Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/12909 E.  ,  2025/15807 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/4618 E., 2025/1728 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2018/278 E., 2021/137 K.

Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca verilen kararı davacılar vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 1999 yılından itibaren tarım ve hayvancılık ile uğraştığını, 01.10.1999 tarihinden itibaren devam eden ... Ziraat odası kaydı bulunduğunu, 30.04.20 00... .05.2000 tarihli iki adet müstahsil makbuzlarından da anlaşılacağı üzere dava dışı ...Şirketine süt satışı yaptığını, davalı Kurum tarafından 2003 yılından itibaren sigortalı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin 1999 yılından itibaren tarımsal faaliyette bulunduğunu belirterek davalı Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiğini ancak ilk prim tevkifatının yapıldığı 30.04.2000 tarihini takip eden Mayıs ayının başından itibaren sigortalı sayılması gerektiğini ileri sürerek 01.05.2000 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davacının vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya devam etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... (SGK/Kurum) vekili; müstahsil makbuzu düzenleyen firma bildirim listelerinde sigortalının ismine rastlanmadığından yükleme işleminin yapılamadığını, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2018/278 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararı ile davacı murisin kendisine ait tarlada çiftçilik ve büyükbaş hayvan besiciliği yaparak geçimini sağladığı, Kuruma intikal eden giriş bildirgesine istinaden 01.11.2003 itibariyle tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, teslim ettiği ürün bedelinden 30.04.20 00... .05.2000 tarihlerinde prim kesintisi yapıldığı ancak bu kesintilerin Kurum kayıtlarına girmemesi nedeniyle geriye dönük tescil talebinin kabul edilmediği, davacı adına prim tevkifatı bulunması, 01.10.1999 tarihinden itibaren devam eden ... Ziraat odası kaydı, kolluk tahkikatı ve tarım işi ile uğraştığına ilişkin tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde prim kesintisinin Kurum kayıtlarına intikal etmemesinin sorumluluğunun davacıya yükletilemeyeceği, 4 seri no.lu Tebliğ uyarınca müstahsil makbuzunu saklama yükümlülüğünü yerine getiren ve bu suretle sigortalı olma iradesini gösteren davacının ilk tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından Kurumca tescil edildiği tarih arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama sırasında vefat eden davacı ...'ün 01.05.2000-01.11.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/1632 Esas, 2021/1674 Karar sayılı kararı ile davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyeti nedeniyle kendi sigortalılık haklarını takip etme yükümlülüğünü öngören yasal düzenlemeler gereğince talep ettiği dönemde herhangi bir işlem yapmadığı, davalı Kuruma sigortalılık iradesini ortaya koyan bir başvuru gerçekleştirmediği ve 20 yıla yakın süre öncesine ilişkin olup özel hukuk tüzel kişi tarafından düzenlenen ve içeriğinde yer alan kesintinin Kurum hesaplarına intikalinin gerçekleşmediği belirgin bulunan, geçerli olduğunun kabulünü gerektirir bir niteliğe de sahip olmayan makbuza dayalı istemin kabulünün mümkün olmadığı, Özel Daire ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarından farklı yaklaşım içeren Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarihli ve 2015/1283 Esas, 2017/242 Karar sayılı kararındaki değerlendirmeye katılmanın da mümkün olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairemizin 06.04.2022 tarihli kararı ile "... Eldeki dava dosyasında, davacının sunmuş olduğu 30.04.20 00... .05.2000 tarihlerinde ... adına iki adet müstahsil makbuzunun varlığı karşısında başka kimlik bilgileri içermediği anlaşılmaktadır. Yine davacının, Kurumca kabul edilen tarım bağkur sigortalılık süresinin; 01.11.2003 ve devam eden şekilde olduğu ve ziraat oda kaydının ise 01.10.1999 tarihinden itibaren devam ettiği belirgindir.

Uyuşmazlık konusu dönem; 01.05.2000-01.11.2003 tarihleri arasında olup öncelikle mezkur müstahsil makbuzlarının davacıya aidiyetinin belirlenmesi gerekir.

