Esas No
E. 2023/2790
Karar No
K. 2024/5940
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/2790 E.  ,  2024/5940 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/2790
Karar No: 2024/5940
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...Prodüksiyon A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...3 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''...'' logosu ile yayın yapan televizyon kanalında... tarihinde saat ...:...'da yayınlanan ''...'' adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.385.695,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (Üst Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu yayında, ailesi tarafından kayıp başvurusu yapılan 18 yaşındaki E.Y. isimli genç kızın kendinden yaşça büyük, evli ve 2 çocuklu bir adama kaçması nedeni ile ablası, annesi ve babasının programa katıldığı, cezaya konu yayın tarihinden bir önceki gün (...) yapılan yayında E.Y.'nin kaçtığı iddia edilen K.A. ve eşi Ü.A. ile telefon konuşması yapıldığı esnada E.Y.'nin çatı katında olduğunun öğrenildiği, dava konusu yayının yapılacağı gün (27/01/2022) ''Bugün büyük gün, 40 yaşındaki K ile kaçan 18 yaşında ki E. ve K.'nın karısı Ü. canlı yayında'' şeklinde tanıtım yapıldığı, ''Kocasının ihanetini ve çatı katında saklanan E.'yi canlı yayında öğrendi'' alt bandı kullanılarak E.Y. ve K.A.'nın fotoğraflarının verildiği, programın ilerleyen kısımlarında E.Y. isimli genç kızın stüdyoya getirildiği ve stüdyoda ayrı bir bölüme alındığı, program sunucusunun E.Y.'yi getirttiğini belirterek genç kızın olduğu stüdyo bölümüne gittiği, E.Y.'nin burada yüzünü kapatarak oturduğu, sunucunun yanına gelmesi ile birlikte yüzünün ekranda görünmesini istemeyerek ''ben görünmeyeceğim, çekmeyin'' diye tepki gösterdiği, ağladığı, bu esnada genç kızın yüzünün göründüğü, sunucunun E.Y.'ye ''Bırakın ya, çekmeyin şunu'' diyerek tepki gösterdiği, E.Y.'nin ağladığı, sunucunun ''Bir şey söyleyeceğim. Lütfen aynı isyanı iki çocuklu bir adam sana farklı bir şekilde yaklaştığında bedenini korumak için de göster. Rica ediyorum yanlışların arkasında durmak için bu tepkileri vermeyin. Ruhunuzu korumak için, gençliğinizi korumak için, eğitim için bu tepkileri verin. Bu nedir ya! 18 yaşındasın kızım sen. 18 yaşındasın. Baban yaşında biri sana farklı amaçla dokunuyor. Bu mu senin geleceğin bu mu kendine layık gördüğün hayat? Bu mu yaşamdan beklediğin? ...O çatı katını mı layık görüyorsun? ... Ya doğruyu anlatmak için kendimizi paralıyoruz ya... Adam seni iki dakikada postaladı buraya... İnsanın babası yaşındaki biri ona dokunduğunda bunun ne demek olduğunu anlasın ya... Yemin ederim bedenim titriyor. Bu çocuklara kendilerini korumayı öğretin. Lütfen yaşlarının arkadaşlığını kursunlar... Eğer bu ahlak değerleri, bu maneviyat bu çocuklarda olmadığı sürece gelir o zaman iki tane ahlaksız iki güzel sözle bu kızınızı kandırır, şu anda olduğu gibi... Kendi eşine, kendi çocuğuna babalık yapmayan, düzgün duramayan, erdemleri olmayan birinden sana ne hayır gelir ya. Siz bu kadar çirkin ilişkilere nasıl sevgi ve aşk diyebilirsiniz? Bunların hiçbiri aşk değil sadece menfaat ilişkisi...'' şeklinde ifadeler kullandığı;

İlgili yayında geçen ifadelerin muhatabı 18 yaşındaki E.Y. yüzünün görünmesini istemediğini açıkça beyan etmesine rağmen genç kızın yüzünün ekrana verildiği ve yayının devamında görüntüsünün sürekli ekranda tutularak kendisinden yaşça büyük ve evli bir kişi ile yaşadığı ilişki nedeniyle program sunucusu tarafından kendisine hitaben insan onurunu zedeleyici, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşürücü ve rencide edici nitelikte ifadeler kullanıldığı;

Davacı şirket tarafından, program sunucusunun ifadelerinin uyarıcı, bilgi verici mahiyette olduğu, kişilerin haber alma hürriyeti ile insan onuruna saygılı haber yapma kavramlarının belli bir denge içinde yürütüldüğü, program içeriğinin basın yayın özgürlüğü kapsamında olduğu iddia edilmiş ise de, ifade özgürlüğü ve basın hürriyetinin; sınırsız olmadığı, kişi hakları ve toplum yararı açısından sınırları olduğu, başkalarının şöhret ve haklarının korunmasının bu sınırlardan biri olduğu ve medya hizmet sağlayıcıların kamusal sorumluluklarının olduğu;

Bu durumda, cezaya konu yayında program sunucusunun genç kızı muhatap alarak kullandığı ifadeler birlikte değerledirildiğinde, söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davacı tarafından, programın dış yapım olduğu, canlı yayına müdahale imkanının olmadığı, sorumlunun yapım şirketi olduğu iddia edilmişse de, yayın hizmetleri nedeniyle 6112 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen idari yaptırım kararlarının muhatabının medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar olduğundan davacının anılan iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, kararın gerekçesiz olduğu, dava konusu Üst Kurul kararında uzman raporu ve uzman görüşüne yer verilmediği, programın bir dış yapım olduğu ve içeriklerinin yapımcı şirket tarafından belirlendiği, bu nedenle muhatabın ilgili yapım şirketi olduğu, program canlı olarak yayınlandığından ekrana yansıması sakıncalı olan durumlara müdahale şansının bulunmadığı, yayında geçen ifadelerin muhatabı olan genç kızın yüzünün ve duygu durumunun ekranda gösterilmediği, doğrudan ana stüdyoya alınmadığı, yan stüdyoda bekletildiği, program sunucusunun sözlerinin nasihat niteliğinde olduğu, genç kızı yaptığı yanlıştan geri çevirmeye yönelik olduğu, kayıp, kaçırılmış veya ailesini arayan kişilerle ilgili şüpheli durumların konu edildiği bir programda kayıp ya da kaçırılmış kişilerin isim ve fotoğraflarının kullanılmasının bu kişilerin bulunması bakımından kolaylık sağladığı, ihlale esas alınan diyalog ve görüntülerin programın kısıtlı bir bölümünde yer aldığı, program ile ilgili bilgilendirme yapıldığı ve program katılımcı sözleşmesinin imzalandığı, davaya konu olay bakımından Üst Kurula veya yargı mercilerine herhangi bir şikayet başvurusunda bulunulmadığı, ihlale konu içeriğin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, programın genelinde yapılan yayının medyanın bilgi verme işlevi ve kamuoyunun haber alma hakkı bağlamında haber değeri ve niteliği taşıdığı, yapılan yayının basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, canlı yayınlarda istenmeyen görüntülerin ve konuşmaların yayıncı kuruluşlarca teknik olarak engellenebildiği, yayın hizmetlerinden kaynaklanan ve 6112 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen idari yaptırım kararlarının muhatabının medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar olduğu, dava konusu işlemin tesis edilme gerekçesinin gerek uzman raporunda gerekse de Üst Kurul kararında açık bir şekilde belirtildiği, davaya konu programın formatında katılımcıların yüzlerini göstermek istememeleri halinde maske kullandırılması veya devamlı surette arkası kameraya dönük olarak oturtulması söz konusu iken somut programda yayına katılan genç kızın yüzü kameraya dönük şekilde oturtulduğu ve kameraların sürekli genç kıza dönük olduğu, yüzünü göstermemeye çalışan genç kızın saat 17:45'te yüzünün ekrana yansıdığı, fotoğrafları ve isminin defalarca kullanıldığı, katılımcı genç kızın ruhsal durumunun ekrana yansıtıldığı, program sunucusunun ekran aracılığıyla hitap etme gücünü kullanarak olayın mağdurunu azarlayarak milyonlar önünde küçük düşürdüğü ve ve genç kızın tekrar mağdur edildiği, katılımcı genç kızın dışarı çıkmak istediğini defalarca dile getirmesine rağmen uzun süre programda tutulduğu, basın özgürlüğünün mevzuattan kaynaklanan birtakım sınırlamalara tabi tutulması gerektiği, yayıncılığın kamusal sorumluluk görevi olduğu ve basın meslek ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog