Esas No
E. 2024/332
Karar No
K. 2026/178
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/332 Esas
KARAR NO: 2026/178 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 28/05/2024
KARAR TARİHİ: 18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı güvenlik şirketi arasında 18/12/2023 tarihinde güvenlik hizmeti alınmasını içerir hizmet sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme gereği 20/02/2024 tarihinde davalı şirketin sigortalı güvenlik çalışanları müvekkilinin inşaatına devam olunan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi içerisindeki ...yerleşkesindeki fabrika şantiyesinde görev yapmakta iken 20.02.2024 tarihi saat 22:30 İle 21.02.2024 tarihi saat 05:20 arasında hırsızlık eylemi meydana geldiğini, müvekkilinin inşaatına devam ettiği şantiye yerinde 2.831.094,67 TL (21.02.2024 Hasar tarihli TCMB Döviz Satış Kuru: 30,9652 TL baz alınarak, karar tarihine kadar fazlaya dair haklarımızı saklı tutarız.) değerinde mal varlığı çalındığını, müvekkilinin yüklü miktarda elektrik kablosu çalındığını, söz konusu durum hakkında Emniyet birimlerine haber verildiğini, adli süreçlerin başlatıldığını, kameralardan anlaşıldığı üzere, söz konusu hırsızlık hadisesi saat 22:30 da başlayıp sabah 05:20 saatlerine kadar devam ettiğini, güvenlik görevlilerinin bu saatler arasında devriyeye çıkmaları ve şantiyeyi gezmeleri gerekirken devriye yapmamaları ve hırsızlık hadisesine müdahale etmemeleri nedeniyle müvekkilinin yüklü bir zarara uğramasına sebep olunduğunu, müvekkili şirket 18.12.2023 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, yeni bir güvenlik firması bulmak zorunda kaldığı ve mevcut sözleşmenin üstünde bir bedelle yeni bir güvenlik hizmeti almaya başladığını, hırsızlık eylemine konu suça ilişkin ilgililer hakkında ...

Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, halen soruşturma ... Soruşturma dosyası ile devam ettiğini, müvekkili şirketin inşaatına devam olunan şantiyesi sigortalı olduğundan zararın poliçe bedeli tutarı sigorta şirketinden tazmin edilebilmişse de yaklaşık olarak 1.000.000 TL (BirMilyonTürkLirası) Tutarında zararı tazmin edilemediğini, müvekkilinin çalınan elektrik kabloları ve teçhizatı yeniden satın alındığını, sigorta şirketi ile mevcut olay nedeniyle poliçe bedel arttırımına maruz kaldığını, tüm bu anlatılanlar doğrultusunda güvenlik şirketinin kusuru ve görevini layıkıyla yerine getirmemesi nedeniyle halen müvekkilinin zararının devam ettiğini, ve bu sebeple işbu davayı açtığını, sabaha karşı nöbet devrinde şantiye alanındaki kabloların çalındığını, alt yapı malzemelerine zarar verildiğini, fabrika yetkilisi ... öğrendiği ve derhal 21.02.2024 tarihinde saat 08:39 sıralarında 112 acil çağrı hattını arayarak konuyu bildirdiğini, Jandarma ekipleri kısa sürede olay mahaline gelip gerekli incelemeyi yaptığını, söz konusu hırsızlık olayında müvekkilinin iş yerinde inşaat için bulunan yaklaşık 5.000.000-TL’lik (BeşMilyonTürkLirası) muhtelif ürünü çalındığını, olay tarihinde polis ekiplerince tutulan olay yeri inceleme raporunda; iş yerinin alüminyum giriş kapısı hizasındaki dış kepengin zeminden yaklaşık 1,5 metre kadar yukarıda olduğu, giriş kapının açık, kilit dilinin dışarıda olduğu, kilit mekanizmasında zorlanma olduğu(gözle görünecek aşırı bir zorlanma olmadığı), iş yeri giriş alüminyum kapıda kilit mekanizması hizasında zorlama izlerinin olduğu tutanak altına alındığını, söz konusu hırsızlık eylemi yaklaşık olarak (kamera kayıtlarına ve çalışan beyanlarından tespit edildiği üzere) 7 saat sürdüğü, bu süre zarfında ise davalı şirketin güvenlik personelleri olaya müdahalede bulunmak bir yana dursun hırsızların eylemlerinden haberdar dahi olmadıklarını, çalınan kablolar, tesisat malzemeleri kolay taşınabilir malzemeler olmayıp hırsızların ses çıkarmamış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kamera kayıtları alınan yerde güvenlik personellerinin kameraları 7 saat boyunca incelememiş olması, herhangi bir olumsuzluğu hissetmemiş olması davalı şirket çalışanlarının işi savsakladığının en bariz göstergesi olduğunu, davalının, davaya konu uyuşmazlıkta kusursuz sorumluluk kapsamında adam çalıştıran sıfatıyla tam sorumlu olduğunu, söz konusu hırsızlığın gerçekleştiği şantiye yerine gelen Jandarma Asayiş görevlilerinin tespit tutanağına ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı Soruşturma dosyasına 22.02.2024 tarihinde alınan Kolluk Fezlekesine göre, Müvekkilinin işyerinde hırsızlığa konu eylemlerin oluşumunda davacının kusuru bulunmadığını, davalının güvenlik personeli olarak çalışan ... ve ...'in %100 kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, davacının, kaza tutanağı, bilirkişi raporu, C.Savcılığı iddianamesi, Jandarma Olay Yeri Tespit raporu, kimlik bilgileri ile birlikte ihbar olunan Sigorta Şirketi’ne başvurarak, hırsızlık tarihi itibariyle poliçe kapsamında yer alan zararların tazmini için müvekkili şirket ihbar olunan Sigorta Şirketine başvurmuş, ihbar olunan Sigorta Şirketi müvekkilinin zararı olan yaklaşık 5.000.000 TL’nin 4.000.000 TL değerindeki zarar bedelini ödemeyi kabul ettiğini ve müvekkili şirketin hesabına ödediğini, ihbar olunan sigorta şirketi zararın tamamını ödemediğini, sadece poliçe kapsamında kalan bedeli ödediğini, kalan bakiye (yaklaşık olarak 1.000.000-TL) ise müvekkilinin zararı olarak kaldığını, söz konusu zarar ne davalı ne de ihbar olunan .... Sigorta Şirketince giderilmediğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulünü; tensiple birlikte delillerin toplanmasını; davalı tarafın menkul ve gayrimenkullerinin üzerine yeterli miktarda ihtiyat-i tedbir konulmasını, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı tutarak şimdilik 15.000.00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davanın sigorta şirketine ihbarını, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde;

