T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/53 Esas - 2026/104
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ticari faaliyetleri çerçevesinde ...'ye ("...") fatura karşılığı mal satışı yapmış olup, karşılığında ...'tan "...'nin 0022 ..., 17.09.2025 basım tarihli, ... çek seri numaralı, 02.02.2026 vade tarihli, ... keşide yeri, 2.000.000,00-TL(ikimilyontürklirası) bedelli" keşide edilen çekin lehtarı olduğu, çekin vade tarihi gelmesinden önce Aralık 2025 başında ekonomik sıkıntı yaşamış ve acil mevduata ihtiyaç duymuştur. Müvekkilimiz ile damadı olan ... aracılığıyla tanışmış olan Davalının davacıya 1.500.000,00-TL nakit para karşılığında dava konusu çeki alabileceğini teklif ettiğini, davacının acil nakit para ihtiyacı nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini, tanıklar ... ve davacının çalışanı ... huzurunda sözlü anlaşmaya vardıklarını Davalı, varılan işbu sözlü anlaşma çerçevesinde çekin tesliminden önce davacının 477.000,00-TL'yi ödediğini, Anlaşma tutarı olan 1.500.000,00-TL'den kalan 1.023.000,00-TL(birmilyonyirmiüçbintürklirası)'yi ise 25.12.2025'te ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davacının davalıya damadı ... ile ortak işleri aracılığıyla tanımasından kaynaklı güvenmesine istinaden dava konusu çeki davalıya teslim ettiğini, Davalı, dava konusu çeki uhdesinde tutmakta olup, anlaşma bedelinden kalan 1.023.000,00-TL'yi ödemeyeceğini ve dahası çeki bankaya ibraz ederek tahsil edeceğini bildirdiğini, son olarak dava tarihinden önceki hafta davacı ile Davalının 12.01.2026 tarihinde baş başa, 16.01.2026 tarihinde baş başa ve 18.01.2026 tarihinde Davalının dayısı ..., davacının kızı ... ve davacının damadı ... bulunduğu ortamda bir araya gelerek işbu hususları görüştüklerini, Yapılan bu görüşmelerde Davalı ile davacının damadı ... ile aralarındaki anlaşmazlıkları bahane ederek çeki iade etmeyeceğini, bakiye bedeli de ödemeyeceğini, dava konusu çeki bankaya ibraz ederek tahsil edeceğini beyan ettiklerini, dava konusu çek ise Kasım 2025'te düzenlenmiş olan ve hatır çeki olarak Davalı'ya teslim edilen "... 'nin ... Adapazarı Şubesi, 27.10.2025 basım tarihli, ... çek seri numaralı, 17.01.2026 vade tarihli, ... keşide yeri, 500.000,00-TL bedelli" çek olduğunu, davacının damadı ... ile ortak işler yapan Davalını, ticari faaliyetlerinde kullanmak amacıyla kendisine ve ...'ya hatır çeki vermelerini, çeki kullanarak mal alacaklarını ve fakat bedeli kendisinin ödeyeceğini belirttiklerini davacının da hatır çeki teklifini kabul ederek çeki damadı ... adına düzenleyebileceğini belirterek çeki keşide ettiğini ve çeki davalıya verildiğini, Davalı, herhangi bir şekilde mal veya hizmet teminine dayanmayan, bedelsiz olan işbu hatır çekini, söz verdiği gibi davacının damadıyla olan ticari faaliyetlerinde kullanmak yerine, kendi adına düzenlenmiş gibi bankaya ibraz edeceğini ve bedeli tahsil edeceğini belirttiğini, tüm bu nedenlerle "...'nin 0022 ... Şubesi, 17.09.2025 basım tarihli, ... çek seri numaralı, 02.02.2026 vade tarihli, ... keşide yeri, 2.000.000,00-TL bedelli çekin bedelsizliğine ve davacıya iadesine, ...'nin 0019 ... Şubesi, 27.10.2025 basım tarihli, ... çek seri numaralı, 17.01.2026 vade tarihli, ... keşide yeri, 500.000,00-TL bedelli" çekin bedelsizliğine ve davacıya iadesine, karar verilmesini taleple dava etmiştir. Dava menfi tespit taleplidir. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir.
Davacı vekiline ara buluculuk son oturum tutanağının aslını ibraz etmesi için bir haftalık kesin süre verilmiştir.
Davacı vekilinin 14/02/2026 tarihli cevabi yazısında 2026/24066 (ara buluculuk dosya no) ara buluculuk tutanağının ibraz edildiği, görülmüş, ara buluculuk tutanağının incelenmesinde tutanağın düzenlenme tarihinin 13/02/2026 olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça 14/02/2026 tarihinde UYAP üzerinden sunulan arabuluculuk son oturum tutanağının incelenmesinde arabulucuk görüşmelerinin davanın açıldığı tarihten sonra yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK nun 115. maddesinde Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. Aynı yasanın 138. maddesinde de mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği ve gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir.
Bu hükümler ve usul ekonomisi gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
1.Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına ,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
Dair, HMK nun 320 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer ticaret mahkemesi aracılığı ile mahkememize gönderilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 18/02/2026 Katip ... ¸E-İmzalıdır Hakim ... ¸E-İmzalıdır