T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; borçlu aleyhine ...
21.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, ...(İlamsız İcra 49) Ödeme Emrinin gönderildiğini, gönderilen ödeme emrine istinaden borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, 03/08/2022 hasar tarihli olayda Müvekkili Kurum ... Sigorta A.Ş. tarafından ...poliçe numarası işyerim paket poliçesi ile sigortalı bulunan ... Tic. Ltd. Şti. nezninde meydana geldiğini, olay günü yapılan ekspertiz raporunda belirtilen,...Tic. Ltd. Şti.'nin iş yerinde ...'ye ait temiz su borusunun su saatinin başlangıç kısmından basınç oluşturması ile patlayan tesisatın sızan sularının bodrum katta hasara sebebiyet verdiğini, bununla birlikte laminant parke ve kütüphane alanında su sirayeti sebebiyle kabarma meydana geldiğini, hasarın poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğini, sistem üzerinde hasarları olmadığı ve sigortalının eksik sigorta tenzil etmiş olmakla birlikte meydana gelen hasar sonucu Sigortalıya ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 14.252,38-TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasarın meydana gelmesi nedeni ...'ye ait şebeke hattından kaynaklanması sonucunda ...'ye asli ve ferileriyle rücu etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, 5484 Sayılı Sigortacılık Kanunu Uyarınca, müvekkili kuruma Yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olan sorumlulara rücu etme hakkının verildiğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, Sayın Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, öncelikle tensiple birlikte değerlendirilerek, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimaline binaen, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, Müvekkili şirketin mali bünye zaafiyeti içerisinde olması nedeniyle, teminatsız olarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin tensip ile birlikte değerlendirilmesine, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargı mahkemeler görevli olduğundan, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davacının iddia etmiş olduğu zararı ve müvekkili idarenin kusurunu ispatlaması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun II. Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin; “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmünü amir olduğunu, b itibarla tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kusurunun olması ve tazminat talep edilen hasar ile fiili arasında illiyet bağının bulunmasının gerektiğini, Yürürlükte olan Türk Borçlar Kanunu, lafzı ile dahi uygun illiyet teorisini kabul etmiş olup, genel hayat tecrübelerine ve olayın normal akışına göre, zarara neden olduğu iddia olunan davranışın somut olayda gerçekleşen türden zararı, mahiyeti ve ana temayülü itibariyle gerçekleştirmeye müsait olması, en azından zararın doğumuna ya da artmasına katkısının bulunması gerektiğini, müvekkili idarenin ise olayda kusurlu olmadığını, zararın idari eylem veya işlemden değil de, zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağının kesileceğini ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanmasının imkanının ortadan kalkacağını, bu somut gerçeğe rağmen idarenin, çoğu zaman görevi kapsamı dışındaki olaylarda dahi, zarar iddiası nedeni ile sorumlu gösterildiğini, Kamu görevi yapan idarenin eylem ve işlemleri ile şahısların malvarlıklarında meydana gelen zarar arasında illiyet bağının ve bu bağın tespitinin bu anlamda büyük önem arz ettiğini, Müvekkil idarenin görevi ve bu göreve bağlı eylemleri ile ilgili olmayan zararlardan, illiyet bağı kurulamadığı halde, sorumlu tutulmasının, kamunun ve dolayısıyla kamu menfaatlerinin zarara uğramasına neden olduğunu, kabul etmemekle birlikte oluştuğu iddia edilen hasarın müvekkili idareye ait su hattından kaynaklanmış olsa bile bu hasardan müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını, binayı inşaa eden müteahhit ve bina maliklerinin oluşan hasardan sorumlu olacağını, İBB imar yönetmeliği Bodrumlar başlığında 18. maddesi 6. fıkrasında "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur." ifadelerinin yer aldığını, Türk Borçlar Kanunu 69. maddesi uyarınca; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar. Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır." denildiğini, su sızıntısı yaşanan taşınmazda suyun bodrum katın duvarlarından sızıntı şeklinde gerçekleşmiş ise, binanın toprağa dayalı kısımlarının izolasyonunun olmadığının aşikar olduğunu, eğer binanın dış etkenlere karşı gerekli inşaat teknikleri (izolasyon, drenaj sistemi vb.) kullanılarak yapılmış olsaydı su girişini, her türlü rutubet, yağmursuyu ve zemin suyu girişinin engellenmiş olacağını, hasarın oluştuğu bildirilen binanın toprak altında kalan Bodrum Kat kısımlarının etrafında binanın inşaası aşamasında teknik şartnamelere uygun olarak membranlı bir su izolasyonu (bohçalama) ve zemin suyu drenaj sistemi bulunup bulunmadığının, İstanbul İmar Yönetmeliğinde belirtilen Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunlu olduğundan, dava konusu binanın bu yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, öncelikle zararın meydana geldiği yapının; Hukuka uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığının binanın imar mevzuatı uyarınca usulüne uygun olarak alınmış bir yapı ruhsatının olup olmadığının, zarar gören yapının mimari projeye uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı yada mimari projede bir değişiklik yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, zarardan idarelerinin sorumlu olduğu kabul etmemekle birlikte, zararın idarelerinin kusurundan kaynaklandığı ve sigortalı binanın gerekli izin belgelerinin bulunduğunun tespit edilmesi durumunda, idarelerince tazmini gereken gerçek zarar miktarının saptanabilmesi için; zarar gören konutun, sigortalanması amacıyla sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete prim ödendiğinden; davacı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin tamamından, uyuşmazlık konusu taşınmaz için tahsil edilen sigorta primlerinin düşülmesi gerekeceğini, yine dava dilekçesinde sigortalıya 14.252,38 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, söz konusu tutarın ne için ödendiğinin belirtilmediğini, hangi iş için ne kadar ödeme yapıldığı, ödeme yapılma esnasında hasarlanan malzemenin sovtaj bedelinin hesaplamaya katılıp katılmadığının bilinmediğini bildirerek davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilerek yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına lehlerine ücreti vekalete hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, davacı sigorta şirketinden iş yeri paket sigorta poliçesi bulunan dava dışı ... Şirketine ait işyerinde su saati bağlantısından sızan davalıya ait temiz su akıntısının verdiği zararın davacının poliçe kapsamında ödemiş olması nedeniyle rücuen ödenen paranın davalıdan tahsili için yapılan icra takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına İnşaat Mühendisi ..., Sigorta Uzmanı ... ve İç Mimar ... tarafından sunulan 25.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, 1. Dava konusu 03.08.2022 tarihli dahili su olayı ile ilgili olarak yapılan ekspertiz sonucunda sigortalı işyerinde tespit edilmiş olan 14.251,11 TL hasar bedelinin davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 24.08.2022 tarihinde ödenmiş olduğu, 2. 23.02.2024 tarihinde davalı ... aleyhine yapılmış olan icra takibinin yapılan itiraz sonucunda durmuş olduğu, 3. Yerinde İnceleme için Olayın olduğu mahalde izin verilmediği için, Bina Yönünden inceleme Yapılamadığından Kusurun Binadan Kaynaklı mı olduğu, yoksa ... nin Sorumluluğundan mı Kaynaklı olduğu konusunda bir sonuca ulaşılamamıştır.
4.TOPLAM HASARIN 50.432,00 TL olduğu, SİGORTA FİRMASININ SİGORTALIYA ÖDEDİĞİ TOPLAM TUTARIN ise = 14.251,11 TL olduğu, görüş ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Mahallinde yapılan keşfe istinaden hazırlanan Mahkememiz dosyasına İnşaat Mühendisi ..., Sigorta Uzmanı ...ve İç Mimar ... tarafından sunulan 10.01.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, 1. Dava konusu 03.08.2022 tarihli dahili su olayı ile ilgili olarak yapılan ekspertiz sonucunda sigortalı işyerinde tespit edilmiş olan 14.251,11 TL hasar bedelinin davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 24.08.2022 tarihinde ödenmiş olduğu, 2. 23.02.2024 tarihinde davalı ... aleyhine yapılmış olan icra takibinin yapılan itiraz sonucunda durmuş olduğu, 3. Su saatinden önce bağlantının su basıncından dolayı kopması sorumluluğun ... de olacağı, 4. Binanın Eski ve toprakla temas eden yüzeylerde Yalım işlemini yapmaması duvarda içeriye açılan boşlukların bulunması, Su saatinin bulunduğu kutu içinin sıvasız bulunması, hasara neden olan suyun büyük miktarda duvardan gelmesinden dolayı Bina yapısal olarak kusurlu olduğu, 5. Borunun patlaması ve Suyun içeriye girişi ve hasara neden olması yönünden toplam olarak Düşünüldüğünde olayda ...’nin Kusurunun %20 oranında olabileceği, Binanın yapısal Kusurunun ise %80 oranında olabileceği kanaatinde olduğumuz sonucuna varılmıştır.
6.Toplam Hasarın 50.432,00 TL olduğu, Sigorta Firmasının Sigortalıya Ödediği Toplam Tutarın ise = 14.251,11 TL olduğu, 7. Davacı Davalıdan Sigortalıya ödemiş olduğu hasar bedelinin %20 si olan 2.850,22 TL yi talep edebileceği, görüş ve kanaatine varıldığı," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Bu kapsamda ...'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın 21/09/1983 gün ve ...; ... ile 29/11/1995 gün ve ...; ...sayılı kararları)." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ...
21.İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile 14.252,38 TL asıl alacak ve 4.543,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.795,56 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde 03/08/2022 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde davalıya ait temiz su borusunun dava dışı şirketin su saatinin başlangıç kısmında basınç oluşması neticesinde patlayıp, suların dava dışı şirketin bodrum kattaki iş yerine sızması ve zarar oluşması neticesinde davaya konu olayın meydana geldiğinin, dava dışı şirkete sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapıldığının, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dışı ... Ltd. Şti ile davacı arasında davaya konu iş yeri adresini ve 16/04/2022-16/04/2023 tarihleri arasını kapsar işyerim paket sigorta poliçesi düzenlendiği, dosya içerisindeki delillerden davaya konu su basması olayının 03/08/2022 tarihinde meydana geldiği, sigorta poliçesinin olay tarihini kapsadığı, davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya 24/08/2022 tarihinde 14.251,11 TL, 21/09/2022 tarihinde 10.000 TL ödeme olmak üzere toplamda 24.251,11 TL ödeme yapıldığı, ...Bölgesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davaya konu olayın meydana geldiği taşınmaza ait yapı ve ruhsat bilgilerinin dosya içerisine alındığı, davalı kuruma müzekkere yazılarak arıza kayıtlarının ve bilgilerinin dosya içerisine alındığı, davaya konu olayda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, zararın varlığının ve miktarının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden kök raporun alındığı, kök raporda keşif yapılarak sorumlunun ve kusur durumunun tespit edilebileceği bildirildiğinden sigortalı şirket adresinde bilirkişilerle keşif yapılarak ek rapor alındığı, alınan raporda içme ve kullanma suyunun ( temiz su) abonelerine ulaşıncaya kadar getirmek için her türlü tesisin yapımının, bakımının, onarımının ... nin görev alanı içerisinde olduğunun, meydana gelen su basmasının su saatinin bozulmasından kaynaklanmadığının, su saatinden önce bağlantının su basıncından dolayı kopmasında sorumluluğun .... de olacağının ancak binanın eski ve toprakla temas eden yüzeylerde yalıtım işleminin yapılmaması, duvarda içeriye açılan boşlukların bulunması, su saatinin bulunduğu kutu içinin sıvasız bulunması ve hasara neden olan suyun büyük miktarda duvardan gelmesinden dolayı binanın yapısal olarak kusurlu olduğunun, bu hususlar toplamda birlikte değerlendirildiğinde, binadaki yapısal kusurun %80, davalı kurumun kusurunun ise %20 olduğunun meydana gelen toplam zararın 50.432,00 TL olduğunun, zararın sigorta poliçesi kapsamında olduğunun tespit edildiği, teknik yönden alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, yukarıda tespit edildiği üzere toplam zarar 50.432,00 TL olmakla davacı tarafça sigortalısına 24/08/2022 tarihinde 14.251,11 TL, 21/09/2022 tarihinde 10.000 TL ödeme olmak üzere toplamda 24.251,11 TL kısmi ödeme yapıldığı, davacı tarafça kısmi ödeme yapıldığından kusur oranlarına ilişkin oranlamanın da kısmen ödenen bu bedel üzerinden yapılması gerektiği, davacının 4.850,22-TL asıl alacak talep edebileceği, işlemiş faiz talebi yönünden ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep edebileceği mahkememizce bu yönde hesaplama yapıldığı ve davacının 1.521,93-TL işlemiş faiz talep edebileceği, davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de haksız fiillerde zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, takip tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ...
21.İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 4.850,22-TL asıl alacak, 1.521,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.372,15-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 21. İcra Müdürlüğü 'nün .... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 4.850,22-TL asıl alacak, 1.521,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.372,15-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 6.372,15 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi gereğince davalı lehine takdir olunan 6.372,15 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan; bilirkişi ücreti, tebligat, posta masrafları, keşif araç ücreti ve keşif harcı olmak üzere toplam 24.186,50 TL harç ve yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.199,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı tarafından sarf edilen toplam 12,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 8,26 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
9.Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
10.Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.220,49 TL'nin davalıdan, 2.379,51 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair miktar yönünden kesin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar verildi. 10/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)