Davacı tarafın iddia ettiği şekilde müvekkili davalının somut olayda kusursuz sorumluluğundan bahsedilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi meydana gelen hırsızlık olayında müvekkili firmaya atfedilebilecek bir kusurda bulunmadığını, müvekkili güvenlik şirketi, davacı firma ile yapmış olduğu anlaşma çerçevesinde sadece davacı firmaya ait olan ve üretim yapılmakta olan dava dışı fabrika binasının güvenliğini sağlamak hususunda anlaşma yaptığını, buna karşılık hırsızlık olayının meydana geldiği şantiye sahası ile ilgili güvenlik hizmeti verilmesi konusunda herhangi bir anlaşma yapmadığını, hırsızlık olayının meydana geldiği şantiye sahasında güvenlik tedbirleri inşaatı yapan taşeron firma tarafından sağlandığını bu doğrultuda bekçi istihdam edildiğini, davacı yan olayda kusurlu olmayan müvekkil davalıdan haksız yere sigorta poliçesi limitlerini aşan sözde zararlarını talep ettiği yönünde savunma yapmıştır.

İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. dilekçesinde özetle; davacı sigortalının müvekkil şirkete başvurması üzerine ... no'lu hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında, ekspertiz raporu doğrultusunda, eksik sigorta hükümleri, poliçe özel şartları ve muafiyet hükümleri dikkate alınarak davacı tarafa 01.04.2024 tarihinde 1.434.901,54-TL ödendiğini, dava konusu poliçeden de görüleceği üzere, sigorta konusu inşaat tüm riskler poliçe bedeli sigortalının beyan ettiği bedel olan 280.000.000,00-TL teminat sağlanmış olup, ekspertiz raporu detayından da görüleceği üzere yaklaşık İnşaat Maliyeti 2024 Yapı Yaklaşık Birim Fiyatları ile 416.818.500,00 TL olarak hesaplanmış olup, bu durumda müvekkil şirket bakımından eksik sigorta söz konusu olduğunu, sigortalı davacı olarak başka şahıslardan talepte bulunmakta olup davalı kişilerin işbu davayı tarafımıza ihbar etmelerinde fayda olmadığını, buna ek olarak müvekkil şirketin davalılara karşı rücu hakkı bulunduğunu, sigortalımıza karşı teminat dışı ve diğer poliçe özel şartları hallere dair savunma haklarının saklı tuttukları yönünde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce işbu dosya üzerinden aldırılan ve Mali Müşavir ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi ...ve A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ... tarafından düzenlenen 12.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonuç bölümünde özetle;

a)Davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği, bu bakımdan oluşan zararların davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği,

b)Davacının sigorta şirketin tazmin edemediği çalınan malzemeden dolayı hasar bedelinin 1.396.193,13 TL (45.089,11 USD) olduğu,

c)Sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz raporunda KDV hariç 2.831.094,67 TL (21.02.2024 Hasar tarihli TCMB Döviz Satış Kuru: 30,9652 TL) ( 91.428,27 USD) zarar gerçekleştiği dolayısıyla KDV dahil 109.713,92 USD zararı oluştuğu, Akgün Elektrik firması tarafından hazırlanmış 22.02.2024 tarihli proforma faturada KDV dahil 144.417,13 USD yazılı olduğu, ekspertiz raporundaki hasar bedeli 91.428,27 USD ile 144.417,13 USD tutarlı proforma fatura arasındaki malzeme maliyetlerinden kaynaklı farkın 52.988,86 USD olduğu,

d)Davacının yeni güvenlik firması nedeniyle katlandığı maliyet her iki fabrika binası için 406.009,90 TL * KDV olarak tespit edilmiştir. Davacının davalı firma ile anlaşmış olduğu bedelin her iki fabrika binası için 292.000,80 TL olduğu dolayısıyla yeni güvenlik sözleşmesi nedeniyle zararının 114.009,10 TL olduğu,

e)Dava konusu olaya ilişkin özel güvenlik görevlilerinden talep edilen savunma yazılarında; özel güvenlik görevlilerince hırsızlığın gerçekleştiği gece devriye atıldığı, kendilerine çalınan kablolarda elektrik olmadığı bilgisinin verilmediği ve kabloların montajının bitmiş olması hasebiyle şüphe oluşturacak bir durumla karşılaşmadıkları şeklinde savunma yaptıkları, bununla birlikte söz konusu devriye ve genel iş sağlığı ve güvenliği hususunda herhangi bir talimatın dava dosyasında mevcut olmadığı, sonuç ve kanaatine varmış bulunmaktadır. “ yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. DELİLLER,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava davacı tarafın fabrikasında davalı tarafça güvenlik hizmeti verildiği sırada davacıya ait elektrik kablolarının çalındığı iddiası ile davacının bu hırsızlık olayında davalının ihmali olduğu iddiası ile oluşan zararının sigorta tarafından karşılanmayan bakiye kısmının davalıdan tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.

Taraflar arasında 18/12/2023 tarihli özel güvenlik hizmet sözleşmesi mevcuttur. Bu sözleşmenin 4.2. Maddesinde davalının davacıya ait 2 fabrikada güvenlik hizmeti vereceği 8.3 maddesinde ise güvenlik görevlilerinin bu sözleşmede ve talimatlarda belirtilen hizmet dışında çalıştırılamayacağı belirtilmiştir. Davaya konu hırsızlık olayının 20/02/2024 tarihinde meydana geldiği anlaşılmıştır.

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.

Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf hırsızlık olayı neticesinde bir zararının oluştuğunu, bu zararın oluşmasında davalının ihmali bir hareketinin olduğunu ve zarar ile davalının ihmali arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.

Mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve 12/05/2025 tarihli raporu sunan heyete güvenlik uzmanı bilirkişi yerine iş güvenliği uzmanı eklenmiş olduğundan bu rapora itibar edilmemiş ve dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.

Bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 24/09/2025 tarihli raporda Manisa Valiliği İl Jandarma Komutanlığı Özel Güvenlik Birimine müzekkere yazılarak davacı firmanın hırsızlık eylemine konu adreste (şantiye) davalı güvenlik şirketinin görev yapıp yapmadığı, yaptı ise bahse konu eylemin gerçekleştiği adrese ait Manisa Valiliği'nden davacıya verilen Özel Güvenlik İzin Belgesi ile Özel Güvenlik Komisyon Kararı, bahse konu adrese ait Koruma ve Güvenlik planı, ilgili belgelerin birer suretinin temin edilmesi durumunda tarafların sorumluluğu, kusur ve kusur oranı tespit edilecektir. Şeklinde rapor sunulmuştur. ... İl Jandarma Komutanlığından 2017/41 sayılı koruma ve güvenlik planı ve dayanak belgeler celp edilmiştir. ... İhtisas Organize Sanayi Bölgesinden numarataj bilgileri celp edilmiştir.

Bilirkişilerce eksik olduğu belirtilen belgeler ilgili kurumlardan celp edildikten sonra dosya ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu 04/12/2025 tarihli ek raporda Dosya kapsamına celp edilen ve Mülki Makamlarca düzenlenen belgelerde; Koruma alanının yukarıda görselde görülen kroki sahası içinde bulunan fabrika binası ve binanın duvarlarla çevrile alanını kapsadığı, dosyaya sunulu ve celp edilen evrakların hiçbir yerinde şantiye ile ilgili her hangi bir ibarenin de yer almadığı tespit edilmiş olmakla; Hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı güvenlik şirketinin her hangi bir kusuru yada sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Ancak Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise; Davacının sigorta şirketinden tazmin edemediği çalınan malzemeden dolayı hasar bedelini 1,396,193,13 TL (45.089,11 USD) olduğu tespit edilmiştir.

Şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.

Davacı taraf ticaret şirketi olup TTK 18/2 maddesi gereği ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere hırsızlık olayının meydana geldiği şantiye ile ilgili davacının davalı ile yapmış olduğu bir güvenlik anlaşması bulunmaması karşısında davalının korumakla yükümlü olmadığı bir alanda meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili davacının zararından bir sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın reddine,

2.Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 732,00-TL'nin peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye harç olan 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 15.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı tarafından sarf edilen toplam 18.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6.Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TLnin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

7.Gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, Davacı ve davalı ... vekili yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog