Karar No
K. 2026/270
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1043 Esas

KARAR NO: 2026/270 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2020/403 Esas- 2022/939 Karar

TARİH: 11/11/2022

DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/02/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin yüzde elli ortağı olduğunu, 22/10/2018 tarihinde yüzde elli hissesini şirket ortağı ...'a devrettiğini, bu işlemin 30/10/2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, müvekkiline hisse karşılığı ödenmesi hususunda da taraflar arasında protokol imzalandığını, müvekkilinin ortaklık süresi içerisinde hiçbir şekilde hizmet kusuru yapmadığını, şirketin kazanması ve yükselmesi için elinden gelen bütün çabaları gösterdiğini, buna rağmen şirket ortağı ...'ın kötü niyetli davranıp her nedense yetkili mahkeme ve icra daireleri İstanbul 'da olmasına rağmen Uşak 3. İcra Dairesinden müvekkili aleyhine hiçbir gerekçe ve belge olmaksızın 422.400,00 TL'lik icra takibi yaptığını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, ikamet değişikliği nedeniyle ilamsız ödeme emrinin muhtara tebliğ edildiğini, müvekkilinin muhtara tebliğ edilen ödeme emrini geç öğrendiğini, yedi günlük itiraz süresini kaçırdığını, davalı şirketi temsil ve izam eden ...'ın maddi ve manevi sıkıntılar içinde bulunduğunu istihbar ettiklerini, davalı şirket yetkilisinin haksız kazanç ve haksız zenginleşme peşinde olduğunu beyanla Uşak 3. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli hareket eden davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, davanın icra takibi nedeniyle menfi tespit talebine ilişkin olduğu, davalı tarafın süresi içinde cevap dilekçesi ve delillerini sunmadığı, takip talebinde alacağın dayanağının "12.11.2019 tarihli asıl alacak 422.400,00" olarak bildirildiği, borç sebebinin açıkça bildirilmediği, takip talebine herhangi bir belge eklenmediği, davalı vekilinin cevap süresinin geçmesinden sonra ibraz ettiği 14.01.2021 havale tarihli beyan dilekçesinde davacıya gönderilen malların bedelinin ödenmemesi üzerine davacı aleyhine icratakibi başlatıldığını ileri sürdüğü, menfi tespit davalarında kural olarak ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu ve davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... ile davalı arasında güven ilişkisine dayanan bir ticaret söz konusu olduğu, müvekkili tarafından davacıya gönderilen ilk 2 tır malın bedellerinin ve gümrük masraflarının ödenmediği, müvekkilinin bu mallar ve gümrük masrafları karşılığında para ve teminat almadan öğretmeni olan ...'e olan güvene dayanarak, sağlıklı ve dürüst bir şekilde ticaret yapabileceklerine inanarak malları gönderdiği, davacının malların bedelini ödemediği ve malları iade etmediği, müvekkilinin davacıya ekstra bir çok ödeme yaptığı, şirket devri esnasında müvekkilinin borçları üstleneceğini beyan etmediği,

İlk derece mahkemesinin müvekkilinin hayatında hiç görmediği tanıkların beyanlarını esas alarak hüküm verdiği, kararın hatalı olduğuna ilişkindir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa aittir. Davalı şirket tarafından davacı aleyhine Uşak 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 422.400,00 TL'nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip talebinde alacağın dayanağı gösterilmemiş ve İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalı tarafından süresi içerisinde davaya cevap verilmemiştir. Mahkemece ön inceleme duruşmasında davalı vekiline takibe konu edilen alacağın dayanağını açıklamak üzere bir aylık süre verilmiş ve davalı vekili verilen süre içerisinde sunduğu açklama dilekçesinde; davacının hisselerini devretmesinden önce davalı şirketin diğer ortağı olan dava dışı ...'ın sahibi olduğu ve Almanya'da mukim ... Şirketi tarafından davalı şirkete 2 tır mal gönderildiğini, bu mallardan fatura karşılığı satılanlar hariç kalması gereken 44 palet malın davalıya iade edilmediğini, iade edilmeyen malların bedeli olarak hesaplanan 422.000 TL'nin davacıdan tahsili için takip başlatıldığını beyan etmiş, beyanına ek olarak konşimento ve faturalar ibraz etmiştir. Mahkemenin, davaya süresinde cevap verilmediği ve süresi içerisinde alacağı ispata yarar delil sunulmadığına dair gerekçesi yerindedir. Öte yandan Mahkemece, davalı vekilinin verilen süre içerisinde sunduğu beyan dilekçesi yönünden de bir değerlendirme yapılmaması hatalı ise de, davalı vekilince sunulan beyan dilekçesi ve ekindeki belgelere göre, davalı şirketin dava dışı ortağı ...'ın sahibi olduğu Almanya'da mukim şirket tarafından davalı şirkete gönderilen mal bedelinin veya malların iadesinin davacıdan değil davalı şirketten talep edilebileceği, bunu talep edebilecek olan kişinin ise malları gönderdiğini ve bedelini alamadığını iddia eden dava dışı ... Şirketi olduğu, ne davalının iddia edilen alacağın alacaklısı ne de davacının bu alacağın borçlusu olduğu, davacı ile dava dışı ... davalı şirkete birlikte ortak iken davacının hisselerini dava dışı ortağa devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, davacı ile davalı şirketin ayrı kişiler olduğu ve davalının kendisi tarafından gönderilmemiş mal bedelini, kendisine mal gönderilmemiş olan davacıdan talep edemeyeceği, bu sebeplerle Mahkemece, davalının dayanaksız olarak davalı aleyhine başlattığı takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine dair verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3.Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.854,14 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 7.213,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.640,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5.Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog