Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/631 E.  ,  2025/15283 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/608 Esas, 2024/1754 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/646 Esas, 2023/852 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi gereği geri alım ve mahrum kalınan gelir istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin maliki olduğu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi eski 2 37... parsel sayılı taşınmazın, üzerinde bulunan yalı niteliğindeki ahşap ev ile beraber 1957 yılında yola terkin edilerek yol yapılması amacı ile kamulaştırıldığını, müvekkillerinin murisi ...'in yol yapılması amacı ile kamu kullanımına tahsis edileceği düşüncesi ile kamulaştırma işlemini kabul ettiğini, hiçbir şekilde tam karşılığını almadan davalı ... Başkanlığına devrettikleri taşınmazın çay bahçesi olarak kullanıldığını öğrendiklerini, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığından ve hatta kullanılmasına yönelik hiçbir fiil ya da işlem girişiminde bulunulmadığından kamu malı vasfına haiz olamadığını, kanunla idareye yüklenilen hiçbir sorumluluğun idarece yerine getirilmediğini, taşınmazın 65 yıldır kamu yararına özgülenmediğini, yol olarak kullanılmadığını, müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek tescil harici bırakılmış olan tapu kaydının müvekkilleri adına tescilini ve hiçbir plan projeye dayanılmadan yapılan kamulaştırma işlemi nedeni ile yıllardır mahrum kalınan gelirin hesaplanması ve tespiti ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve daha sonra artırılmak üzere belirsiz alacak olarak 1.000 TL'nin taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını 20.08.1957 tarih, 1265 yevmiye numarası ile tapudan terkin edildiğini, 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesine göre beş yıllık sürenin kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi ile başladığını, bu süreler üzerinden çok uzun süre geçtikten sonra davanın açıldığını, dava konusu taşınmaza ilişkin geri alım şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın kamu hizmetinde kullanıldığını belirterek açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 20.08.1957 tarihinde tevhiden kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edildiği, 5 yıllık sürenin dolduğu, bu tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı, idare adına tescilden dava tarihine kadar 65 yılın geçtiği, bu süre zarfında taşınmazın tevhite konu olduğu, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca; kamulaştırılan taşınmazın geri alınabilmesi için kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içinde kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem ve tesisat yapılmamış olması ve kamu amacına yönelik hiçbir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz malın olduğu gibi bırakılması gerekir. Geri alma hakkının doğmasından itibaren 1 yıl içinde kullanılmayan hak düşer. Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz birlikte kamulaştırıldığı takdirde bu taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilerek geri alma hakkının doğumu taşınmazların tümüne göre belirlenir.

3.Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, İstanbul ili, ..., ... Mahallesi eski 2 37... parsel sayılı taşınmazın tarafların anlaşması soncu kamulaştırma nedeniyle 20.08.1957 yılında yol olarak tapu kütüğünden terkin edildiği, davacı tarafından tezyid-i bedel davası açıldığı, dava konusu taşınmazın 11.01.1999 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörüm Bölgesi Uygulama İmar Planında Radar Kontrol İstasyon alanında kaldığı, anlaşıldığı gibi kanunda belirtilen hak düşürücü sürelerin de geçtiği gözetildiğinde 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde belirlenen koşulların oluşmadığı anlaşılmış olup davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog