Karar No
K. 2026/289
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1415

KARAR NO: 2026/289

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 12/06/2024

NUMARASI : 2022/537 Esas, 2024/564 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 26/02/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı arasında 22/10/2013 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı tarafın taahhüdünde bulunan T.C Adalet Bakanlığı Teknik İşleri Daire Başkanlığı - Adalet bakanlığı Ek-1 Bina (Eski HSYK Binası) inşaatı şantiyesinde, sözleşmede belirtilen ve tanımlanan ofis bölmeleri imalatının ve montajının yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşme göre, üstlendiği tüm vecibeler yerine getirdiğini, yapılması gereken işlerin tamamını yaptığını, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucu düzenlenmiş bulunan 20/01/2016 tarihli raporda müvekkili firmanın sözleşmedeki tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin müvekkilinden sözleşme dışında talep etmiş olduğu ilave bir çok işi de ticari iyi niyet göstergesi olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan işlere ait 11/02/2015 tarih ve ... nolu 1.171.788,90 TL bedelli faturadan yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra geriye kalan 651.788,90 TL bakiyenin ödenmesi amacı ile Bursa 10. Noterliğinin 12/02/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı firmaya gönderildiğini, sözleşmenin 14. maddesinin teminat şartı gereğince müvekkili firmanın 21/10/2013 tarihli 520.000,00 TL bedelli ... nolu ... Bankasına ait teminat mektubunu davalı firmaya verdiğini, sözleşmede belirtilen tüm işlerin müvekkili firma tarafından yapılmış ve teslim edilmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak davalı tarafça teminat mektubunun iade edilmediğini, müvekkilinin firmanın davalı firmadan 651.788,90 TL alacağın tahsili ve davalı firmadan haksız olarak elinde bulundurduğu teminat mektubunun kendilerine iadesi için mahkemece işbu davanın açılması zaruretinin doğduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 22/10/2013 tarihli sözleşme hükümleri uyarınca davacı tarafın sözleşmede belirtilen ve tanımlanan ofis bölmeleri, imalatı ve montajı işlerini üstlendiğini, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davacının taahhüdü altında bulunan edimleri zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmeyerek müvekkili şirketi mağdur ettiğini, sözleşme kapsamında son teslim tarihinin 15/05/2014 tarihi olduğunu, işin müvekkiline teslim tarihi geçmesine rağmen davacı tarafından eksik yapılan ve hiç başlanmayan işlerin mevcut olduğunu, davacıya 21/04/2014 tarihinde Ankara 13. Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderilerek işin malzeme teslimi ve montaj süresinin geçmiş olduğunun bildirildiğini ve gecikme cezası uygulanacağının ihtar edildiğini, ancak ihtarı görmezden gelen karşı tarafa bu seferde 27/08/2014 tarihinde, Ankara 57. Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini ve ayıplı olarak ve süresinde yerine getirilmeyen işlerin 5 gün içerisinde tamamlanması gerektiğinin ihtar edildiğini, müvekkili şirketin iyi niyetli tutumuna devam ederek, işini süresinde ve tam olarak yerine getirmeyen karşı yana bu seferde 28/10/2014 tarihinde Ankara 57. Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmede belirtilen hususlara uygun davranılmasını ve eğer sözleşmeye aykırılığın devam etmesi durumunda sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme konusu Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2014/68 D.iş sayılı dosyası ile tespit talep edildiğini, yapılan tespitle de karşı yanın taahhüt etmiş olduğu işlere zamanında başlamadığı, sözleşmeye göre tüm işlerin eksik olduğu, pek çok sözleşmeye aykırılık tespit edildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle müvekkili şirketin de üstlenmiş olduğu işin sahibi idare ile büyük sıkıntılar yaşadığını ve ticari itibarının zedelendiğini, 29/01/2017 tarihli tespit raporunun hatalı ve eksik inceleme sonucu düzenlendiğinden Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2016/1 D.iş dosyasına ve rapordaki aleyhe olan tüm hususlara itiraz edildiğini, davacının edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle mağdur olan müvekkili idare ile sözleşmesi kapsamında işi süresinde ve eksiksiz olarak tamamlayabilmek için ..., ... firmalarına işi yaptırmak zorunda kaldığını, konuya ilişkin 10/02/2015 tarihli tutanağın ekte yer aldığını, her ne kadar davacı sözleşme kapsamında ki işleri eksiksiz ve tam bir şekilde tamamladığını beyan etmekte ise de ekte sunulun faturalardan da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin başkaca firmalara sözleşme dışı ek maliyet ödemek suretiyle işi tamamlattırmış bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya Kadıköy 4. Noterliği'nin 06/10/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek gecikme cezası ve firma adına yaptırılan işlerle ait faturaların ödenmesinin ihtar olunduğunu, davacının sözleşme hükümlerine aykırı tutum ve davranışlarını sürdürdüğünü, akde aykırılık yükümlülüklerini de yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının 22/10/2013 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafça düzenlenen 11/02/2015 tarih ... sayılı fatura uyarınca belirlenen 1.171.788,90 TL bedelden yapılan ödemelerin (taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamakta) mahsubu sonucunca davacının bakiye 651.788,90 TL alacağı bulunduğu, davacının Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/126 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve inceleme sonucunda düzenlenmiş bulunan 06/08/2014 tarihli bilirkişi raporunda inşaat halindeki binada iç duvar kaplamalarında laminant levha kullanılmadığı ve 18 mm kalınlığında suntalam malzemeden yapılmış olduğu tespitine göre bu imalatlarda kullanılan malzeme ile sözleşme uyarınca kullanılması gereken malzemenin serbest piyasa rayiçlerine göre fiyatları arasında yine teknik bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere %5 oranında fiyat farkı bulunduğu ve bu tespite göre de davacı alacağından malzeme farkından kaynaklanan toplam 43.872,55 TL nin (her ne kadar değişik iş dosyasında miktar 132.873,28 TL olarak tespit edilmiş ise de, tespit edilen bu miktar kapsamında olup davacı tarafça davalıya yönelik düzenlenen fatura kapsamında bulunmayan malzemeler hesaplamaya dahil edilmemiştir.) Davacı alacağından tenzili gerektiği, keza davalının sözleşme uyarınca hükme bağlanan cezai şart koşuluna göre davalının davacıdan 99.926,66 TL cezai şart talep edebileceği, bu miktarında davacı alacağından düşülmesi gerektiği, davalının savunmasında belirttiği 191.928,89 TL fatura bedelinin alacaktan mahsubu uygun görülmediğinden sonuç itibariyle davacının davalıdan 507.989,69 TL alacağı kaldığı vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 507.989,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ... ... A.Ş'ye ait 21.10.2013 tarih ... nolu 520.000,00 TL bedelli teminat mektubu karşılığında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Yerel mahkeme kararı taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

Dairece yapılan istinaf incelemesinde, davacı yüklenici alacağından eksik ve ayıplı işler bedeli ile cezai şart bedelleri mahsup edilerek hüküm kurulmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde ifaya ekli cezai şart hükmünün düzenlendiği, somut olayda davacı yüklenicinin alacağı belirlenirken davalının cezai şart alacağı mahsup edilmiş ise de; ifaya eklenen cezai şartın talep edilebilmesi için öncelikle alacaklının ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olması gerektiği, somut olayda davalının herhangi bir ihtirazı kayıtta bulunmadan ifayı kabul ettiğinin anlaşıldığı, bunun aksini ortaya koyan somut bir delilin de dosyaya yansımadığı, davacının istinafa konu ettiği husus cezai şarta yönelik olması ve davalının ihtirazı kayıt koymadan ifayı kabul etmesi sebebiyle davacının cezai şart yönündeki istinaf talepleri kabul edildiği, davacı vekili istinafında; mahkemenin ticari işlerde ticari faiz uygulaması gerekirken yasal faize hükmetmesinin hatalı olduğunu belirtmiş ise de davacı dava dilekçesinde alacağa temerrüt faizi yürütülmesini talep etmiş ancak faiz türünü belirtmemiş olduğu anlaşılmakla ,bu durumda yasal temerrüt faizi talep ettiği kabul edilerek hükümde yasal faize hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmediği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre eksik ve ayıplı işler bedelinin mahsubu ile bakiye bedel alacağının tespiti ve kabulü yönünden yapılan değerlendirme usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmediği, davacı, dava dilekçesi içeriğinden sözleşmeye konu işlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak tamamlanıp işi süresinde davalı iş sahibine teslim ettiğini belirterek bu nedenle teminat mektuplarının hükümsüzlüğün tespiti ile birlikte dava dilekçesinin 5. maddesinde davaya konu teminat mektuplarının iade edilmesi gerektiğini belirttiği, Mahkemece, hükümde teminat mektupları yönünden menfi tespit kararı verilmiş ise de, iadesi yönünde olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Davaya konu teminat mektubunun sözleşmenin 14. maddesine göre düzenlenip verildiğinin anlaşılmasına göre iş bu madde hükmün kapsamında iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ... ilişiksiz belgesinin alınıp alınmadığı araştırılarak tarafların delilleri de toplanmak sureti ile iade koşularının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olduğu belirtilerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, davacı yüklenici taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye bedele alacağının tahsili ile teminat mektuplarının kendisine iadesini talep etmiş, davalı işin zamanında ve gereği gibi ifa edilmediğini, eksik ve ayıplı işlerin olduğu, kalan işlerin üçüncü kişiye yaptırıldığını davanın reddini savunduğu, dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedel alacağı ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin olduğu, davacı dava dilekçesinde alacağa temerrüt faizi yürütülmesini talep etmiş ancak faiz türünü belirtmemiş olduğu anlaşılmakla ,bu durumda yasal temerrüt faizi talep ettiği kabul edilerek hükümde yasal faize hükmedildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre eksik ve ayıplı işler bedelinin mahsubu ile bakiye bedel alacağının tespiti usul yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tarafça düzenlenen 11/02/2015 tarih ... sayılı fatura uyarınca belirlenen 1.171.788,90 TL bedelden yapılan ödemelerin (taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamakta) mahsubu sonucunca davacının bakiye 651.788,90 TL alacağı bulunduğu, davacının Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/126 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve inceleme sonucunda düzenlenmiş bulunan 06/08/2014 tarihli bilirkişi raporunda inşaat halindeki binada iç duvar kaplamalarında laminant levha kullanılmadığı ve 18 mm kalınlığında suntalam malzemeden yapılmış olduğu tespitine göre bu imalatlarda kullanılan malzeme ile sözleşme uyarınca kullanılması gereken malzemenin serbest piyasa rayiçlerine göre fiyatları arasında yine teknik bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere %5 oranında fiyat farkı bulunduğu ve bu tespite göre de malzeme farkından kaynaklanan toplam 43.872,55 TL’ nin davacı alacağından tenzili gerektiği tespit edilmiş bu miktardan cezai şart bedeli 99.926,66 TL nin mahsubu yapıldığı, kaldırma ilamı ile cezai şart bedelinin ihtirazi kayıtsız kabulden dolayı talep edilemeyeceği tespit edildiği, bu halde davacı alacağı 651.788,90 TL’den tespit edilen malzeme farkı 43.872,55 TL nin mahsubu ile 607.916,35 TL olarak hesaplandığı, davaya konu teminat mektubunun sözleşmenin 14. maddesine göre düzenlenip verildiğinin anlaşılmasına göre ... ilişiksiz belgesinin alınıp alınmadığı tarafların delilleri de toplanmak ve ... dan yazı cevapları celp edilmesi sureti ile yapılan işten dolayı ...'ya borcun olmadığı bu yönüyle iade koşularının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 607.916,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ... ... A.Ş'ye ait 21.10.2013 tarih ... nolu 520.000,00 TL bedelli teminat mektubu karşılığında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir. IV İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinafında, davalının taşınmazı tam olarak hazır etmediğini, müvekkili firmanın montaj işlerine başlanmamasında kusuru olmadığını, yapılacak işlerin gecikmesinde davalı şirketin kusurlu olduğunu, 03.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın tümüyle kabulü gerektiğini, yasal faizi ile tahsile karar verildiğini, ticari işlerde faiz kuralları gereği kararın kaldırılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinafında, İstinaf kararı teminat mektubunun iade koşulunun oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, ... ilişiksiz belgesinin davacı tarafından alınmadığının tespit edildiğini, bu nedenle kararın kaldırma kararına aykırı olduğunu, ilk teminat olarak 66.618,00 TL'nin kesin kabulden sonra, 520.000,00 TL'nin ise sözleşmeye uygun teslim yapıldıktan sonra iade edileceğini, işin eksiksiz ve tam teslim edilmediğini, yapılan imalatta sorun olmadığında teminat mektubunun iade edileceğini, teminat mektubuna ilişkin taleplerin 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, müvekkili firmanın irat kaydetme hakkı olduğunu, müvekkilinin başka firmalara işi tamamlattığını, davacının bir kısım işleri yaparak iş yerini terk ettiğini, hiç yapılmayan işler olduğunu, ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, davacıya gecikme cezası ile ilgili fatura kesildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Davacı yüklenici, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye bedel alacağının tahsili ile teminat mektuplarının kendisine iadesini talep etmiş; davalı, işin zamanında ve gereği gibi ifa edilmediğini, eksik ve ayıplı işlerin olduğunu, kalan işlerin üçüncü kişiye yaptırıldığını belirterek davanın reddini savunmuş; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile bakiye bedel alacağına ve teminat mektubunun iadesine hükmedilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra diğer hususların kesinleştiği ve uyuşmazlık konusunun teminat mektubunun iade şartlarının oluşup oluşmadığı ile alakalı kaldığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğine dair istinafının incelenmesinde, daha önce verilen kaldırma kararında, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre eksik ve ayıplı işler bedelinin mahsubu ile bakiye bedel alacağının tespiti ve kabulü yönünden yapılan değerlendirme usul yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu tespit edilmiştir.

Kaldırma kararında bu husus incelendiği için tekrar değerlendirilmemeiştir.Davacı vekili her ne kadar Mahkemece yasal faize değil, avans faizine hükmedilmesi gerektiği yönünde istinaf yapılmışsa da bu husus daha önce istinafta incelenmiş ve davacı faiz türünü belirtmediğinden, yasal faize hükmedilmesi yerinde bulunarak kesinleştiğinden incelendiğinden tekrar incelenmemiştir.Davalı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; sözleşmenin 14. maddesine göre avans teminat mektubu, yüklenici işbu sözleşme konusu tüm mal ve malzemelerin tam ve eksiksiz şantiyeye teslim edilmesinin ve montaj edildiğinin tespitinin anlaşılması ve avans iadesinin tamamlanması üzerine yüklenici firmaya iade edileceği, ...... ilişiksiz yazısı getirilmesi durumunda iade edileceği düzenlenmiştir.Mahkemece, bakiye alacak hesaplanırken, 651.788,90 TL’den tespit edilen malzeme farkı 43.872,55 TL nin mahsubu ile 607.916,35 TL olarak hesaplandığı bu şekilde davalının iddialarının karşılandığı anlaşılmaktadır.

Diğer bir husus olan ilişiksiz belgesine dair yapılan incelemede, dosya kapsamında bulunan Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 29.07.2020 tarihli yazısında, verilen teminatın iadesinde bir sakınca olmadığı belirtilmiştir.

Kaldırma kararından sonra ...'ya yazılan müzekkereye Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün verdiği 04.12.2023 tarihli cevabında, bahse konu işe ait iş yeri dosyasının tespit edilmediğini belirtmiştir.... Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezinin 01.08.2023 tarihli cevabında, davacının her hangi bir borcunun tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Gaziemir Sosyal Güvenlik Merkezinin 31.07.2023 tarihli yazı cevabında davacının dönem borcuna rastlanmadığı bildirilmiştir. Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 31.07.2023 tarihli yazısında davacının pirim borcu olmadığı bildirilmiştir. Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 29.12.2022 tarihli müzekkere cevabında, ilişiksiz belgesinin gönderildiği belirtilmiştir.

Davacının ...'ya borcu olmadığı ve ilişiksiz belgesinin gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıya teminat mektubunun iade şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, yerel mahkeme kararı isabetlidir. Davalı her ne kadar cezai şarta ilişkin istinaf talebinde bulunmuş ise de, bu husus daha önceki kaldırma kararında incelenmiş olup, kesinleştiğinden tekrar incelenmemiştir. Dosya kapsamı itibariyle, dayanak 03.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının alacağından malzeme farkını mahsup ederek bakiye alacağa hükmedilmesi ve teminat mektubunun iade şartlarının oluştuğu anlaşıldığından iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık olmadığından, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/06/2024 tarih ve 2022/537 Esas, 2024/564 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2.Davacı yönünden; Alınması gereken 732,00-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Davalı yönünden; Alınması gereken 76.985,37-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 19.246,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 57.739,03-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 26/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog