120.000,00 TL zarar ve 23.07.2019 tarihinden itibaren işleyen 6.282,74 TL toplamı 126.282,74 TL. alacağı için icra takibi yapıldığını borçlu davalı takibe gerekçesiz genel bir itirazla takibi kötüniyetle durdurduğunu, davalının hiçbir güvenli önlemi almadan, ürünlerin alıcı firmaya teslimine saatler kalmasına rağmen aracını alıcı firmanın güvenliği olayan önüne park ettiğini, davalı o kadar özen ve dikkat etmediğini, ürünler çalındıktan sonra olay yerine gelen polislerce uyandırıldığını davacının atfı kabil bir kusur olmayıp, davalı yan meydana gelen hırsızlık olayında %100 kusurlu olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da davalı ...'in basiretli bir tacir gibi dikkat ve özen göstermemesi nedeniyle taşımaya konu emtianın çalınmasında kusuru bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığını,

İlk derece mahkemesi vermiş olduğu kararda yalnızca bilirkişi raporunda hesaplanan çalınan ürün bedellerinin karşılığı olan 93.594,06 TL'ye hükmetmiş ancak talep edilmesine rağmen davacı şirketin uğradığı iş kaybı ve diğer zararları değerlendirme konusu dahi yapmadığını, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ile davacının müşterisi ... Anonim Şirketine ayrıca ürünlerin zamanında yetişmemesinden kaynaklı olarak gecikme bedeli ödemek zorunda kaldığını, ikinci defa ürünlerin tesliminde yapılan yol masrafları, araç kiralama bedeli ve şoföre ödenen miktarlar da bu zararın içerisinde olduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporunda, açıkça iş kaybı ve diğer zararlarımızın da talep edilmesine karşılık mali yönden bu taleplerimiz değerlendirilmediğini, mahkemenin bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde talebimizi kısmen kabul kısmen redd şeklinde hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, davalı aracında taşıdığı yükü sigorta eden firma olduğunu, araç üzerindeki mal hırsızlığa karşı davacı şirket uhtesinde poliçe ile güvence altına alındığını, bu poliçe ... isimli firma ile davacı arasında aktedildiğini, davalı ...'e araca yüklenen malın niteliği dahi söylenmemiş, araçta doğalgaz peteği olduğu belirtilmiş oysa araçta değeri fazla kombiler de yüklendiğini, araca yükleme yapılırken aracın sahibi ve şoförünün kesinlikle araç başında bulundurulamayacağını, ki yük varması gereken ve teslim edilmesi gereken yere geldiğinde teslim alan firma ya da kişi tarafından aracın dorsesi açıldığını ve mal tesliminin bu şekilde gerçekleştirildiğini, davalı araçtaki malın davacı tarafa hırsızlığa karşı sigortalandığını bilmesinden dolayı ayrıca kendisi sigorta yaptırma gereği duymadığını, kaldı ki gönderici firma ile fiyat anlaşmasını da bu hususlar göz önünde bulundurularak yaptığını, davalı araçtaki malın teslim edileceği işyerinin önüne akşam geç saatlerde varmış ve aracını malın teslim edileceği işyerinin önüne çektiğini, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermemesi ve kusurlu olmasından kesinlikle söz edilemeyeceğini, davacının da belirttiği gibi aracın üzerindeki kombiler gece saatlerinde bir kısım hırsızlar tarafından çalındığını, gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin iddia edilmesi ve kusurundan bahsedilmesinin doğru olmadığını, mahkemece davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacının poliçesinde güvence altına aldığı teminatın hırsızlığa karşı olduğunu, mahkemece hükmedilen miktarın nerede ise iki yıllık kazancı olduğunu, bu miktar davalının tüm aile düzenini ve ekonomisini bozacağını, gönderici firma ile davalı arasında araç üzerine yüklenen yükün ne olduğu, adedinin ne olduğu, niteliğinin ve değerinin ne olduğuna ilişkin bir sözleşme ve taahhüt imzalanmadığını, aracına yüklenen yükün ne olduğunu ve değerini bile bilmeyen davalı araç üzerinde çalınan maldan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece gönderici firma ile davalı arasında araç üzerindeki mal ile ilgili bir sözleşmenin var olup olmadığının araştırılması yapılmadan hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, davacının iş kaybı ve diğer zararları talep edip edemeyeceği ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "27.03.2019 faiz başlangıç tarihli 120.000,00 TL tutarındaki (para alacağı)" sebebine dayalı olarak 120.000,00 TL asıl alacağın 6.282,74 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle 03/07/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur(TTK m. 875/1). Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur(TTK m. 876).

TTK'nın 878. maddesinde de taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasına ilişkin özel haller düzenlenmiştir. Taşımaya konu araç davalının sorumluluğunda ve gözetiminde park halindeyken hırsızlık olayına maruz kalmış olması, zararın gerekli özenin gösterilmiş olmasına rağmen kaçınılamayacak/önlenemeyecek sebeplerden meydana geldiğinin veya TTK'nın 878. maddesinde düzenlenen sebeplerden meydana geldiğinin iddia ve ispat edilmemiş olması nedeniyle davalı zarardan davacıya karşı sorumludur. Bunun yanı sıra davalı cevap dilekçesi vermemiş olup bu haliyle davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş olduğu ve HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceği nazara alındığında davalının icra inkar tazminatına ilişkin hususlar dışında istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır(TTK m. 880/1). Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz(TTK m. 883). Eşya taşımaya ilişkin öngörülen sorumluluktan kurtuluş hâlleri ve sınırlamaları, gönderen veya gönderilenin, zıya, hasar veya gecikme nedeniyle taşıyıcıya yöneltebileceği, sözleşme dışı istemleri için de geçerlidir. Anılan düzenlemeler karşısında taşınan eşyaya gelen zararı aşan dolaylı zararlar taşıyıcının sorumluluğu kapsamında değildir. Kaldı ki davacı icra takibinde açıkça iş kaybı ve diğer zararlara ilişkin bir talepte bulunmamış, itirazın iptali davasında ise iş kaybı ve diğer zararlara ilişkin istemini somutlaştırmamıştır. Bu nedenle davacının iş kaybı ve diğer zararlara ilişkin talebi yerinde olmayıp ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu taşıma sırasında taşınan emtianın zayiine ilişkin olup zararın miktarının tespiti için yargılama yapılması gerekli olup bu haliyle alacak likit (belirlenebilir) olmadığından, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmamıştır.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının davacı yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1.Davanın kısmen KABULÜ ile; davalının Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 93.594,06 TL , (%19,5) değişen oranlarda işlemiş ticari temerrüt faizi 4.968,28 TL olmak üzere toplam 98.562,34 TL bakımından kısmen iptali ile takibin bu değer üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Alınması gerekli 6.732,79-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 1.525,19-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.207,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 1.525,19-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.569,59-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafça posta/ tebligat/ bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 2.164,70-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.689,52-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.AAÜT gereğince hesap edilen 13.313,42-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 5.100,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Arabuluculuk ücreti olan 1.030,24-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8.Arabuluculuk ücreti olan 289,76-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

9.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

10.İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına b-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 70,00 TL olmak üzere toplam 290,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11.Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog