T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili firma ile davalı firma arasında 21/03/2025 tarihinde ... polimer maddesinin alım satımı hususunda anlaştıklarını, müvekkili firmanın ödemeyi göndermesine rağmen, ürün teslim yükümlülüğü bulunan davalı firma, müvekkili çeşitli bahaneler ile oyalamış, sonuç olarak, ürün teslimini yapılmadığı gibi, taraflarınca yapılan ödemenin iadesi de gerçekleşmediğini, davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ....
E. Sayılı dosyası marifetiyle icra takibi başlatılmış ise de davalı taraf, haksız yere icra takibine itiraz ettiğini ve anılan icra takibinin durdurulduğunu,icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun kötü niuyetli olması nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davlı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasından .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ aleyhine 913.095,32- TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 22/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine 24/04/2025 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle;
Davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davalı tarafın 05.12.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı,
HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. . Takip Talebi,
Davacı tarafın davalı taraf hakkında 903.046,00 TL asıl, 10.049,32 TL işlemiş faiz olmak üzere 913.095,32 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık yasal faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası üzerinden 10.04.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “... Kg İle İlgili 21.03.2025 Tarihli ... İle Yapılan Ödemenin İadesi Talebi 903.046,00 TL” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Ödeme, Takibe konu davacı tarafın davalı tarafa yaptığı 21.03.2025 tarihli ve 903.046,00 TL tutarlı 1 adet ödemenin olduğu, davacı tarafın iş bu ödeme tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, dekontun açıklama kısmına “... KG ÖDEMESİ" bilgilerinin yazıldığı, dekont üzerinde davacı tarafın gönderen, davalı tarafın alıcı konumunda yer aldığı, iş bu ödemenin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Proforma Fatura, Dosya muhteviyatına sunulan 21.03.2025 tarihli, 01 numaralı ve 23.746,25 USD tutarlı proforma faturanın davacı taraf adına düzenlendiği, proforma faturanın ürün cinsi kısmına “...”, miktar kısmına “15.125 KG” bilgilerinin yazıldığı, proforma faturanın satıcı kısmına davalı tarafın kaşesinin ve bilgilerinin yazılarak imzalandığı, alıcı kısmına davacı tarafın kaşesinin ve bilgilerinin yazılarak imzalandığı, proforma fatura tutarı olan 23.746,25 USD tutarın 1 USD-38,0290 TL döviz kuru üzerinden 903.046,00 TL tutara çevrildiği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi,
Davacı tarafın davalı tarafla olan cari hesap ilişkisinin 01.08.2025 tarihli ve 903.046,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, takibe konu olan 21.03.2025 tarihli ve 903.046,00 TL tutarlı ödemenin 01.08.2025 tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara işlendiği, 01.08.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 903.046,00 TL alacaklı olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme,
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 903.046,00 TL alacaklı olduğu,
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 903.046,00 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 10.049,32 TL işlemiş faiz talebinin olduğu, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, nihai takdir sayın mahkemenize bırakılarak takip talebi doğrultusunda ve kriterleriyle işlemiş faizin 21.03.2025-10.04.2025 tarihleri arasında yıllık yasal faiz oranlarıyla 11.875,67 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacının peşin ödeme yapıp yapmadığı, peşin ödemeye rağmen davalının ödemesi yapıldığı iddia edilen ürünleri teslim edip etmediği, teslim edilmeyen ürün var ise değerinin ne kadar olduğu, nihayetinde davacı alacağı var ise ne kadar olduğu noktasında toplandığı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 903.046,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, davacının peşin ödeme iddiası dikkate alındığında davalının peşin ödemeye konu mal veya hizmeti davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığı gibi ticari defterlerini de incelemeye sunmadığı, bunun karşısında davacının peşin ödeme yaptığı fakat kendisine mal teslimi yapılmadığı iddiasını ispat ettiği, yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KABULÜNE,
1.Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 903.046,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2.Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3.Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 180.609,20-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE ,
4.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 61.687,07-TL harçtan davacı tarafça yatırılan ( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere ) 11.559,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 50.127,88-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5.Davacı tarafından yatırılan toplam 11.559,19-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6.Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 10.697,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 141.456,90- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4..600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9.Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi.09/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)