T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski ünvanı ... Ltd. Şti. iken davalı ile aralarında imzalanmış Bakırköy .... Noterliği 01/04/2010 tarihli ve .... yevmiye numaralı satış sözleşmesi, davalı tarafça müvekkile hitaben tanzim edilmiş 02/04/2010 tarihli faturadan da anlaşılacağı üzere müvekkili davalı şirketten söz konusu ... plakalı aracı satın aldığını, müvekkili söz konusu satın aldığı aracın gümrük vergisi ödenmesi konusunda usulsüz yapıldığı düşünülen ve ceza dosyasının açıldığı bir soruşturma kapsamında olduğunu ve aracın müsaderesine karar verildiğini acı bir şekilde öğrendiğini, iddia edilen suç ile ilgili açılan ceza davası Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas, ... Karar Sayılı dosyası ile görülüp ardından kanun yolu olarak olarak da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından ve Yargıtay ... Ceza Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı dosyasının incelemesinden geçerek 13/03/2024 tarihli karar ile süreç kesinleştiğini, müvekkiline ait aracın önceden suça karıştığı araçlar içinde olduğu ve bu kapsamda müsadere edilmesi gerektiği olgusu kesinleşmiş olduğunu, müvekkilin zararın 13/03/2024 tarihinde öğrendiğinden itibaren müvekkili adına işbu zarara uğramasına sebep veren gerek huzurdaki davadaki davalı gerekse de ... İth. İhr. Tic. Ltd Şti. aleyhine süresi içinde 23/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, süresi içinde icra takibi açarak süreyi de kesmiş bulunduklarını, zaman aşımı hesabında müvekkilinin aracının elinden alındığı tarihin esas alınması gerektiğini, bir tacirin sattığı maldaki ayıptan ve eksiklikten her türlü sorumlu olacağını, TBK m.76 gereği zarar gören konumunda olan müvekkilin haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar olması sebebiyle bir nebze de olsa ilk etapta müvekkilinin zararının karşılanması için 100.000,00 TL geçici ödeme talep ettiklerini beyanla öncelikle itirazın iptaline konu icra dosyasındaki dava tarihi itibariyle kapak hesabı olan 1.416.252,13 TL tutarınca ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü aksi halde ise asıl alacak olan 906.638,00 TL tutarında ihtiyati haciz konmasını, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, faizin icra takip tarihi itibariyle avans (ticari) faiz olarak hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yerinin ''... Mah. ... Sk. No:6A Toroslar/Mersin'' olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili Mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkilinin müsadere konusu edilen ... plaka satılı aracın ithalatçısı veya bu aracın distribütörü olmadığını, söz konusu araç müvekkili tarafından dava dışı ... İth. İhr. Ltd. Şti.'nden satın alındığını, dava konusu edilen aracın ithalatçısı ... şirketi olduğunu, müvekkili araç piyasa değerini ödeyerek satın aldığını, aracın ÖTV'sini de kendisi ödediğini, sonrasında araç davacıya 116.000,00 TL bedelle satıldığını, dolayısıyla müvekkili aracın ithalatçısı olmadığından aracın kaçakçılık suçuna karışmış olduğuna ilişkin bilgisinin bulunması mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ve tarafı olmadıkları Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından da müvekkilinin haberi veya bilgisi bulunmadığını, huzurdaki araç hakkında verilen müsadere kararı ile ilgili olarak müvekkilini bilgilendirilmediğini, davaya katılmak üzere taraflarına haber vermediklerini, dosyada yargılanan sanıkların ise ... İth. İhr. Ltd. Şti.'nin yetkilileri olduğu görüldüğünü, bu nedenle müvekkili şirketin söz konusu kaçakçılık suçundan, araçtaki ayıptan veya zapttan haberinin bulunması kendisinden beklenemeyeceğini, müvekkili şirket iyi niyetli olduğundan zapttan sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili söz konusu aracı ithal eden bir firma olmadığını, ikinci el olarak satın almış olduğu aracın sonradan müsadere edilmesinden kaynaklı olarak bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili iyi niyetli olduğunu, davacının varsa alacağını ithalatçı firmadan istemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tam zapt halinde davacı yalnızca araca el koyma tarihindeki piyasa değerini isteyebileceğini, araç hakkında verilen el koyma kararının tarihi araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacının davalı şirketten satın aldığı ... plakalı aracın müsadere edilmesi nedeniyle araç satımına ilişkin hukuki ayıp iddiasıyla davalı aleyhine giriştiği Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı şirket ve dava dışı ... İth. İhr. Tic. Ltd Şti. aleyhinde 906.638,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse de; icra takibinde birden fazla borçlunun yer aldığı, borçlulardan birinin yerleşim yerinde icra takibinin yapılabileceği, dava dışı diğer borçlunun yerleşim yerinin icra dairesinin yetkisinde bulunduğu görülmekle icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itiraz kabul edilmemiş ve dava şartlarının tam olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunarak müvekkilinin yerleşim yerinin "... Mah. ... Sk. No:6A Toroslar/Mersin" olduğunu belirterek Mersin Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan etmiştir.
İcra takibinde birden fazla borçlu olduğunda, borçlulardan birinin yerleşim yerinde icra takibi yapılabilirse de itirazın iptali davası bakımından icra dairesinin bulunduğu yere ilişkin özel yetki düzenlenmesi bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır.
Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1).
Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m.
17.ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119).
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi (VKN:...)'nin adresinin "... Mah. ... Sk. No:6A Toroslar/Mersin" olduğu, davalının yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde olmadığı, alacaklı olduğunu iddia eden davacının yerleşim yerinin de mahkememiz yargı çevresinde bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın usulüne uygun yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 116/1-a.maddasi uyarınca, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE;
2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Mersin Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,
5.Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)