Mahkemece, öncelikle davacı ile aynı ad ve soyadını taşıyan başka kimse olup olmadığı ilgili nüfus Müdürlüklerinden araştırılarak ayrıca Kuruma aynı isim ve soyisimde başka kayıt olup olmadığı sorulup müstahsil makbuzlarının aidiyeti belirlenmeli, böylece uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

Aidiyetin davacılar murisi ... ...’e ait olduğunun belirlenmesi halinde az yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; tarım bağ-kur sigortalılık hakkının kazanılması için tevkifat kesintisi yeterli olup, tevkifat kesintisinin ayrıca kuruma intikal etmesi aranmayacağının gözetilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten teslim edilen ürün bedellerinden özel kuruluşlar tarafından yapılan ve Kuruma intikal etmediği çekişmesiz bulunan kesintiye dayalı sigortalılık tescili ve geçmişe yönelik Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi tespitinin mümkün olmadığı yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatlarından ayrılan ve içtihat değişikliğine yol açacak olan uygulamanın Hukuk Genel Kurulu tarafından karara bağlanması gerektiği vurgulanmak suretiyle direnme kararı verilmiştir.

E. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.10.2024 tarih, 2023/10-456 E. ve 2024/512, Karar sayılı kararında; "Şu hâlde yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; öncelikle uyuşmazlık konusu 30.04.20 00... .05.2000 tarihli Bağ-Kur prim kesintisi içeren müstahsil makbuzlarının davacılar murisine ait olup olmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Bu nedenle müstahsil makbuzunda prim kesintisi yapılan kişi ile davacılar murisinin aynı kişi olup olmadığının tespiti bakımından davacılar murisi ile aynı ad ve soyadını taşıyan başka kimse olup olmadığı ilgili nüfus müdürlüklerinden ve davalı Kurumdan sorulup müstahsil makbuzlarının aidiyeti belirlenmeli, davacılar murisine ait olduğunun belirlenmesi hâlinde özel kuruluşlara teslim edilen ürün bedellerinden tevkifat yolu ile yapılan prim kesintisinin Kuruma intikal edip etmemesinin sigortalının sorumluluğunda olmadığı ve tevkifatın Kuruma intikal etmemesinin tescile engel olmayacağı göz önünde bulundurularak Tarım Bağ-Kur sigortalılık süreleri hakkında karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarihli ve 2015/10-1283 Esas, 2017/242 Karar, 21.06.2023 tarihli ve 2022/10-792 Esas, 2023/677 Karar ile 21.06.2023 tarihli ve 2022/10-1180 Esas, 2023/678 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında ürün tesliminin özel kuruluşlara yapılması hâlinde hak ve mükellefiyetin başlangıcı için bu tevkifatın Kurum hesabına intikal etmesinin zorunlu olduğu, dava konusu müstahsil makbuzlarının davacılar murisine aidiyeti belirlendiği takdirde dahi Kurum hesabına intikal etmeyen kesintiye dayalı olarak sigortalılık tescili ve Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti mümkün olmadığından direnme kararının onanması gerektiği ileri sürülmüşse de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır." gerekçeleriyle direnme kararı bozulmuştur.

F. Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacılar murisinin 01.05.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri A)Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle,

1.Tüm dosya kapsamında bulunan müvekkiline ait kesintisiz ziraat odası kayıtları, müvekkiline ait tarıma uygun tarla vasfındaki taşınmazların bulunduğuna ilişkin tapu kayıtları, müvekkilinin üzerine kayıtlı hayvanların bulunduğuna ilişkin resmi kurum yazısı, kolluk araştırma tutanakları ve tanık beyanları dikkate alındığında davanın ispatlandığını, ancak davanın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir inatlaşma unsuru haline getirildiğini, Hukuk Genel Kurulunun vurguladığı tüm araştırmalar da yapıldıktan sonra özelikkle ... Asliye Hukuk Mahkemesinde istinabe yoluyla dinlenen davacı ile aynı adı taşıyan kişinin beyanları da dikkate alındığında davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını,

2.Davalı Kurum yararına kısmen kabul nedeniyle vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B)Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle,

1.Bölge Adliye Mahkemesi iş bu temyize konu kararı tesis ederken her ne kadar Yargıtay HGK kararını dayanak alsa da yapılan ek tahkikatın eksik kaldığını, davacılar murisinin 01.05.2000-31.12.2000 tarihleri arasındaki dönemde Bağkur sigortalısı olduğuna ilişkin kararın yerinde olmadığını, zira Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu döneme ilişkin müstahsil makbuzlarının davacılar murisine ait olup olmadığının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediğini, tesis edilen kararın hatalı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ile davalı Kurum vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog