T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. ...-
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkilin ... plakalı aracıyla 22.07.2024 tarihinde ... Caddesi’nde seyrederken davalıların sevk ve idaresindeki ... plakalı, ...
Sigorta A.Ş.’nin ... poliçe numaralı sigortalı aracın hatalı U dönüşü yaparak müvekkilin aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, aracın çamurluk, davlumbaz, tampon demiri, motor kaputu, ön panel, farlar, porya, salıncak gibi birçok parçasının onarım ve değişime uğradığı, Tramer’e “kısmi hasar” kaydı işlendiği ve aracın ciddi değer kaybına uğradığı, sigorta şirketinin 20.000 TL değer kaybı ödemesi yapmış olsa da bunun gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğu, müvekkilin onarım süresince aracından mahrum kaldığı, sigorta şirketine 04.10.2024 tarihinde yapılan başvuru üzerine ödeme yapıldığı ancak yeterli olmadığı için dava şartı arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 750 TL değer kaybı ve 250 TL mahrumiyet bedeli olmak üzere 1.000 TL değerle dava açıldığı, gerçek değer kaybının sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde 28.10.2024’ten itibaren, diğer davalılardan ise kaza tarihi 22.07.2024’ten itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile araç mahrumiyet bedelinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren faiziyle alınması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacı vekili değer arttırım dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; mahkemeniz dosyasında sunulan bilirkişi raporunda davacının bakiye değer kaybı tazminatı miktarının 2.500 TL ve araç mahrumiyet bedelinin 5.625 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle ilk dava dilekçesinde talep edilen 750 TL değer kaybı bedelinin 1.750 TL artırılarak 2.500 TL’ye, 250 TL araç mahrumiyet bedelinin ise 5.375 TL artırılarak 5.625 TL’ye yükseltilmesinin zorunlu hale geldiği, bu kapsamda dava değerinin bilirkişi raporuna uygun şekilde artırılması ve artırılmış değerler üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davalı ... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davanın HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkili olduğu, bu nedenle yetki itirazının kabulü gerektiği, ayrıca değer kaybı ve mahrumiyet talebinin belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında menfaat bulunmadığı için davanın usulden reddinin gerektiği, esasen 22.07.2024 tarihli kazada müvekkil şirkete ... numaralı ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç nedeniyle davacının zararının poliçe limiti olan 200.000 TL ile sınırlı olduğu, davacının aracındaki hasarlar için 23.09.2024’te 50.000 TL davacıya ve 34.908,60 TL tedarik firması ... Otomotiv’e ödeme yapıldığı, ayrıca değer kaybı için 11.10.2024’te 20.000 TL ödendiği, poliçe limitinin dikkate alınması ve yapılan ödemenin tenzili gerektiği, davacının değer kaybı yönünden artık bir alacağının bulunmadığı, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, reel değer kaybı hesaplanırken araç marka–model–kilometre ve hasar geçmişi dikkate alınarak geriye dönük hasar kayıtlarının davacıdan celbi gerektiği, ayrıca müvekkilin sorumluluğu poliçe limiti ve teminat kapsamıyla sınırlı olup araç mahrumiyeti ve ikame araç ücretinin Genel Şartlar A.6 gereğince teminat dışında kaldığı, faiz talebinin de KTK 99/1’e aykırı olarak kaza tarihinden istenemeyeceği, temerrüdün ancak gerekli belgelerin sunulması ve 8 iş gününün geçmesiyle doğacağı, tüm bu nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davalı ... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; 22.07.2024 tarihinde müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının ... plakalı aracının çarpıştığı kazada davacının aracında oluşan hasarın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigorta şirketince karşılandığı, buna rağmen davacının haksız ve kötü niyetli biçimde değer kaybı ve araç mahrumiyeti talepli dava açtığı, davacının iddia ettiği değer kaybı ve mahrumiyetin gerçeği yansıtmadığı, davacının kusurlu olduğu kazada ödenen bedelin tatmin etmemesi üzerine dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının kusur iddiasının kabul edilemeyeceği ve kusur durumunun bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği, kazanın meydana geliş şekli, trafik işaret ve ışıkları ile kamera kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiği, müvekkilin gerekli dikkat ve özeni gösterdiği ve kusurlu olmadığı, kusur kabul edilse dahi zarardan öncelikle sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu, davacının mahrumiyet bedeli alacağı bulunmadığı ve buna ilişkin belge sunulmadığı, ekspertiz raporunda yalnızca hasarların yer aldığı, mahrumiyete ilişkin herhangi bir veri bulunmadığı, ayrıca aracın geçmiş hasar kayıtlarının celbiyle mükerrer değer kaybının önlenmesi gerektiği, faiz talebinin de hukuka aykırı olduğu belirtilerek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... – ... ) bilirkişi raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Dosyada yapılacak kusur ve hasar incelemesinde diğer raporların mukayeseli değerlendirilmesi gerektiği, trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...’in KTK m.84/e uyarınca yüzde 75 oranında asli kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’nun ise KTK m.52/a uyarınca yüzde 25 oranında tali kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz bulunduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ...
Sigorta A.Ş.’nin ... numaralı ZMSS poliçesi kapsamında olduğu ve poliçe limitinin 200.000 TL olduğu, sigorta şirketinin dosyada 84.908,60 TL hasar tazminatı ve 20.000 TL değer kaybı ödediğinin tespit edildiği, araçta kaza öncesi ve sonrası ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki fark dikkate alındığında reel değer kaybının 30.000 TL olduğu, kusur oranı (%25) düşüldükten sonra ödenebilir değer kaybının 22.500 TL olduğu, sigorta şirketinin yaptığı 20.000 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının alabileceği bakiye değer kaybı miktarının 2.500 TL olduğu, aracın teknik ve makul onarım süresinin 15 gün olduğu, araç mahrumiyet bedelinin 7.500 TL olarak hesaplandığı, kusur tenzilatı (%25) sonrasında ödenebilir araç mahrumiyet bedelinin 5.625 TL olduğu, tüm hesaplamaların sigorta şirketinin poliçe limiti gözetilerek yapılması gerektiği belirtilerek kanaatin mahkemenin takdirinde olduğu ifade edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun haksız fiile dayalı maddi tazminata ilişkin olduğu görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 49: "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" TBK madde 50: "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 86/1: "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur", KTK madde 85: “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” KTK madde 88: “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK madde 61 “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” hükmüyle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir
Ayrıca davalı ... yönünden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacının mülkiyetinde olan ve davalı ...'in kontrolünde olan ... plakalı araç ile davacı ... plakalı araç arasında trafik kazası gerçekleştiği, davacının davalı ... şirketine ZMSS şartlarına göre başvurduğu ve kısmen ödeme yapıldığı, davacının değer tazminatı ve mahrum kalma tazminatı talep ettiği, kusur bilirkişi tarafından verilen raporun; "trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...’in KTK m.84/e uyarınca yüzde 75 oranında asli kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’nun ise KTK m.52/a uyarınca yüzde 25 oranında tali kusurlu olduğu..." belirlendiği, davacının sahip olduğu araç yönünden hasar bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin; 2.500,00 TL değer kaybı ve 5.625,00 TL mahrum kalma bedeli olarak belirlendiği, ilgili kusur ve hasar raporlarının hukuka ve kanuna uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen haksız fiil sebebiyle davalı sürücünün zarar veren diğer davalı ... şirketinin ise ZMSS kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk Ücreti Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu madde 97'de yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle KTK madde 97 ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-18; "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının dava şartı olarak ilgili KTK gereğince sigorta şirketine yazılı olarak başvurmasının yeterli olduğu, ayrıca arabuluculuk sürecine gitmesinin gerek olmadığı değerlendirmekle arabuluculuk yönünden yapılan yargılama giderinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Davanın KABULÜ İLE,
1.Dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 2.500,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 22/07/2024'den sigorta firması yönünden 28/10/2024 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limiti dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2.Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 5.625,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 22/07/2024'den tibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3.Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 555,02 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 549,28 TL nin mahsubu ile eksik kalan 5,74 TL harcın; 1,77 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3,97 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı olan 549,28 TL'nin; 169,01 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 380,27 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcının 131,57 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 296,03 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan masraf olan: 10.420,00 TL'nin; 3.206,15 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 7.213,85 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
8.Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 8.125,00 TL vekalet ücretinin 2.500,00 TL'lik kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 5.625,00 TL'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9.Karardan sonra yapılacak masrafların % 31 'lik kısmının tüm davalılara müştereken ve müteselsilen, % 69 'lik kısmının sigorta şirketi dışında kalan davalılara müştereken ve müteselsilen yüklenmesine,
10.Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
11.Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/11/2025 Katip ... Hakim ...