Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Ceza Dairesi         2025/1157 E.  ,  2025/11984 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/79 E., 2017/158 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/79 Esas, 2017/158 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2025 tarihli ve 2024/16075 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,

Somut olayda, sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/09/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa 13/10/2015 tarihinde tebliğ edilmesi, dolayısıyla da anılan karar karşı 15 günlük itiraz süresi beklenilmeksizin gereğinin takdir ve ifası için dosyanın ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesini müteakip denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği gerekçesiyle ısrar şartının oluştuğundan bahisle denetim dosyasının kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması üzerine kamu davası açılmış ise de, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar henüz kesinleşmeden infazına başlanamayacağından, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukuki sonuç doğurmadığı ve usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi sebebiyle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 25.08.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015 tarihli ve 2015/7153 soruşturma, 2015/144 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin gösterildiği, kararın 13.10.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeksizin tedbirin infazı için 18.09.2015 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 18.11.2015 tarihli ve 2015/1337 DS sayılı kararında, 27.10.2015 tarihinde adresine yapılan bildirime rağmen yasal süresinde müdürlüğümüze müracaat etmediğinden dosyanın kapatılmasına karar verilerek 19.11.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,

C. Şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2016 tarihli ve 2015/10065 Soruşturma, 2016/37 Esas, 2016/31 sayılı iddianamesi ile ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

D. Yapılan yargılama sonucunda, ...

2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.03.2017 tarihli ve 2016/79 Esas, 2017/158 Karar sayılı kararı ile, sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

Somut olayda, şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolu gösterilmiş ve karar 13.10.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeksizin tedbirin infazı için 18.09.2015 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, yapılan bildirime rağmen yasal süre içerisinde müdürlüğe müracaat edilmediğinden dosyanın kapatılmasına karar verilerek 19.11.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, 30.11.2015 tarihinde erteleme kararı kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2016 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, iddianamede, usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurulmadığının belirtildiği, erteleme kararı kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, bu nedenle müdürlükçe çıkarılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, erteleme süresinin kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı gözetildiğinde, ihlal kabul edilen 27.10.215 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.03.2023 tarihli ve 2023/1105 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 23.09.2017 tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla,

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/79 Esas, 2017/158 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog