11. Hukuk Dairesi 2025/3224 E. , 2026/274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, davalının, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer nitelikteki 2018/22232 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusuna itirazlarının davalı Kurum tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmışlığı karşısında, davalı ... başvurusunun tescilinin mümkün olmadığını, davalının marka olarak başka bir ibare seçme olanağı varken müvekkilinin “...” markalarını tercih etmesinin kötüniyetin bir göstergesi olduğunu, benzer uyuşmazlıklarda Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/283 E. sayılı dosyasında “...”, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2004/1089 E. sayılı dosyasında “...”, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/754 E. sayılı dosyasında “...”, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2011/308 E. sayılı dosyasında “...” ve ayrıca “..., canpınar, pimar, umtaş, pınarcık un, beşpınar, belpınar” gibi daha birçok marka başvurusu hakkında mahkemelerin müvekkili lehine kararlar verdiğini, müvekkilinin “...” ibaresi üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3. ve 6/6. maddeleri uyarınca da hak sahipliğinin bulunduğunu ileri sürerek 2019-M-2766 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve 2018/22232 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "..." ibaresinin yer adı belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalı markalarının esas unsurunu aynı zamanda tanınmış marka statüsü bulunan “...” ibaresinin oluşturduğunu, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibaresi ile tescilli ve tanınmış çok sayıda markasının bulunduğunu, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 17.02.2005 tarihli 25730 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik” ile 07.03.2013 tarih ve 28580 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 3. Bölüm ve 34. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, kaynak sularının ticari tanımlamasının, kaynağın ismini veya kaynağın bulunduğu yerin ismini yansıtmaması durumunda, kaynağın ismi veya kaynağın bulunduğu yerin isminin, bu ticari tanımlama için kullanılan puntonun bir buçuk kat büyüklüğünde puntoyla yazılması gerektiğini, başvuru markasında "..." ibaresine yer verilmesinin yasal zorunluluktan kaynaklandığını, müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, “...” köyünde bulunan su kaynağının üretim izni sahibi olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının, içinde “...” ibaresi geçen tüm marka başvurularına itiraz etmesinin kötüniyetli olduğunu, kelime üzerinde davacıların bir tekel hakkı olduğu yargısına varılmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...” markalarının, emsal yargı kararları ile de koruma altında olduğu, Yüksek Mahkemenin davacılara ait “...” ibaresini içerir şekilde yaratılmış tanınmış ve seri markaları ile ilgili benimsediği bu görüş ve içtihatlar göz önüne alınarak bir değerlendirme yapıldığında, dava konusu marka her ne kadar bütün olarak “...” şeklinde oluşturulmuş ise de (... markası davalının çatı markası olması nedeniyle değerlendirmede ikincil unsur olarak yer aldığı) özellikle "..." markasının içecek sektöründeki bilinirliği dikkate alındığında, "..." markasıyla iltibas yaratacak derecede benzer başka bir markanın aynı markette, yan yana reyonlarda sunulması, ortalama dikkate sahip tüketicilerin yanılmasına, bu markalar arasında bir bağlantı olduğu kanısına varmalarına yol açabileceği, 32. sınıftaki ister alkollü ister alkolsüz ürünler olsun, bu ürünlerin tamamı bakımından davacının "..." ibaresini ihtiva eden seri markalarını bilen ortalama tüketicilerin "... ..." markasının da davacı tarafça veya onun izni ile kullanıldığını düşünebilecekleri, dolayısıyla ortalama tüketicilerin işletmeler arasında idari ve ekonomik bir bağ olduğunu düşünmelerinin mümkün olduğu, davacılarca dosya kapsamına dava konusu “...” ibaresini içerir önceki kullanımları gösterir herhangi bir delil sunulmadığı, keza yine “...” ibareli markaların önceki kullanımlarını gösterir delillerin de dosyada mevcut olmadığı, ancak davacıların aynı ibareyi taşıyan tescilli markalarının varlığı karşısında bu hususta ayrıca bir değerlendirme yapılması yoluna gidilmesinin işbu dosyada etkili olmayacağı, davacılardan ... Süt Mamülleri Sanayi Anonim Şirketi adına kayıtlı “...” markalarının T/... sayısı ile TÜRKPATENT nezdinde tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğu, bununla birlikte yine davacılara ait “...” markalarının uyuşmazlık konusu mallar yönünden özellikle “su” emtiasında tanınmışlığının çeşitli yargı kararlarına da konu edildiği, davacı markalarının sahip olduğu bu ayırt edicilik ve sektörel bilinilirliğinin, iltibas ihtimalini kuvvetlendirici bir unsur olduğu, davalının marka tescil başvurusunda kötüniyetli olduğuna yönelik öne sürdüğü iddiaları destekler herhangi bir delilin bulunmadığı, SMK'nın 19/2 maddesi uyarınca davalı tarafça ileri sürülen kullanım ispatı def'i incelendiğinde davacılardan ... Süt Mamuleri San. A.Ş. ve ... Su Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait çok sayıda güncel tarihli tescilli, uyuşmazlık konusu 32. sınıf emtiaların tamamını kapsayan “...” esas unsurlu markanın var olduğu ve bu markalara karşı kullanım ispatı talebinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla ilgili davacılar bakımından SMK'nın 19/2 maddesi savunmasının nihai kanaati etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-2766 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2018/22232 kod no.lu "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2018/22232 sayılı "... ..." ibareli başvuru ile davacılardan ... Süt Mamülleri San. A.Ş. ve ... Su San. ve Tic. A.Ş.'nin itirazına mesnet kullanım ispatına tabi olmayan "..." ibareli markaları ile davacı ... Tic. A.Ş.'nin kullanım ispatı öne sürülmeyen 89/004453 sayılı "... bira" ibareli markası arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek dereceli benzerlik bulunduğu, zira başvuruda "..." ibaresi çatı marka olarak yer aldığından koruma altına alınmak istenen asli unsurun "..." ibaresi olduğu, bir bütün olarak dava konusu başvuruda davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, bu hale göre taraf markaları arasında aynı mal ve hizmetlerde kullanılmaları halinde SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı markalarının başvurunun tescil edilmek istendiği 32. sınıf gıda mallarında tescilli olduğu, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, bu durumun ise davacıların başvuru konusu mallar yönünden tanınmış markalarının itibarını zedeleyebileceği, bu nedenle SMK'nın 6/5. maddesindeki koşullarının oluştuğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2022 tarih ve 2021/3878 E.-2022/8010 K. sayılı kararında "PINARGÖZÜ" ibaresinin, 28.03.2022 tarih ve 2021/183 E.-2022/2526 K. sayılı kararında "GÖLPINARI" ibaresinin, 11.11.2020 tarih ve 2019/823 E.-2020/4965 K. sayılı kararında "... içiniz rahat olsun" ibaresinin ve 19.10.2020 tarih ve 2020/142 E.-2020/4208 K. sayılı kararında "GAPPINARI" ibaresinin davacıların itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 19.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi