T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- tarihinde saat 09:25 sıralarında müvekkil --- ait olan ve --- sevk ve idaresindeki --- plakalı araçla ilerlerken davalının --- Poliçe numarası ile sigortalı bulunan ---------plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde davalı şirketin sigortalısının ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere %100 kusurlu bulunduğunu, yaşanan maddi hasarlı trafik kazası sonrası müvekkile ait olan ---- plakalı araç tamirat ve onarım için ------- gönderildiğini, burada müvekkiline ait aracın müvekkilin ---------tarafından onarıldığını, oluşan kaza neticesinde aracın değer kaybına uğradığını, söz konusu trafik kazasında müvekkile ait araçta ortaya çıkan değer kaybının tazmini için davalı şirkete yazılı olarak başvuru sonucunda davalı şirket tarafından --- tarihinde ----- değer kaybı ödemesi yapıldığını, ancak bu yapılan ödemenin müvekkil şirkete ait araçta değer kaybı miktarını tam olarak karşılamadığını beyan ederek, şimdilik ---- araç değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ----başlangıç ve bitiş tarihli ------- sigortalı olduğunu, kaza dolayısıyla davacı tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine ------- nolu hasar dosyası açıldığını ve yapılan değerlendirmeler sırasında alınan Ekspertiz Raporu doğrultusunda ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, Ekspertiz Raporu doğrultusunda tespit edilen --- değer kaybının talep sahibi vekiline ---- tarihinde ödendiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili --- tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Mahkemeniz tarafından alınan ----- tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin ödemesi gereken toplam tutarın ---olduğunu, ---eksik ödeme yapıldığının tespit edildiğini, dava dilekçesinde her ne kadar talebini ---- olarak belirtmiş ise de, bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini----olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Deliller Tarafların ------dosya arasına alınmıştır.Davalı sigortaya ve ------ şirketine yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ----tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan ---- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, -----plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış --- tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ------ tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/g maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacıya ait ------ plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, -------plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve ------- iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının ----olabileceği, yapılan --- ödemenin mahsubu ile bakiye değer kaybının ---- olabileceği rapor edilmiş olup, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı görülmüştür.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda ---- tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini --- çıkarmıştır.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.------ karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının --- asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2.Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, yasal faiz talebinde bulunulmuş, kazaya neden olan araç da hususi araç olduğundan, taleple de bağlı kalınarak yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı yönünden ödeme tarihi olan ---- tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile toplam ------ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.098,60 harçtan peşin alınan 427,60 TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.022,94 TL harcın toplamı olan 1.450,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.648,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak alınan 1.022,94 TL harcın toplamı olan 1.450,54 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 152,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.603,04 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde -----------Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi neinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026