Esas No
E. 2024/308
Karar No
K. 2026/145
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/308 Esas
KARAR NO: 2026/145 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/05/2024
KARAR TARİHİ: 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin 20.05.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ile Davalı Şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden taraflar arasında birden fazla muhtelif sözleşme akdedildiğini, Muhtelif sözleşmelerin tamamında; "İş Sağlığı ve Güvenliği ile Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştırdığı Personele İlişkin sorumlulukların" düzenlendiği maddeler bulunduğu, anılan düzenlemeye ilişkin maddelerde yer alan hükümler uyarınca; Davalının, sözleşmeye istinaden çalıştırdığı bütün personellerinin işçilik alacaklarından, keza bu personellerin işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle ikame etmiş olduğu davalardan işçi lehine hükmedilen alacakların tamamından ve nihayetinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, keza, davalıdan da, hangi personel için ne kadar ödeme yapıldığını gösterir bilgiler bulunan ihtarname eki ve icra dosyasından gönderilen ödeme emrine konu personellerin, hangi hizmet alımı işine istinaden çalıştırıldığı ve buna ilişkin hizmet alımı sözleşmesinin de celbi talep edildiği, Müvekkil Şirketin, davalının, akdedilen sözleşmelere istinaden çalıştırdığı personeller nede lere, icra takibi öncesinde toplam 619.980,89 TL ödeme yaptığı, bu ödemelerin ilgili hükümlere istinaden kendilerine ödenmesi için de davalıya ... 29. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği, İhtarname ekinde, hangi personele, hangi tarihte, ne kadar ödeme yapıldığı hususu açıkça gösteren tablonun da eklenmiş olduğu, Davalının ise keşide etmiş ihtarname ile bu bedeli ödemeyeceğini beyan ettiği, Bunun üzerine Müvekkil Şirket tarafından, her bir personel için ödenmek zorunda kalınan ve sözleşme gereği davalı tarafça karşılanması gereken bedellerin, ödeme tarihlerinden itibaren işletilen reeskont faizi ile birlikte tahsili için ... 18. İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğu, Takip borçlusu tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine, iş bu dava açılmadan önce, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak, ... Arabuluculuk Bürosu ...numaralı dosyası üzerinden, anlaşamama tutanağı düzenlenmesi üzerine, iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğu, Davalı tarafça, akdedilen sözleşmelerin açık hükümlerine rağmen takibe konu edilen alacak ödenmediğinden, itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, Davalı, likit bir alı dayalı ilamsız icra takibine kötü niyetli olarak itiraz etmiş olup, aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, fazlaya ilişkin tüm talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Haklı davalarının kabulüyle icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin, asıl alacak ve asıl alacağa değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, Davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından Sayın Mahkemeye sunulan 06.06.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle,

Davacı tarafın ... iştiraklerinden, özel hukuk tüzel kişiliğine haiz bir A.Ş olduğu, Davalının ise davacı şirkete taşeronluk hizmeti veren bir işletme olduğu, Davacı ile davalı arasında, 1996 -2019 yılları arasında, her yıl yapılan muhtelif ihaleler neticesinde iş gücü, ekipman teminine yönelik sözleşmeler imzalandığı, Davacının, iş bu davası ile faklı yıllarda yapılan sözleşmelere dayanan, ayrıca farklı işçilerle ilgili yapmış olduğu yaklaşık S0 değişik ödeme için tek icra takibi ve tek dava ikame etmiş olduğu, Farklı yıllarda yapılan sözleşmeler ve farklı kişiler için yapılan ödemeler sebebiyle tek dava açılmasını kabul etmedikleri, Nitekim her birisi için farklı iddia ve savunma sebepleri bulunduğu, öncelikle HMK ya aykırı davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı ... A.Ş. ile 23 yıl gibi uzun bir süre, her yıl bir önceki yılın işçi hak ve alacaklarının tamamının taşeron tarafından ödendiği hususu tespit edilerek yeni dönem için davalı firmaya yeterlilik belgesi verilmek suretiyle ihale ve neticede sözleşme yapılmış olduğu, 2019 Yılında ... yönetimi değişince ... A.Ş. davalı şirkete ihale ve iş vermediği, Sonrasında davalı şirkette çalışan personel ... A.Ş. bünyesine alınmak suretiyle 2019 yılı itibarı ile davacı ve davalı arasındaki ihale ve sözleşme ilişkisi son bulduğu, Bu arada davacı ... A.Ş. Davalının geçmişe yönelik işlerini ifa ettiğini tespit ederek davalının tüm teminatlarını serbest bıraktığını, sonrasında davacı ... A.Ş. bir kısım çalışanın iş akdini fesih ettiği, Fesih sonrasında işçilerin geçmiş dönem özlük hakları şirketlerince karşılandığından hem şirketimize hem de davacı ... A.Ş. aleyhine iş akdinden doğan kıdem, ihbar, fazla mesai, ücret farkı, sair alacak davaları açıldığını, İş mahkemelerince verilen ve BAM denetiminden geçen kararlarında çoğunlukla çalışanlar için kök iş verenin ... A.Ş. olduğunu, ... ŞTİ arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunu gerekçe göstererek davaların kabulü ve her iki davalının müşterek, müteselsil borçlu oldukları yönünde kararlar çıkmaya başladığı ve kararların bir kısmı icra aşamasına gelerek ödeme mecburiyetlerinin ortaya çıkmış olduğu, Davacı- davalı arasında 1997-2019 yıllarında yapılan sözleşmeler, sözleşme öncesi yeterlilik belgeleri ve ihale dosyaları tümüyle hakim ve üstün taraf olarak davacı ... A.Ş. Tarafından yapılmış ve uygulamaya konmuş olduğunu, İşveren ve taşeron arasındaki sözleşmeler muvazaalı ise bunun sorumluluğunun işveren ... A.Ş. üzerinde olduğunu, Bu sebeple muvazaalı sayılan sözleşmeler sebebiyle ... A.Ş. Davalıdan herhangi bir hak ve alacak talep edemeyeceğini, Davacı ... A.Ş., icra takibi veya başka nedenlere konu ettiği ödemeleri kendi borcu sebebiyle ödemiş olduğu, Davalı adına ödeme yaptığına dair ne icra dosyasına ne de dava dosyasına bir belge veya somut delil sunmamış olduğunu, İtirazın iptaline konu icra takip talebinde nereden kaynaklandığı bilinmeyen uzunca bir kısım rakamlar alt alta yazılmış ve toplanmış olduğu, Keza yaptığı ödemeler öncesinde davalıya herhangi bir ihtar ya da bildirimde bulunulmadığı, Taraflarına herhangi bir bildirim yapmadan adlarına ödeme yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, Haksız davanın reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının davalıdan alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.

Davacı taraf, davalı ile davacının yapmış olduğu sözleşme maddelerine göre davalının sözleşmeye istinaden çalıştırdığı bütün personellerin işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu, davacının bu sözleşmeler sebebiyle davalının çalıştırdığı iççilere 619.980,89 TL ödeme yaptığını, bu bedellerin davalıdan tahsili için ...

18.İcra müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

... 18. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ... AŞ.borçlunun dosyamız davalısı ....Ltd. Şti. olduğu takibe dayanak borcun muhtelif işçilik alacakları ve talep edilen faizlerle birlikte 880.184,94 TL takip çıkışı üzerinden icra takibinin başlatıldığı görülmüştür.

Davacı taraf itirazın iptali davasını 1.136.237,65 TL üzerinden ikame etmiştir.

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.

Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır.

Mahkememizce işçilik alacaklarına konu iş mahkemesi kararları ve bu kararların icraya konulduğu icra dosyaları mahkememiz dosyası arasına alınmış ve dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 19/11/2025 tarihli raporda Dava dosyasında yer alan ve raporumuzda belirtilen ihale sözleşmesi hükümleri uyarınca ve 4857 sayılı yasanın 2. Maddesi kapsamında Davacı ... Şirketi nin Asıl işveren, Davalı ... Şirketi'nin'nin Alt işveren konumunda olduğu, İş Kanunun 2. maddesi uyarınca yapılan işin mahiyeti gereği asıl işin bir bölümü olduğu, işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Davacı ... Şirketi 'nin Asıl işveren olduğu, Davalı ...Şirketi'nin Alt işveren olduğu, davacının davalıdan talep ettiği 619.980,89.TL ödedediği işçilik alacağı ve ferileri talebi ile ilgili olarak;

Davacı Asıl İşveren ... Şirketinin yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava dosyası arasına alınan belgeler üzerinde yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucu Dava dışı işçiler için ödedediği işçilik alacağı ve ferilerinden Davalı Alt işveren ...Şirketinden 276.584,23.TL' yi TALEP EDEMEYECEĞİ Davacı Asıl İşveren ... Şirketi tarafından ödenen işçilik alacakları ve ferilerinin davalı alt işveren ... Şirketi'ne rucü edilebileceği görüşünün benimsemesi durumunda, Davalı Alt işveren ...Şirketinden 343.396,66.TL” yi TALEP EDEBİLECEĞİ, yönünde rapor ibraz etmişlerdir.

Davalı taraf davacının alt taşeronu konumundadır. Davacı ve davalı taraf dış ilişkide dışarıya karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu olsalarda iç ilişkide taraflar yapmış olduğu sözleşme ile bağlıdırlar. Davaya konu alacakların ödendiği işçiler davalının işçileridir. Bu durumda davalı taraf işçilerine ödenen tazminattan sorumludur.

Davalı taraf, davacı tarafın taşeron hizmeti olarak 2019 yılına kadar hizmet verdiklerini 2019 yılından sonra davacı ile çalışmadığımız için ve sadece davacı tarafın trafik lambaları bakımı için hizmet verdiklerinden ve yapılacak bir işlerinin kalmadığından işçiler işten çıkartıldığından işçilerin işe iade için kendilerine ve davacı tarafa işe iade davası açtıklarını, işçilerin işe iadesine karar verildiğini, işçilerin yapmakla yükümlü olduğu iş trafik lambalarının bakımı olduğundan dosyamız davacısı tarafından işe alınması gerektiğini davacı tarafın işe iade alması halinde işçilere ödeyecekleri bir tazminatta bulunmayacağını ve bu sebeple işe iade tazminatları için sorumluluklarının bulunmadığını savunmuşsa da TTK 18/2 maddesi gereği "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." Bir şirketin sadece bir başka şirketin alt taşeronu olarak sadece bir iş için kurulup 2019 yılından sonra davacı şirketin kendileri ile çalışmaması sebebiyle işçilerini işten çıkarıp bu işten çıkarmalardan davacının kendileri ile çalışmaması sebebiyle davacıyı sorumlu tutmaları TTK 18/2 maddesi hükmüyle bağdaşmamaktadır. Davalı taraf işe alımlarda basiretli bir tacir gibi davranarak davacının kendileri ile çalışmama ihtimalini de öngörüp buna uygun hareket etmek durumundadır. Bu sebeple davalı tarafın işe iade tazminatlarından sorumlu olmadıklarına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Davalının ...

18.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 343.396,66 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 343.396,66 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 343.396,66 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 343.396,66 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine

2.Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine

3.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 23.457,43 TL karar harcından peşin olarak alınan 15.003,18TL harcın mahsubu ile bakiye 8.454,25-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 427,60TL başvuru harcı ile 15.003,18TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 54.943,47 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 124.926,15 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından sarf edilen toplam 28.225,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.529,59TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

10.Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.087,92 TL'nin davalıdan, 2.512,08-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog