7. Ceza Dairesi 2021/31293 E. , 2025/13885 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık ... ve müdafiin temyiz istemleri yönünden; usulüne uygun olarak tefhim ve tebliğ edilen hükmü, 1 haftalık yasal süreden sonra temyiz etmeleri nedeniyle temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'in temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin nakil araçlarının müsaderesinin gerektiği ve vekalet ücreti ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I. Sanık ... ve
Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanığın yüzüne karşı usulüne uygun olarak 18.02.2021 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.02.20 21... .04.2021 tarihlerinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve müdafiin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan ...
İdaresi Vekili, Malen Sorumlular Vekili ve Sanık ...'in Temyiz İstemleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Bozma öncesi verilen kararın, katılan vekili ile sanık tarafından temyiz edildiği, ancak katılan vekilinin temyiz isteminin nakil aracının müsaderesi gerektiğiyle sınırlı olması sebebiyle aleyhe temyiz talebinin bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gereği bozma öncesi verilen ve sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden cezasının infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Suçtan zarar gören ve kendisini vekil ile temsil ettiren ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, malen sorumlular vekili ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün 2. bendinden kazanılmış hakka ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine gelmek üzere '02.02.2015 tarihli hükümde sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararı yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak oluşturduğundan, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA," ifadesinin eklenmesi ve hükme "Katılan ... İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılan kuruma verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.