11. Hukuk Dairesi 2025/4409 E. , 2026/216 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Davacı/karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.02.1990 tarihinde "..." ibareli markasını tescil ettirdiğini, davalı/karşı davacının bu marka ile tesettürlü mayo satıp, tanıtım ve reklamını yaparak markayı haksız ve kötüniyetli olarak kullandığını, sattığı ürünlerin aşırı kalitesiz olduğunu tespit ettiklerini, bu kalitesiz ürünü sanki "..." markasının ürünüymüş gibi satarak tüketiciler nezdindeki müvekkilinin itibarına zarar verdiğini, haksız ve kötüniyetli kullanım sonrasında davacı/karşı davalı şirketin cirosunda %50'lik bir azalma meydana geldiğini belirterek markanın haksız kullanıldığının tespiti ve ihlalin önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL kazanç kaybı tazminatı, 100,00 TL haksız kar kazancı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini, hükmün ilan edilmesini talep etmiş, sonrasında maddi tazminat talebini 20.114,79 TL'ye çıkarmıştır. 2.Davalı/karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; arapça ... kökünden gelen ve sözlük anlamı "dini kurallar uyarınca erkeğin dizden bele kadar olan kısmım örten giysi" olan ... kelimesinin ürünün adı olması nedeni ile 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği marka olarak tescil edilemeyeceğini belirterek markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; ... kelimesinin giysi türü olarak kullanıldığını ve amacının vasıf bildirmek olduğunu, haşemanın bir giysi türü olduğunu, bu kelimenin tek bir firmanın tekeline bırakılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının ... ibareli markası ile davalı ticaret unvanının markasal kullanımının karıştırılma ihtimali de dahil olmak üzere iltibasa neden olabileceği, davacının markasının hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluşmadığı, davalının 2016 yılı için 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-b hükmünce kazancının 71.928,18 TL olarak tespit edildiği, % 10 marka etkisi tutarı değerlendirilmekle davacının 7.192,82 TL maddi tazminata hak kazanacağı, marka hakkı tecavüze uğrayan davacının 20.000,00 TL manevi tazminat isteminde haklı olduğu, fazlaya dair taleplerin reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının ''...'' ibaresinin markasal kullanımı ile davacı marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davacı yanın yoksun kaldığı kazanca ilişkin hesap edilen 7.192,82 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava;
davacı/karşı davalının markasına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, karşı dava ise markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.