Esas No
E. 2023/828
Karar No
K. 2026/113
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/828 Esas
KARAR NO: 2026/113
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/11/2023
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıların sürücüsü, sahibi ve KZMS Sigortacısı oldukları --------- plakalı kamyonet ile davacıların ortak çocukları --------- çarparak EX olmasına neden oldukları; sürücü ---------- kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu; Müteveffanın davacıların tek çocukları olduğu ve ölümü ile maddi desteğinden yoksun kaldıkları; maddi ve manevi zararları olduğu; sigorta şirketine 25.09.2023 tarihinde başvurdukları ancak ödeme yapılmadığı; arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanarak; Anne --------- için 250.000 TL ve baba ---------- için 250.000 TL olmak üzere 500.000,00 T manevi tazminatın kamyonet sürücüsü -------- ile sahibi --------- kaza tarihi 26.08.2023 itibariyle avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili, Anne --------- için 10.000 TL ve baba ---------- için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile anne için 5.000 TL ve baba ---------- için 5.000,00 TL cenaze ve defin masraflarının toplamı 30.000 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olması kaydıyla ve temerrüt tarihi itibariyle , --------- ile ---------- kaza tarihi 26.08.2023 itibariyle avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle:

Davacı vekili dilekçesinde ölümlü trafik kazasında kusurlu olanın ---------- olduğunu iddia ederek davanın kabulünü talep etmiş ise de, ileri sürülen vakıalar mesnetsiz olup davanın reddi gerektiğini, davalı ---------- oluşan trafik kazasında KUSURSUZ olup, müteveffa tam KUSURLUDUR. Müvekkil şoför ---------- 30 yıllık şofördür ve kaza anında çok yavaş olup, trafik kurallarının tamamına riayet ettiğini, Ancak müteveffa işbu kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, Ayrıca müvekkil davalının 30 yıl boyunca hiçbir kazası da bulunmadığını, Davacıların müteveffa ile alakalı dava dilekçesinde ileri sürdüğü maaş ve maddi imkanlara ait iddialar gerçeği yansıtmadığını, Müteveffa kaza tarihinde işsiz olup, ailesine hiçbir ekonomik katkı sağlamadığını, Bu hususlar ispata muhtaç bilgiler olup, mahkeme tarafından müteveffa ile alakalı kaza tarihi itibari ile ekonomik ve çalışma durumunun araştırılması gerektiğini, arz ve izah edildiği üzere davacının açmış olduğu davasının reddine; yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

GEREKÇE VE SONUÇ:Dava, davacıların murisine çarpması sonucu murisin vefat etmesinde tarafların kusur durumları, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin gideri ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu görüldü.Ayrıntıları -------- Sayılı ilamında belirtildiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesinde de benzer bir düzenlemeye gidilerek kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Gerek BK’nın 41. maddesi gerekse TBK’nın 49. maddesi, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimsenin bu zararı tazmine mecbur olduğunu belirtmektedir. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. BK’nın 41. maddesi (TBK’nın 49. maddesi) uyarınca haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için hukuka aykırı bir fiilin bulunması, kusurun bulunması, hukuka aykırı fiille zarar verilmesi ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Böylelikle haksız fiilin; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağından ibaret olmak üzere dört unsuru bulunduğu söylenebilir. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemeyecektir. Haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncellikle sorumlu tutulacak kişinin işlediği bir fiilin bulunması gerekmektedir. Kendisinden tazminat istenen şahsın bir fiili yoksa sorumluluğu da söz konusu olmaz. Bununla birlikte haksız fiil sorumluğunun doğabilmesi için sadece fiilin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda fiilin hukuka aykırı olması gerekmektedir. Kanunlarımız bir fiilin nasıl ve hangi niteliklere sahip olduğu takdirde hukuka aykırı sayılacağını açıklamamıştır. Genel bir ifadeyle denilebilir ki hukuka aykırılık, kişilerin mal ve şahıs varlıklarını doğrudan doğruya koruyan emredici bir hareket tarzı kuralına aykırılık hâlinde ortaya çıkmaktadır. Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu için aranan diğer ve en önemli şartlarından biri de hukuka aykırı fiili işleyen kişinin kusurlu olmasıdır. Hukuka aykırılık, fiilin bir hukuk kuralına aykırı olduğunu, kusur ise bu hukuk kuralına aykırı fiile ilişkin iradesi sebebiyle fiili işleyen kişinin davranışının kınanan bir davranış olmasını ifade eder. Haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için gereken diğer bir şart ise zararın ortaya çıkmasıdır. BK'nın 41 (TBK'nın 49.) maddesi zarardan bahsetmekle beraber kanunda zarar tanımı yapılmamıştır. Doktrin ve yargısal içtihatlarda zarar “geniş anlamda zarar” ve “dar anlamda zarar” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Hukuka aykırı bir fiil işleyen kimse ancak bu fiilinin sebep olduğu zararları tazminle yükümlüdür. Fiil ile arasında uygun illiyet bulunmayan bir zararın tazmini istenemez. Fakat fiille uygun illiyet bağı bulunan bütün zararlardan faili sorumlu tutmak da adil olmayabilir. Hayat tecrübelerine göre, bir fiilin, olayların normal akışında meydana getirebileceği zararlarla olan mantıki illiyet bağına uygun illiyet bağı denilmektedir. Uygun illiyet zinciri içinde bir sebebin zararı meydana getirmeye uygun bir sebep olup olmadığı araştırılacaktır.

Önemle belirtilmelidir ki hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder . Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Nitekim aynı hususlar ------- E., --------- K.; 19.02.2019 tarihli ve --------- E., --------- K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Eş söyleyişle, tazminat miktarının belirlenmesinde zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir . 818 sayılı Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veya tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Aynı hüküm 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanununun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır .Mahkememizce alınan 20/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:) Davalı sürücü-------- idaresindeki -------- plakalı kamyoneti ile seyrederken hızını aracının teknik özelliklerine, görüş ve yol şartlarına göre ayarlamadığı; yaya -------- banket üzerinde çarparak EX olmasına neden olduğu için KTK 52/b ve KTY 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü kazanın meydana gelmesinde asli ve %90 kusurlu olduğu; Plakası bilinmeyen TIR aracı sürücüsünün uzun farları yakarak karşıdan gelen --------- plakalı kamyonet sürücüsü -------- gözlerini almasına neden olduğu için KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü kazanın meydana gelmesinde alt düzeyde tali ve %10 kusurlu; Müteveffa --------- banket üzerindeyken ------- plakalı kamyonetin çarpması sonucu EX olduğu için ölümlü, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Davalı --------- sahibi olduğu --------- plakalı aracın sürücüsü -------- kusurundan KTK 85/1-5 maddesi gereğince kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu; Anılan olayda davacıların murisi --------- ölümü sebebiyle annesinin 1.607.535,72 TL, babasının 1.438.150,78 TL destekten yoksun kalma zararı oluştuğu; Yukarıda (5/F) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, tazminat ile mükerrerlik teşkil eden indirim nedeni varlığının bulunmadığı; Davacıların defin ve cenaze gideri tazmin talebinin yukarıda (6) sayılı bentte irdelendiği; tanıtılan yüksek yargı uygulamasına nazaran, bu yönde bilirkişi görüşü sorulması ihtimali de dikkate alınarak tazmini gereken defin ve cenaze giderinin 10.000,00 TL olduğu; Hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı, kaza tarihinde cari zorunlu trafik sigortası teminat limitini aştığından, zararların teminat limitine oranlanması sonucu, teminattan davacı anneye 633.300,49 TL, davacı babaya 566.699,51 TL isabet etmekle, davalı Sigorta Şirket’inin diğer davalı yanında, yöntemince yapılan başvuruyu takip eden 8 iş günü sonrasında itibaren işleyecek faiz ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olayda iddia, savunma, hüküm kurmaya ve denetime elverişli 20/01/2025 tarihli bilirkişi raporu, kusur oranları ve zarar miktarı nazara alındığında; davalı sürücü --------- idaresindeki --------- plakalı kamyoneti ile seyrederken hızını aracının teknik özelliklerine, görüş ve yol şartlarına göre ayarlamadığı, yaya-------- banket üzerinde çarparak ölmesine neden olduğu için KTK 52/b ve KTY 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü kazanın meydana gelmesinde asli ve %90 kusurlu olduğu plakası bilinmeyen TIR aracı sürücüsünün uzun farları yakarak karşıdan gelen --------- plakalı kamyonet sürücüsü -------- gözlerini almasına neden olduğu için KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, ölümlü kazanın meydana gelmesinde alt düzeyde tali ve %10 kusurlu; müteveffa --------- banket üzerindeyken ---------plakalı kamyonetin çarpması sonucu EX olduğu için ölümlü, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, davalılardan ---------- kusurlu sürücü ve --------- araç işleteni olarak sorumlu olduğu, destekten yoksun kalma bakımından sigorta şirketinin davacı ---------- için 633.300,49 TL. olduğu, davacı --------- için 566.699,51 TL. olduğu, davacı ---------- yönünden 1.607.535,72 TL zararın oluştuğu, oluşan zarar ile fiil arasında illiyet bağı bulunduğu, davacı --------- yönünden 1.438.150,78 TL. zararın oluştuğu, cenaze giderlerinin 10.000 TL.olduğu, cenaze giderinde sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu olduğu, kazanın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların sosyal-ekonomik durumları ile manevi tazminatın amacı nazara alındığında manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla maddi tazminatın kabulü, manevi tazminatın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

1.MADDİ TAZMİNATIN KABULÜNE; Davacı ---------- yönünden 1.607.535,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının ilk 633.300,49 TL'sinden her üç davalının geriye kalan 974.235,23 TL kısmından davalılar -------- ve --------- sorumlu olmasına, bu tahsilatlar yapılırken davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihli olan 20/11/2023 tarihinden diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 26/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı -------- yönünden 1.438.150,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının ilk 566.699,51 TL'sinden her üç davalının, geriye kalan 871.451,27 TL kısmından davalılar -------- ve -------- sorumlu olmasına, bu tahsilatlar yapılırken davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihli olan 20/11/2023 tarihinden diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 26/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ---------- yönünden cenaze giderleri olan 5.000,00 TL'nin davalılar --------- ve ---------- 26/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ---------- yönünden cenaze giderleri olan 5.000,00 TL'nin davalılar --------- ve ----------- 26/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2.MANEVİ TAZMİNATIN KISMEN KABULÜNE; Davacı ---------- yönünden 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar --------- ve ----------- kaza tarihi olan 26/08/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ---------- yönünden 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar --------- ve ----------- kaza tarihi olan 26/08/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

3.Fazlaya dair manevi tazminatların ayrı ayrı reddine,

4.MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; -Alınması gereken 208.733,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.051,71 TL harç ile 10.334,24 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 189.347,94 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yapılan 9.051,71 TL peşin harcın, 10.334,24 TL tamamlama harcın, 269,85 TL başvurma harcın , 38,40 TL vekalet harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT since hesaplanan 439.239,15 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,

5.MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; -Alınması gereken 20.493 TL karar ve ilam harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, -Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, -Reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,

6.Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterilen toplamda 11.156,50 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre oranlayarak 10.528,96 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine; bakiye bölümün davacılar üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.05/02/2026

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog