Esas No
E. 2024/3482
Karar No
K. 2024/8169
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3482 E.  ,  2024/8169 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/3482
Karar No: 2024/8169
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ...
VEKİLİ: Av. ...
DİĞER DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Taşımacılık İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi

VEKİLLERİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Kahramanmaraş İli, Türkoğlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Tepesi Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "II-A Grup 84540 Ruhsat Numaralı Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Kahramanmaraş Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 01/11/2022 tarih ve E:2022/2963, K:2022/9127 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmesinden, "Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi"nin kurulmasının planlandığı ... nolu ruhsat sahasına 732 m mesafede bulunan zeytinlik alan içerisinde 6-7 yaşlarında zeytin ağaçlarının olduğu, benzer şekilde yine ruhsat sahasının 68 m ve 106 m mesafesinde 2-3 yaşında yeni zeytinliklerin tesis edildiği, ruhsat alanı içerisinde kalan veya yakın çevresinde bulunan bu zeytinliklerin ruhsat tarihinden sonra tesis edildiği kanaatine varıldığı, ÇED raporunda belirtilen tedbirlere uyulması durumunda, dava konusu projenin zeytinliklerin ve/veya fıstıkların vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakmayacağı, oluşturacağı toz ve dumanın bölgede bulunan zeytinlikler ve fıstık bahçelerinin generatif ve vejetatif gelişmeleri üzerine oluşturacağı etkinin asgari düzeyde olacağı, dava konusu ruhsat sahası (... ruhsat nolu) ile söz konusu sahanın yanında bulunan ... ruhsat nolu sahada 2 ayrı kalker ocağı ve kırma eleme tesisi projesi yapılmasının planlandığı, her ne kadar söz konusu projeler için proje tanıtım dosyalarında kümülatif etki çalışmasının yapılmadığı görülmüş ise de, bahsedilen bu tesislerin kapasitesinin küçük olması, bölgede planlanan bu iki tesis dışında mevcut durumda faaliyette olan ve planlanan bu tesislere yakın ve etki alanında olan başka bir tesisin bulunmaması ve uzakta olup faaliyette olan tesislerle dava konusu tesis arasında ise doğal set vazifesi gören bir dağın bulunması sebepleriyle dava konusu proje için kümülatif etki çalışması yapılmamış olmasının doğru bir yaklaşım olduğu, öte yandan dava konusu projenin taahhüt edilen önlemlerin alınması ve bu konudaki hükümlere uyulması durumunda çevre ve insan sağlığı açısından sakınca oluşturmayacağı anlaşıldığından, dava konusu edilen...tarih ve E... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, söz konusu alanda yapılması planlanan projeyle ilgili daha önce verilen ÇED Olumlu kararının yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle kırma eleme tesisi yapma olanağı bulunmayan proje sahasında bu defa proje sahasının alanı düşürülerek kanuna karşı hile teşkil eden eylemler neticesinde, iki adet "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmesiyle projenin hukuka aykırı şekilde hayata geçirilme olanağının doğduğu, daha önce verilen ÇED Olumlu kararının iptaline ilişkin Mahkemenin E:... sayılı dosyasındaki iptal gerekçeleri karşısında, bu alanda proje yapılmasının hukuka aykırı olduğu, ayrıca söz konusu Mahkeme kararında yer alan tespitlerin birçoğuna yönelik bir değerlendirmenin bakılmakta olan davada yapılmadığı, proje sahasında bulunan ekonomik değeri yüksek olan ve yetişmesi için belirli iklim ve coğrafi koşul arayan 2000 adet fıstık ağacının, yine bu alanda bulunan 4000 kök zeytin ağacının ve diğer yetiştirilen tarım ürünleri ile hayvancılığın proje nedeniyle olumsuz etkileneceği, zeytin ve bademlerin bulunduğu alanın yaklaşık 51 dekar olduğu ve bu hususun kadastro tutanağında yer aldığı, ancak bilirkişi raporunda bu hususa değinilmediği, ayrıca bölgede mevcut bulunan taş ocağında yapılan patlatmalar nedeniyle zaten can ve mal güvenliğinin tehlikeye düştüğü, projenin flora-fauna üzerinde ve yer altı su kaynakları üzerinde olumsuz etkisinin olacağı, Mahkemenin E... sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile bakılmakta olan davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda karşılaştırma yapılmadığı, PTD'de duyarlı yörelerin değerlendirme dışı tutulduğu, ayrıca bilirkişi raporunda zeytin ağaçlarının yaşının yanlış tespit edildiği, nitekim ağaçların yaşının tespit edilenden daha fazla olduğu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun dikkate alındığında, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ : ÇED, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesi ile olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemleri içeren çalışmaların tümü olup, dava konusu projenin söz konusu zeytin ağaçları üzerindeki etkisinin alınacak önlemler neticesinde minimal düzeyde kalacağının bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu dikkate alındığında, temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz istemlerinin reddine,

2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 31/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog